Gündem
Soysuzlaştırma projelerine Bakan Tekin’den sert tepki: siz kimin çocuğusunuz
Milli ve manevi değerleri önceleyen bir gençlik yetiştirmek için var gücüyle çalışan, toplumun temel dinamikleri gözetilmeden hazırlanan evrimci müfredat yerine Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni devreye alan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, vatan ve millet hassasiyetini ortadan kaldırmaya yönelik, “Dünya Vatandaşlığı” kavramını çöpe attı.
Buğra Kardan İstanbul
Milli ve manevi değerleri önceleyen bir gençlik yetiştirmek için var gücüyle çalışan ve toplumun temel dinamikleri gözetilmeden hazırlanan evrimci müfredat yerine Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni devreye alan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açıklamalarıyla seküler yobazları kudurtmaya devam ediyor. Geçmiş müfredatta yer alan ve Haçlı izlerini yansıtan “Bizans”, “Haçlı Seferleri” ve “Ermeni Meselesi” gibi sömürgeci mefhumları temizleyen Bakan Tekin, şimdi de nesli soysuzlaştırmaya, vatan ve millet hassasiyetini ortadan kaldırmaya yönelik ‘dünya vatandaşlığı’ kavramını çöpe attı. Masum gibi göründüğü hâlde yeni nesli vatan aidiyetinden koparmayı amaçlayan bu sinsi kavrama karşı dikkatli olup milli kimliği ve kültürü korumak gerektiğini vurgulayan Tekin, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) düzenlenen Dijital Vatan Akademisi’nin açılışında gençlere “Size çok masum gelen bir kavram, mesela ‘Dünya vatandaşlığı’ diyorlar. Ne demek arkadaşlar ‘dünya vatandaşlığı’? Sen Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmaktan, Türk milletinin bir parçası ya da ferdi olmaktan kaynaklanan özelliklerini bir tarafa bırak, dünya kültürüyle entegre ol, milli hassasiyetlerini bırak... O zaman siz kimin çocuğunuz oluyorsunuz, biz kimin çocuğu oluyoruz arkadaşlar” diye seslendi. Seküler güruhun, laikçi cenahın, CHP zihniyetinin ‘dünya vatandaşlığı’ maskesiyle gençliği hafızasızlaştırma ve kimliksizleştirme projesine savaş açan Tekin’e destek üstüne destek geldi.
KİMLİKSİZLEŞTİRME
Akit’e konuşan Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Halim Ulaş, şunları söyledi: “Kavramlar, masumiyet maskesi ardına sığınarak kitlelerin zihinlerini sessizce işgal eden felsefi Truva atlarıdır; Bugün ‘dünya vatandaşlığı’ yaldızıyla pazarlanan o illüzyon da kurgulanmış kusursuz bir ontolojik tuzaktır. Evrensellik ninnileriyle süslenen bu sentetik retorik, iddia edildiği gibi medeni bir kucaklaşma değil aksine bireyi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın onurundan, Türk milletinin şerefli bir ferdi olma şuurundan ve varoluşsal kalkanı olan milli hassasiyetlerinden koparıp küresel hegemonyanın kimliksiz, hafızasız bir piyonuna dönüştürme operasyonudur. Sizden ‘dünya kültürüyle entegre olma’ masalıyla kendi tarihsel genetiğinizi silmenizi isteyenler, aidiyetinizi parçalayarak o yakıcı ve trajik soruyu sormanızı engellerler. İşte bütün bu milli köklerden ve değerlerden vazgeçtiğinizde siz aslında kimin çocuğu, hangi aklın projesi oluyorsunuz? Şunu sarsılmaz bir hakikat olarak zihnimize kazımalıyız: Kendi milli toprağına sağlam basamayan, ecdadının mirasından beslenmeyen bir zihin, yeryüzünün bilge sakini değil, hiçbir vatanın öz evladı olamayacak kadar aidiyetsiz bırakılmış küresel bir yetim olmaya mahkûmdur. Zira gövdesi kendi yurdunda derinlere kök salmayan bir ağacın, insanlığa uzatacak evrensel bir dalı olamaz.“
SÖMÜRGECİ ZİHNİYET
Eğitimci-Yazar Adnan Kalkan da şunları dile getirdi: “Bakan Tekin göreve geldiğinden beri 100 yıldır aşağılık kompleksi ve değersizlik hissiyle yetiştirilmiş bir neslin yerine Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle kendi öz değerlerine sahip çıkan, ecdadını tanıyan, seven ve onlarla gurur duyan bir nesil yetiştirmek istedi. Emperyalist sömürgecilerce dayatılan eğitim müfredatları yerine vicdanlı, merhametli, adaletli ve iyi insanlar yetiştirme gayretine girdi. Bu sebeple emperyalist sömürgeci zihniyetler ile içerideki iş birlikçileri; Tekin’in millî ve manevi değerlerle donanmış, mazisine inerek âtîsini şekillendirmeye çalışan bir nesil yetiştirmesine engel olmaya çalışıyorlar. Bunlar; gençliği dinden, ahlâktan ve namustan uzaklaştırarak kendi değerlerine ve kültürüne yabancılaştırmaya, ‘dünya vatandaşlığı’ kavramıyla sömürgeci zihniyetlerine köle yapmaya çalışıyorlar. Unutulmasın ki ‘dünya vatandaşlığı’ kavramı bir tuzaktır. Bakan Yusuf Tekin bunu fark etmiş; kendi vatanına, milletine, dinine ve ecdadına aidiyet hisseden bir nesil yetiştirmek için bu sömürgeci zihniyete karşı çıkmıştır. Bizim neslimiz Müslümandır; millî ve manevi değerlerine sadıktır. Vatanına, milletine, dinine ve ecdadına aittir. Gençlerimizi ‘dünya vatandaşlığı’ adı altında şahsiyetsizleştirme, hassasiyetsizleştirme, kimliksizleştirme ve aidiyetsizleştirme politikalarına karşı çıkan Millî Eğitim Bakanı’mızın sonuna kadar arkasındayız. İlk defa bir bakan, bu kadar cesur bir şekilde kendi değerlerine sahip çıkıyor ve bunu yüksek sesle dile getirebiliyor. Bizler de fikir adamları ve sivil toplum kuruluşları olarak ‘Nesli İhyâ, Medeniyeti İnşâ’ mefkûremize hizmet yolunda Bakan Tekin’i tebrik ediyor ve sonuna kadar destekliyoruz.”