Aktüel
Nebilerin izinde...
Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Nebilerin izinde...' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;
Biz altı ay önce buradan gittik Kudüs'e. Kudüs meydanda alıkonmayı hapsedilmeyi göze alarak açıklama yaptım. O Siyoni askerlerle göğüs göğüse itişip kakışma yaşadık. Gelecek ay yine buradan Filistin'e bir yol var. Sefer var.
Diyoruz ki Afrika'da saferi Filistin'de seferi, git orada insanlar öldürülüyor. Açlıktan, susuzluktan o eşkıya çeteler, sivil eşkıyalar, askeri eşkıyalar, bebek, yaşlı, hasta, yaralı, kadın, kız demeden öldürüyor. En azından en azından belki bizden utanırlar, çekinirler. Belki en azından onları dünyaya deşifre ederiz. Durun yapmayın. Ne ediyorsunuz deriz.
Onlara Musa Nebi'yi hatırlatırız. Onlara İsa Nebi'yi hatırlatırız. İsa Nebi'yi çarmıha germeye kalktınız da ne oldu? Karası yüzünüzde kaldı. Ve şu anda beş milyar insan İsa Nebi'ye iman ediyor.
İşte İbrahim Nebi deyip duruyorlar. İbrahim'i anlaşma diyorlar. Önce İbrahim'i anlayın.
İbrahim Nebi buradan oraya yürüdü. Biz de onun gibi İbrahim'i yürüyüş yapacağız. Daha önce bunu yaptık. Diyeceğiz ki önce İbahimi anlayın, siyoniyi taşlayın, sonra İbrahim'i anlaşma deyin.
İçeriye de Siyoniler'i hatırlattık. Ha siyoni buzağı tapıcılığı, ha kemali heykel tapıcılığı dedik. Bu sebeple tutuklandık. Yeter ki suçumuz bu olsun. Bu hak hakikat katında Allah katında bizim sertifikamızdır sertifikamız. Hangi Nebi bu tür durumlara karşılaşmadı ki.
İsa Nebi katledilmeye kalkıldı. Musa Nebi başına gelmedik kalmadı. İbrahim Nebi tek başına bir kahraman tek başına bir ümmet Urfa'dan Kudüs'e Kudüs'ten Mısır'a Mısır'dan Mekke'ye Mekke'den tekrar Kudüs'e ve orada İslam'ın temelini attı Yahudalığın değil Siyonizmin hiç değil ve ondan sonra Süleyman Nebi orada İslam Devleti kurdu.
Siyoni, Yahuda, satanî devlet değil. Tam zıttına Süleyman Selami devlet kurdu. İslami devlet kurdu.
Biz de diyoruz ki aynen o nebilerin izinde bu haydutların, çakalların engellemelerine rağmen bir ay sonra yine gideceğiz. Yine gideceğiz. İnşallah her şeye rağmen herkes kendi boyu ölçüsünde alternatiflerle yürüyoruz. Suriye üzerinden, Lübnan üzerinden, Yunan adalarına gidene kadar Suriye sahillerine, hiç olmazsa hem ibadet hem ziyaret hem ibadet hem gezinti, yapabildiğiniz kadar ama bir şeyler yapın.
Bir şeyler yapalım da sınıfı geçelim. Şu imtihanı geçelim. Yoksa sınıfta kalacağız. İmtihanı kaybedeceğiz. Ve bütün nimetler kaybedeceğiz. Bütün nimetler, şu anda sağlıklı olanlar bilir.
Bir tane organimiz arızalı olsa bütün vücut sızlanır. En ufak Allah'ın bir nimetini parayla satın alamazsınız. Bütün bunların bedeli mümkün değil de bari teşekkür sadedinde Allah'ın şu masum kullarına sahip çıkalım. Buradan ses verelim. Bizzat gidip yerinde ses olalım. Destek olalım diyoruz.
İbrahim'i bir yürüyüş sergilemeyecek miyiz? Musevi bir mücadele vermeyecek miyiz? Şehadet pahasına İsa çilesi, iki bin yıl önce Batı Şeriat'a yaşandıysa İsa çilesi İsa Nebi Çilesi bugün Batı Şeriat'a devam ediyor. Biz katılmayacakmıyız? Amerikalı, İngiliz Raşel Kori orada, Haron Ora için can vermişken. Buna itiraz ettiler. Itiraz ettiler. Ve bu sebeple öldüler, öldürüldüler. Elini Amerikalısı bile, böyleyken bize noldu?
Ama vicdan neredeyse vicdan, adam neredeyse adam, ama bir ırktan olmak, bir mirasa konmak kimseyi adam yapmaz. Adamlık hakka sahip çıkmakta. Rabb'e saygı duymakta. Allah'ın emanetine Kudüs'e ve Kudüs gazilerine muhafızlarına ve Kudüs muhafızı Gazze'ye sahip çıkmakta. Sen Kudüs'e sahip çıkamıyorsan Kudüs'e sahip çıkan Gazze'ye bari sahip çık Gazze'ye.
Filistin'e işte Batı Şeriaya gittik gidiyoruz. Orada tekrar İsa çilesi, İsa Nebi'ye yaşatılan çilenin daha fazlası bugün oradaki bebeklere, köylülere, yetimlere, karıya, kıza, yaşlılara, hastalara çektiriliyor.
Onun için Musa mücadelesini biz vermemiz lazım.
Musa Nebi'yi Siyonilere anlatmamız lazım. İbrahim Nebi'yi önce anlayın. Sonra Siyonizmi taşlayın.
Sonra gelin anlaşmadan bahsedin. İbrahim'i anlaşmada şeytanın Siyonizmi paydaşlığı olamaz. Bunu dememiz lazım.
Onun için biz her cuma Eminönünde eylemdeyız. İstanbul Eminönü, Fatih ve Cuma mübarek olan zaman ve mekandan istifade etmek ve o mübarekliğin bereketin içini doldurmak için oradayız. Ve altı ayda bir hatta ayda bir de Gazze'ye Kudüs'e İbrahim'i bir yürüyüş tertip ediyoruz.
Duymadık demeyin. Allah duyurdu. Dar ü Selama davet etti. Yetmedi biz de duyuruyoruz.
O nebilerin izinde. Öyleyse biz de Allah'ın kulluğuna layık olmak o şana, insanlığa, vicdana, imana, İslam'a sahip çıkmak adına sizleri oraya ve sosyal medyada RabbiiDr, Rabb'tan yana Rabbii adresine davet ediyoruz. Ve bir ay sonra tekrar çıkacağımız Kudüs siyerine yürüyüşüne davet ediyoruz.
Rabbim şehadetliğinizi kabul buyursun. Inşallah bunlar yarın yevm ü gıyamette bizim en azından bir vesikamız olur.
Yarab. Biz gidip elimizle onları kurtaramadık. Ama o zalim safta olmadığımızı, Filistin'in, Gudüsün, Ğazzenin yanında olduğumuzu beyan için işte şurada, orada bir açıklamaya iştirak ettik. Destek verdik diye belki bu bizim kurtuluş vesikamız olur diye düşünüyoruz.
Vallahi bunlardan daha ileri amel bizzat gitmektir. Daha gerisini geçin. Kapalı kapılar ardında sırca köşklerde oturdukları yerden fetva kesmekle bu iş olmaz. Er meydanı, bütün nebiler bu meydanlarda faaliyet yaptı. Biz de o nebilerin izinde inşallah ve sizleri de hayra vesile kılmış oluyoruz. Biz size, siz bize.
Allah mübarek etsin. Davamızı, duamızı kabul etsin inşallah.