AKİT MENÜ

Gündem

Rüşvetçilerin dili çözüldü! İtiraflar geliyor Ekrem kıvırıyor

Yolsuzluk tutuklusu Ekrem İmamoğlu, müteahhit Seyfi Beyaz’ın 7 dükkân, 5 daire ve 3.5 milyon lira rüşvet verdiğini itiraf etmesinin ardından dün de Cemal Üneş ve Mustafa Keleş’in rüşvet itiraflarıyla karşılaşınca, yine hakaretlere başvurdu. İstanbul’u saran dev rüşvet ağını deşifre eden Mustafa Keleş, “Villa isteyip de onu da şu adamın üzerine tapu yapacaksın dedin mi, demedin mi?” sorusu karşısında İmamoğlu, villayı nasıl aldığını açıklamak yerine bela okudu.

Haber Merkezi

Buğra Kardan  İstanbul

Geçmiş duruşmalarda mahkemeyi gereksiz tartışmalarla oyalamaya çalışan, tanıkları baskı altına almaya kalkan ve itirafçıları ‘müfteri’ ilan ederek itibarsızlaştırmaya girişen suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun büyük yolsuzluk davasını sulandırma planı ifadelere takıldı. 40 gün aranın ardından yeniden başlayan davada, müteahhit Seyfi Beyaz’ın West Side Projesi’nin iskânı karşılığında 7 dükkân, 5 daire, 3.5 milyon lira rüşvet verdiğini itiraf etmesiyle köşeye sıkışan İmamoğlu’nu yakacak yeni açıklamalar peş peşe geldi. Bu açıklamalar İmamoğlu’nu dansöz gibi kıvırmaya itti.

Sanıklardan Cemal Üneş ve Mustafa Keleş’in verdiği ifadeler İmamoğlu’nu fena sinirlendirdi.

 

Algı oyunlarına ve linç kampanyalarına sahne olan davaya Üneş’in İmamoğlu’yla tartışması damga vurdu. Üneş, İmamoğlu’nun kendisinden ruhsat için 500 bin lira talep ettiğini yineledi. İmamoğlu’nun “Emin misin, ben senden para istedim yani” çıkışı üzerine Üneş, “İstedin” cevabını verdi. İmamoğlu, “Emin misin yani? Soruyorum sana” deyince Cemal Üneş, “Eminim tabii. Niye ki” şeklinde konuştu.

İmamoğlu’nun “Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin, yolladın” sözü üzerine Üneş, “O dönem ‘Seçime mi girsem’ dedin. ‘Bir yere para lazım’ dedin. ‘500 bin lira’. Ben de ‘Senin benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım’ yanıtını verdim” diye konuştu. Ekrem İmamoğlu, mugalâta yapmaya devam edince Üneş, “Beni Mehmet Çakılcıoğlu’na yönlendirdin. Biz ondan bir senet yaptık işte beş tane” beyanında bulundu. İmamoğlu da hiddete kapılıp, “Allah Allah. Vah ki ne vah, ne diyeyim sana? Allah yardımcın olsun senin” cümlelerini kurdu.

 

İstanbul’u saran dev rüşvet ağını deşifre eden sanık Mustafa Keleş de İmamoğlu’nun hışmından payını aldı. Keleş’in, “Villa isteyip de onu da şu adamın üzerine tapu yapacaksın dedin mi, demedin mi” sorusunu yönelttiği İmamoğlu, “Yalana bak. Sen kötü bir müfterisin. Müfterisin. Bu laflarını ve iftiralarını sana havale ediyorum. Seni Allah ıslah etsin. Allah seni ıslah da edemez, zor” çıkışında bulundu. Keleş de altta kalmadı ve İmamoğlu’na, “Polemiğin herkese söker, bana sökmez” diye seslendi.

Gergin geçen dünkü duruşmada ise tutuksuz sanıklardan Erhan Ünal, Seyfi Beyaz’ın itiraflarını teyit etti. Ünal, West Side Projesi’nin ruhsat ve iskân aşamalarında belediyenin zorluk çıkardığını belirtti. Belediye tarafından adi ortaklıktan bir kısım taleplerde bulunulduğunu belirtti. Bu talepler karşılanmadığı için projenin durma noktasına geldiğini, ruhsat ve iskân süreçlerindeki gecikmeler nedeniyle mağduriyet yaşandığına dikkat çeken Ünal, “Belediyenin bu taleplerine karşılık sanık Adem Soytekin’e 7 adet dükkân, 5 adet daire devredildi. Bu devirlerin bir kısmı Asoy İnşaat’ın hak ediş ödemeleri karşılığıydı diye hatırlıyorum. Ayrıca Hasan İmamoğlu’na (sanık) projemizden dört daire devredildiğini, bedelinin adi ortaklığın ortak hesabına geldiğini ve elden geri alındığını daha sonradan duydum” ifadelerini kullandı.

 

Tutuksuz sanık işadamı Nahit Kiler de savunmasında şunları kaydetti: “Mehmet Murat Çalık Bey’le Beylikdüzü Belediye Başkanı olması münasebetiyle tanışıyoruz. O bölgede bizim arsalarımız vardı. O dönem Mehmet Bey bir kreş yapmamızı bizden istedi. Biz de işlerimizin yoğunluğundan dolayı kendimiz bir kreş yapamayacağımızı fakat kendisine bu konuda hakikaten yardımcı olacağımızı söyledik. Onlar da bize bir firma yönlendirdiler. O firma kreşi yaptı. Bize faturasını kesti, biz de bedelini ödedik. Onun haricinde başka bir şey yok.”

Art arda gelen itiraflar büyük yankı uyandırırken hukukçular da “Şüphelilerin dile gelmeleriyle İstanbul’u saran rüşvet ağı daha da görünür hâle geliyor, İmamoğlu’nun kendisi için çemberin daraldığını anlaması ve kıvırmayı bırakmasının vakti geldi” yorumu hâkim oldu.

 

Akit’e konuşan Avukat Yurdal Kılıçer ise “Peş peşe yapılan itiraflar İmamoğlu’nun planlarını yerle bir etti. Ta başından beri İmamoğlu ve trolleri, iddianamenin çöktüğünü savunuyorlardı. İmamoğlu ve yanlıları, her arenada ‘Tüm itiraflar ve ifadeler’ çöp’ deyip duruyorlardı. Ancak yeni beyanlarla bunlar, sessizliğe büründüler. Rüşvet itiraflarıyla ilgili bir kelam etmediler. Adeta üç maymunu oynar oldular. Yeni ifadelerle savcılara iftiralar atıldığı da anlaşıldı. Savcıların şüphelilere ‘Şunların isimlerini ver ki tahliye olasın’ telkininde bulunduğu iddiasının yalan olduğu da katileşti. İfade verenlerden biri ,savcının kendisine ‘Yalan yanlış malumat verme’ uyarısı yaptığını belirterek bu iddianın dayanaksız olduğunu ortaya koydu. Tabii rüşvet itirafları, İmamoğlu ve trollerini hüsrana uğrattı. Çünkü iddianameyi, davayı itibarsızlaştırma girişimi boşa çıktı. Düne kadar İmamoğlu’nu müdafaa eden Can Ataklı ve Bahar Feyzan dahil haberci olarak sunulan isimler de sustular. Zannediyorum, neyin ne olduğunu anladılar. Kamuoyu da hakikati idrak etmeye başladı” görüşlerini paylaştı.

Yorumlara Git

MSB açıkladı: Ebu Ez-Zuhur hava üssünde Türk askeri bulunmuyordu

Can Ataklı Yeni Parti'nin içinden geçti: “Bu kadar siyasi ahlaksızlık yapmanın alemi var mı?”

Bakan Şimşek’ten ‘eşel mobil’ açıklaması! Vatandaşı da bütçeyi de şoklardan koruyoruz

Beyoğlu’nda yürekler ağza geldi! Fındıklı'da tramvay raydan çıktı

Genç kızdan CHP seçmenine olay çıkış