Gündem
Asrın yanlışından dönülsün! Karma eğitim sona ersin
Gelişmiş birçok ülkenin vazgeçtiği, dünyada “yüzyılın pedagojik yanlışı” olarak anılan karma eğitim modelinin sona erdirilmesi çağrısı yapan eğitimciler, ailelere eğitim modeli konusunda tercih hakkı tanınması gerektiğini dile getirdiler.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
1960’lı yıllardan bu yana Türk milletinin belini büken, 28 Şubat karanlığında ise seküler ideolojik bir dayatma olarak zorunlu hale getirilen ‘karma eğitim’, yıllardır gençliğimizi adım adım ahlaki uçuruma sürüklemeye devam ediyor. Başta ABD olmak üzere Almanya, Fransa gibi gelişmiş ülkelerin çoktan vazgeçtiği, dünyada “yüzyılın pedagojik yanlışı” olarak anılan söz konusu bu model, 28 Şubat karanlığında ideolojik bir dayatma olarak Türkiye’de zorunlu hale getirilirken azgın azınlık tarafından eleştirilmesi dahi yasaklanan bu batıl sistem, çocuklarımıza sadece bilgi yığarken hayatın anlamını, kimliğini ve amacını kazandıramadı. Aksine, ahlaki değerleri aşındırarak gençliğimizi uçuruma sürükledi. Karma eğitim hem erkek öğrencilere hem de kız öğrencilere büyük zarar verdi: Erkekleri disiplin ve odaklanma sorunlarıyla boğarken, kızları da mahremiyet ihlali, erken yaşta duygusal travmalar ve kimlik karmaşasıyla karşı karşıya bıraktı. İslam medeniyetinin ilim ve hikmet anlayışıyla bağdaşmayan bu zorunlu sistem, “yüzyılın pedagojik yanlışı” olarak tarihe geçerken bu faşizan modelin son bulması, tercihe dayalı, ahlaklı ve milli bir eğitim düzenine geçilmesi artık milli bir zorunluluk haline geldi.
AYRI EĞİTİM BASKIYI AZALTIYOR
Almanya’nın Bayern eyaletinde eğitim alanında araştırmalar yapan Doç. Ilse Brehmer’in Schule im Patriarchat – Schulung fürs Patriarchat? adlı eserinde karma eğitim modelinin öğrenciler üzerindeki etkileri ele alınırken, özellikle karma sınıflarda erkek öğrencilerin gürültücü, kavgacı ve saldırgan davranışlarının kız öğrenciler üzerinde baskı oluşturabildiği, kızların küçük düşürülmesi ve aşağılanması gibi davranışların eğitim ortamını olumsuz etkileyebildiği belirtti. Brehmer’in değerlendirmelerinde karma eğitim ortamlarında sözlü ve fiziksel tacizlerin ortaya çıkabildiği, bunun kız öğrencilerin özgüvenini ve eğitim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği savunulurken, çözüm olarak kız ve erkek öğrencilerin ayrı eğitim görmesi, geleneksel kız okullarının korunarak güçlendirilmesi ve yeni kız okullarının açılması önerildi. Karma eğitim konusunda araştırmalar yapan Prof. Maria Anna Kreinbaum’un çalışmalarında ise kız ve erkek öğrencilerin ayrı eğitim gördüğü okulların akademik açıdan başarılı olabildiği ve kız okullarının karma eğitim veren kurumlarla rekabet edebildiği görüşüne yer verildi. Öte yandan, eğitimde karma model tartışmaları sürerken, akademik araştırmalar tek cinsiyetli eğitimin bazı alanlarda avantaj sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Park, Behrman ve Choi’nin Demography dergisinde yayınlanan çalışmasında, Seul’deki rastgele okul yerleştirme sisteminden yararlanılarak yapılan incelemede tek cinsiyetli okullarda eğitim gören öğrencilerin Korece ve İngilizce sınavlarında daha yüksek puanlara ve dört yıllık üniversiteye devam oranlarında daha olumlu sonuçlara sahip olduğu belirlendi. Economics of Education Review dergisinde 2020’de yayınlanan bir başka araştırmada ise tek cinsiyetli okullarda eğitim gören erkek öğrencilerin matematik ve STEM alanlarında anlamlı akademik kazanımlar elde ettiği tespit edildi.
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Eğitimci Yazar Adnan Kalkan, “Karma eğitim hiçbir bilimsel ve pedagojik temele oturtulmadan sadece kör ideolojik bir saplantı olarak uygulamaya konulmuştur. Sol basın ve medya sürekli “laik bilimsel karma eğitim” söylemini bilimsel temele yerleştirmeden milleti cahil ve ahmak yerine koymaktadır. Bütün bilimsel araştırmalar karma eğitimin pedagojik ve bilimsel olmadığını (linbik sistem üzerinden) kanıtlarken, milli ve manevi değerlerin düşmanı olan sol basın hala karma eğitme bilimsel diyor. Biz de en doğal hakkımız olarak soruyoruz: Hangi bilimsellik? Bilimden kastınız nedir? Bilim dediğiniz kör ve dogma ideolojiniz olmasın? Karma eğitimi ideolojik bir saplantı olarak getiren Fransız ateistlerdi. 1990’larda geniş bir araştırma ile zararlarını fark eden ve ilk vazgeçen yine Fransa oldu. Ardından Almanya, Japonya, Amerika… Japonya’da 80 kız üniversitesi var. Amerika da 96 kız üniversitesi 506 tek cinsiyetli lise vardır. İngiltere’de 400 tek cinsiyetli devlet okulu var. İdeolojik olarak batının köşesi ve maşası olanlar karma eğitimde neden batının uygulamalarını görmez? Kör ideoloji, değer düşmanı olanlar ne Yusuf Tekin bakanı ne de bu milletin değerlerini anlayacak basiret ve ferasete sahiptir. Son olarak biz karma eğitim bitsin demiyoruz. En tabî hakkımız olan kız ve erkek okulları istiyoruz. İsteyen çocuğunu kız, isteyen erken, isteyen karma eğitime yollasın. Tabi kör ideoloji bataklığına saplananlar, hakkı da hukuku da kendine hizmet edince kabul eder. Diğerleri söz konusu olunca kalemlerinden, dillerinden foseptik lağamı akıtırlar. Bakan bey bir hak olarak kız ve erkek okullarını da açmak gerektiğini söylemişti. Bilimsel ve pedagojik olarak daha başarılı ve kaliteli fertler yetiştirecek olan kız ve erkek okullarının açılması için her türlü desteğe hazırız” ifadelerini kullandı.
Karma sınıflarda karşı cinsin varlığının öğrenciler üzerinde sosyal onay arayışı, rekabet ve kendini beğendirme gibi davranışları artırabileceğini savunan Prof. Dr. A. Halim Ulaş, “Gelişim psikolojisi ve nörobilim verilerine göre; kız ve erkek öğrencilerin özellikle kritik ergenlik döneminde nörolojik olgunlaşma hızlarının, dikkat sürelerinin ve öğrenme stillerinin birbirinden bütünüyle farklı seyretmesi, aynı sınıf ortamında “herkese uyan tek beden” yaklaşımıyla standart bir öğretim stratejisi uygulanmasını pedagojik açıdan oldukça verimsiz kılmaktadır” dedi. Tek cinsiyetli sınıflarda öğrencilerin öz güven ve öz saygılarının daha yüksek olabildiğini belirten Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu ise öğrencilerin kendilerini karma sınıflara kıyasla daha az baskı altında hissedebildiklerini söyledi. Öğrenci başarısı ve psikolojik gelişiminin çok sayıda faktöre bağlı olduğunun altını çizen Yaşaroğlu, buna rağmen tek cinsiyetli eğitimin ortaya koyduğu avantajların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yaşaroğlu, “Karma eğitim bir taraftan belli kesimlerce savunulurken, toplumun bir kesimi tarafından da kızların ve erkeklerin ayrı sınıflarda okutulması gerektiği ile ilgili taleplerinin olduğunu biliyoruz” dedi.