Teknoloji
Robotlar devreye girdi! Dev lav örtüsü görüntülendi
Robotik araçlarla Pasifik Okyanusu’nun derinliklerini inceleyen bilim insanları, aktif denizaltı volkanı Axial Seamount’un çevresine yayılan geniş lav oluşumlarını haritaladı. Elde edilen veriler, volkanın geçmiş patlamalarını ve gelecekteki hareketlerini anlamaya yardımcı olacak.
Araştırmacılar, ABD’nin Oregon kıyılarının yaklaşık 470-480 kilometre açığında bulunan Axial Seamount’ta ayrıntılı incelemeler gerçekleştirdi. Juan de Fuca ve Pasifik tektonik levhalarının birbirinden uzaklaştığı bölgede yer alan volkan, yaklaşık 2 kilometre derinlikte bulunuyor.
İnsanlı denizaltılarla ulaşılması oldukça zor olan bölgeye uzaktan kumandalı ve otonom robotik araçlar gönderildi. Sistemler, geçmiş patlamalarda deniz tabanına yayılan lav akıntılarını yüksek çözünürlükle görüntüledi.
LAVLARIN İZLEDİĞİ YOLLAR HARİTALANDI
Görüntüler, su altında hızla soğuyan lavların deniz tabanında farklı yüzey şekilleri oluşturduğunu ortaya koydu. Ayrıntılı haritalama sayesinde akıntıların hangi yönlere ilerlediği ve ne kadar geniş bir alana yayıldığı incelendi.
Otonom su altı araçları ve uzaktan kumandalı sistemlerle elde edilen veriler; lavların hacmi, yüzeyde meydana getirdiği çatlaklar ve ilerlediği kanallar hakkında ayrıntılı bilgi sağladı.
2015’TE DENİZ TABANININ GÖRÜNÜMÜ DEĞİŞTİ
Bilim insanlarının yakından takip ettiği Axial Seamount’ta 1998, 2011 ve 2015 yıllarında patlamalar kaydedildi.
Özellikle 2015’teki patlama sırasında deniz tabanına büyük miktarda lav yayıldı ve bazı bölgelerin görünümü tamamen değişti. Bu olay, 1980’lerin ortasında başlayan izleme ve haritalama çalışmalarından bu yana bölgede kaydedilen en büyük hacimli lav çıkışı olarak öne çıktı.
YENİ PATLAMANIN İŞARETLERİ ARANIYOR
Araştırmaların temel hedeflerinden biri, denizaltı volkanlarında meydana gelebilecek patlamaların önceden tahmin edilip edilemeyeceğini belirlemek.
Axial Seamount’un çevresindeki sensörler; deniz tabanındaki şişmeyi, depremleri ve magma hareketlerini kesintisiz biçimde takip ediyor. Hazırlanan yeni haritalar da önceki patlamaların bıraktığı izlerin karşılaştırılmasına imkân tanıyor.
Bilim insanları, farklı dönemlere ait verileri birlikte değerlendirerek magmanın deniz tabanında nasıl hareket ettiğini ve yaklaşan bir patlamanın hangi belirtilerle kendini gösterebileceğini anlamaya çalışıyor.