AKİT MENÜ

Tarih

5 Eylül 1071: Hatîb-i Bağdâdî'nin vefatı (Hadis Hâfızı ve Tarihçi)

Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Hadis Hâfızı ve Tarihçi Hatîb-i Bağdâdîyi hayırla yâd ediyoruz.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Ebû Bekr el-Hatîb Ahmed b. Alî b. Sâbit el-Bağdâdî, 9 Mayıs 1002 tarihinde, Mekke-Medine yolu üzerindeki Guzeyye kasabasında dünyaya geldi. Soyu Kûfe civarında oturan bir Arap aşiretine dayanmaktadır.

Babası onu tahsil için hadis ilmiyle de ilgilenen Hilâl bin Abdullah et-Tîbî’ye gönderdi. On bir yaşında iken İbni Rezkuye diye bilinen hadisçi ve fıkıhçı Muhammed bin Ahmed el-Bağdâdî’den hadis dersi almaya başladı. Yirmi yaşında iken bir yıl süreyle Basra’ya ve Kûfe’ye gitti.



Aynı yıl babasını kaybetti. Hadisi kendisine sevdiren hocası Berkânî, onun tek bir âlimden rivayette bulunmak için Mısır’a gitmeyi düşündüğünü öğrenince muhaddis Ebü’l-Abbas el-Esamm’ın talebelerinden hadis rivayet etmek üzere Horasan’a gitmesinin daha uygun olacağını söyledi. Hatîb de henüz yirmi üç yaşında iken muhtemelen İsfahan’a, oradan da Hemedan, Rey ve Nîşâbur’a gitti; dönüşte Dînever’e uğradı. Hatîb, Bağdat’ta bulunan âlimlerle, hadis tahsili için seyahat ettiği yerlerde karşılaştığı 1000’den fazla hocadan faydalandı ve onlardan önemli kişilerin 470 kadar eserini okudu.

Hatîb el-Bağdâdî, tahsilini tamamladıktan sonra, yirmi yıldan fazla bir süre bütün vaktini Târîhu Bağdât’ı yazmaya ayırdı. Hac görevi için gittiği Mekke’de mücavir olarak bulunan Sahîh-i Buhârî’nin ünlü râvisi Kerîme binti Ahmed’den bu eseri beş günde okudu. Hac dönüşü 1054-55 yılında Şam’a uğradı, oradan Beytülmakdis’e geçerek Şamlı hadis Hâfızı Ebû Muhammed Abdülazîz bin Ahmed el-Kettânî’den hadis rivayet etti. Bir müddet Sûr’da kaldı, ardından Bağdat’a döndü.



Hadis ilmindeki otoritesi yanında yazdığı eserler sayesinde büyük bir şöhrete sahip olduğu için ondan hadis öğrenmek ve eserlerini bizzat kendisinden okuyup rivayet etmek üzere Bağdat’a gelenlerden başka, dolaştığı birçok ilim merkezinde pek çok talebe kendisinden faydalandı. Şii ve Rafızilerce öldürülmekten birçok kez kurtularak hayatta kalan ve Bağdat’ta ölmeyi arzu eden Hatib, 1070’de bu şehre döndü. 5 Eylül 1071 tarihinde Bağdat’ta vefat etti.

Yorumlara Git

Cumhurbaşkanı imzasıyla 35 ile yeni müftü atandı

12 ülkeye yeni büyükelçi atandı

Kamuda geniş atama kararı! Çok sayıda görev değişikliği

Katil Siyonistler saldırdı! Çok sayıda ölü ve yaralı var

Sarı teröristten Tahran yönetimine gözdağı! Kazma Dağı'nı çok yakında vurabiliriz!