İSLAM
6 Eylül 2026: Günün Ayet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Sözünü istifadelerinize sunuyoruz... (6 Eylül 2026)
ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:
(٦٩) وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَجٖٓيءَ بِالنَّبِيّٖنَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
(٧٠) وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَࣖ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(69) Artık rabbinin nuruyla yer aydınlanır, hesap kitap ortaya konur, peygamberler ve şahitler getirilir, insanlar hakkında doğruluk ve adalet ölçüsüne göre hüküm verilir, onlara asla haksızlık edilmez.
(70) Herkese yaptığının karşılığı tastamam ödenir; Allah onların yaptıklarını en iyi şekilde bilmektedir.
(Zümer Suresi, 39/69-70) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Zemahşerî (III, 357), Râzî (XXVII, 19) gibi müfessirler, “Allah’ın nuru ile aydınlanma” ifadesini “Allah’ın âdil yargılaması” şeklinde yorumlamışlardır. Her iki âyette âhiretteki ilâhî yargılamanın özetlenmesi ve hiç kimseye haksızlık yapılmadan herkese hakkının verileceğine vurgu yapılması bu yorumu destekler görünmektedir. Burada ilâhî adaletin âhirette nasıl işleyeceğine dair özlü bilgi verilmesi yanında, dolaylı olarak yönetim ve yargılamada şeffaflık ve adaleti gözetmenin önemine, âdil yönetim ve yargının ülkeyi topyekün aydınlatan bir ışık kadar değerli olduğuna da işaret edilmiştir.
Özetle yönetim ve yargıda adalet bir ışık gibi herkese ulaşmalı, yargıyla alâkalı bilgi ve belgeler ortaya konmalı, şahitler dinlenmeli, kimsenin kimseye hakkı geçirilmeden herkesle ilgili doğru ve adaletli hüküm verilmeli ve nihayet herkes kendi seçimiyle yapıp ettiğinin karşılığını bulmalıdır. Aksi halde buyruklar ve yasaklar yani kanunlar anlamını ve işlevini yitirir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 634-635
HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Allah, altmış yıl ömür verdiği kişinin mazeret gösterme imkânını ortadan kaldırmıştır.”
Kaynak: Buhârî, Rikak 5
AÇIKLAMASI:
"Eğer bana daha uzun ömür verseydin iyi bir kul olurdum" deme hakkı veya mazereti kalmamıştır.
İnsanın hakikatleri anlaması ve tövbe edip kendini düzeltmesi için 60 yıl gibi yeterli bir sürenin tanındığını, dolayısıyla bu yaştan sonra mazeret ileri süremeyeceğini ifade eder
İslam alimleri bu yaşa gelen kişilerin dünya heveslerini azaltarak daha çok ibadete, hayra ve tövbeye yönelmeleri gerektiğini belirtirler.
GÜNÜN FOTOĞRAFI: