Gündem
AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Dr. Özgür Kavak Akit’e önemli açıklamalarda bulundu: Kapıları gönüllere açmaya geldik
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı görevine atanan Dr. Özgür Kavak, ayağının tozuyla sorularımızı cevapladı. Ülkenin genel siyasetinden Afyonkarahisar’ın yerel meselelerine, Cumhur İttifakı’nın geleceğinden “Terörsüz Türkiye” sürecine, teşkilat yapılanmasından kentsel dönüşüme kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Kavak, siyaset anlayışının merkezine insanı, ulaşılabilirliği ve gönül siyasetini koydu.
Sebahattin Ayan İstanbul
AK Parti teşkilatlarının kapılarının ve yöneticilerinin telefonlarının 24 saat vatandaşın hizmetinde olacağını vurgulayan Kavak, “Makamlar geçici, kırılan gönüller kalıcıdır” diyerek siyasetçi ile vatandaş arasındaki mesafenin kapanması gerektiğine dikkat çekti. Sahada, sokakta, pazarda ve hemşehrileriyle iç içe bir siyaset anlayışını benimseyeceğini belirten Kavak, Afyonkarahisar’ın geleceğine ilişkin önceliklerini de anlattı.
Yeni dönemde nasıl bir AK Parti teşkilatı hedefleniyor? Afyonkarahisar’ın öncelikleri neler? Cumhur İttifakı sahada nasıl bir karşılık buluyor? Kentsel dönüşüm konusunda nasıl bir yol haritası izlenecek? Dr. Özgür Kavak, tüm bu soruların yanı sıra siyasete ve teşkilat çalışmalarına dair merak edilenleri gazetemize anlattı.
Halkı nasıl bir AK Parti bekliyor bu süreçte?
Bizim partimizin en dinamik, en genç nefer Sayın Cumhurbaşkanımızdır. O, sabahın 5’inde milletin derdiyle mesaiye başlarken bizim durmaya hakkımız yok. Biz ona ancak 6’da yetişebiliyoruz! Binalarımızın ışıkları günün 20 saati yanıyorsa, bu bir tesadüf değil; millete adanmışlığın, bitmeyen bir sorumluluğun göstergesidir.
Nasıl bir yönetim oluşacak?
Bizim yönetimimizde telefon kapsama alanı dışında kalabilir ama insanımız asla.
Partimizin kapısı da yöneticimizin telefonu da 24 saat halka açıktır. Gönül kıranın bizde yeri, halka dokunmayanın yönetimde işi yok. Makamlar geçici, kırılan gönüller kalıcıdır. Biz gönül almaya geldik, kapı kapatmaya değil. Biz kapı kapatmaya değil, kapıları gönüllere açmaya geldik. Milletimize yukarıdan bakmaya değil, milletimizle omuz omuza yürümeye geldik.
Dinlemeye, anlamaya, çözmeye ve hizmet etmeye geldik.
Bizim siyasetimizde insan merkezdedir. Teşkilatımızın gücü de milletimizin duası ve güvenidir. Gücümüzü makamlardan değil, milletten alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki gerçek başarı; kaç koltuğa sahip olduğumuzla değil, kaç gönle dokunduğumuzla ölçülür.
Bizim için her vatandaş ulaşılabilir, her kapı çalınabilir, her dert dinlenebilir olmalıdır. Çünkü bizim telefonumuzun şarjı bitebilir, kapsama alanımız kesilebilir; ama milletimize olan gönül bağımızın kapsama alanı asla kesilmez.
Peki Sayın Başkan, vatandaşlar sizinle nasıl iletişime geçecek, size nasıl ulaşacak?
Görevi devraldığım daha ilk gün, yaptığım ilk basın açıklamasında cep telefon numaramı tüm kamuoyuyla paylaştım. Çünkü benim anlayışımda halkla siyasetçi arasına sekreterler, engeller, kapalı kapılar giremez. Buradan sizin aracılığınızla numaramı bir kez daha ilan ediyorum: [0533 660 1829]. Sosyal medya hesaplarımız da gece gündüz vatandaşımızın mesajlarına açık. Durmadan çalışacağız ve hizmet üretmeye devam edeceğiz.
Ancak şunun altını çizeyim: İletişim bizim için sadece ekrandan ya da telefon ahizesinden ibaret değil. Bir telefon kadar yakınız ama asıl olan yüz yüze bakmak, göz göze gelmektir. Ben masa başı başkanı değilim; sokakta, pazarda, çay ocaklarında hemşerilerimle kucaklaşmaya kol kola girmeye devam edeceğim. Çayımızı içmeye, derdini anlatmaya herkesi il başkanlığımıza da beklerim. Kapımız da telefonumuz da gönlümüz de 24 saat açık. Afyonumuzda Ak Parti Teşkilatımız olarak 7 gün 24 saat hizmet vereceğiz. Gece gündüz demeden durmadan çalışacağız ve hizmet üretmeye devam edeceğiz ve mutlaka başaracağız...
Terörsüz Türkiye’de gelinen nokta ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı Ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü iradesiyle, terör örgütünün belini kırdık ve bitirme noktasına getirdik. İHA’larımız, SİHA’larımız ve millî savunma sanayimizin son teknoloji hamleleriyle terör odaklarını çaresiz bıraktık; onları mağaralarından çıkamaz, hareket edemez hale getirdik. Gelinen noktada kural nettir: Türkiye Cumhuriyeti üniter, bölünmez ve bağımsız bir devlettir.
Kirli odakların yaydığı ‘Öcalan serbest kalacak’ söylemleri tamamen yalandır, kati surette böyle bir şey söz konusu değildir. Bizim şartımız ortadadır: Ya o silahlar koşulsuz teslim edilecek ya da terör odakları tamamen yok edilmeye mahkûmdur! Artık silahtan medet umulan devir kapanmıştır; konuşulacak bir şey varsa sadece fikirler ve hukuk konuşur.
Malumunuz AK Parti ve MHP uzun yıllardır ittifak halinde. Cumhur İttifakı yerelde büyük bir güç. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Cumhur İttifakı sadece bir seçim birlikteliği değil, milletin kenetlenme iradesidir. Aynı hedef etrafında buluşan, Türkiye’nin geleceği için omuz omuza veren güçlü bir birlikteliğin adıdır. Matematiksel olarak baktığınızda Afyonkarahisar’da çoğunluk olarak güçlü bir tabanımız var. Ancak bizim sahada gördüğümüz tablo, yalnızca rakamlardan ibaret değil. Sahadaki sinerji, teşkilatlarımız arasındaki dayanışma, hemşehrilerimizle kurduğumuz gönül bağı ve milletimizin teveccühü bu desteği çok daha yukarı taşıyor.
Bugün Afyonkarahisar’da Cumhur İttifakı’nın gücü sadece sandıktaki oy oranıyla ölçülemez. Asıl gücümüz; esnafımızın duasında, çiftçimizin beklentisinde, gençlerimizin umudunda, kadınlarımızın gayretinde, büyüklerimizin hayır duasında ve her kesimden hemşehrimizle kurduğumuz samimi bağda yatıyor.
Biz bu desteği yalnızca bir siyasi avantaj olarak görmüyoruz. Tam tersine, milletimizin bize duyduğu güveni büyük bir emanet ve ağır bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü milletin teveccühü, beraberinde daha çok çalışma, daha fazla gayret ve daha büyük bir hizmet sorumluluğu getirir. Cumhur İttifakı’nın Afyonkarahisar’daki başarısının temelinde de bu anlayış var: Ayrıştırmadan birleştirmek, ötekileştirmeden kucaklamak, makam yarışına değil hizmet yarışına odaklanmak.
Bizim hedefimiz sadece seçim kazanmak değildir. Asıl hedefimiz, milletimizin gönlünü kazanmak; bugün kurduğumuz güveni yarınlara taşımak ve Afyonkarahisar’ın her mahallesinde, her sokağında, her köyünde vatandaşımızın yanında olmaktır.
Çünkü biliyoruz ki sandıkta alınan oy geçici, gönülde kazanılan güven kalıcıdır. Seçim günü milletimiz tercihini ortaya koyar; fakat siyasetçinin gerçek imtihanı seçimden sonra başlar. Bu nedenle bize verilen her destek, daha fazla sorumluluk; her dua, daha fazla gayret; her güven, daha dikkatli ve daha hassas bir yönetim anlayışı gerektiriyor.
Afyonkarahisar’da Cumhur İttifakı’nın gücü, milletimizin gücüdür. Biz bu gücü kibirlenmek için değil, daha çok hizmet etmek için kullanacağız. Kapımızı herkese açık tutacak, farklı düşüncelere saygı gösterecek ve hemşehrilerimizin tamamını kucaklayan bir siyaset anlayışını büyüteceğiz.
Bugün sahada gördüğümüz tablo bize şunu açıkça gösteriyor: Afyonkarahisar’da Cumhur İttifakı ile milletimiz arasında güçlü bir gönül köprüsü kurulmuştur. Bizim görevimiz ise bu köprüyü daha da sağlamlaştırmak, milletimizin güvenine layık olmak ve verilen emaneti en iyi şekilde taşımaktır. Çünkü bu yolun merkezinde makam değil millet, hesap değil hizmet, ayrışma değil kardeşlik vardır. Biz, Afyonkarahisar’ın yarınlarına hep birlikte yürümeye ve bu güzel şehrin her bir ferdinin gönlünde yer edinmeye devam edeceğiz.
Vatandaşın size ve bu ittifaka bakışı nasıl, ne hissediyorlar?
Hekim olmamın getirdiği çok güzel bir avantaj var. Yıllardır insanımızın derdini dinlemeye, şifa olmaya alıştık. Tıpta öncelik dinlemek ve doğru teşhisi koymaktır; siyasette de böyledir. Vatandaşımızla aramızda resmiyet yok, samimiyet var. Beyaz önlükle kurduğumuz o güven bağını, şimdi memleket sevdasıyla sürdürüyoruz. Hemşerilerimiz bize baktığında siyasetçi değil, derdine derman arayan bir dost görüyor.
Afyonkarahisar’ın en büyük beklentisi yatırımlar... Bu konuda önceliğiniz nedir?
Afyon’umuzun öncelikli gündemi kentsel dönüşümdür. Bu mesele yalnızca bugünün değil, şehrimizin gelecek 30-50 yılının meselesidir. Dolayısıyla günlük siyasi tartışmaların ötesinde, Afyonkarahisar’ın ortak akılla ele alması gereken stratejik bir konudur. Şehrimizin güvenli, dirençli, modern ve yaşanabilir bir yapıya kavuşması için kentsel dönüşümü artık erteleyemeyiz. Özellikle deprem gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini merkeze alan adımları vakit kaybetmeden atmak hepimizin sorumluluğudur. Bu noktada Belediye Başkanımız Sayın Burcu Köksal’ın ortaya koyduğu gayreti, girişimleri ve konunun çözümüne yönelik çalışmalarını önemsiyoruz. Çünkü mesele Afyonkarahisar olduğunda, yapılan doğru çalışmaları desteklemek; eksikleri varsa yapıcı biçimde tamamlamak ve çözüm üretmek hepimizin ortak görevidir. Biz meseleye siyasi rekabet penceresinden değil, Afyonkarahisar’ın geleceği penceresinden bakıyoruz.
“Afyon’un geleceği için kol kola omuz omuza yürüyeceğiz”
Birlikte verdiğiniz ‘kol kola’ görüntüler var. Bu duruşun arkasındaki mesaj nedir?
Biz o fotoğrafta yalnızca yan yana duran insanları değil, bir “güç zincirini” görüyoruz. O karede kol kola giren eller, aslında Afyonkarahisar’ın geleceği için birbirine kenetlenmiş güçlü bir iradenin sembolüdür. Çünkü biz biliyoruz ki ayrışırsak zayıflarız, birbirimizden koparsak dağılırız; ancak bir araya geldiğimizde büyür, güçlenir ve hedeflerimize daha kararlı adımlarla yürürüz.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin sözüyle ifade edecek olursak: “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız.” Bu söz, bugün bizim için de önemli bir yol göstericidir. Farklı düşüncelerimiz, farklı görevlerimiz ve farklı sorumluluklarımız olabilir. Ancak söz konusu Afyonkarahisar’ın geleceği olduğunda ortak bir zeminde buluşabilmek, hepimizin taşıması gereken en büyük sorumluluktur.
O kol kola giriş, sadece liderlerin ya da teşkilatların birlikteliği değildir. O görüntü; esnafıyla, çiftçisiyle, işçisiyle, memuruyla, genciyle, kadınıyla, yaşlısıyla bütün Afyon’un geleceğini omuzlarında taşıyan sarsılmaz bir iradenin resmidir. Bizim gücümüz de tam olarak buradan geliyor. Birbirimize yaslanmaktan, aynı hedefe bakmaktan, zor zamanda birbirimizin elini bırakmamaktan...
Siyasette rekabet olabilir, farklı fikirler olabilir, farklı yöntemler savunulabilir. Bunlar demokrasinin doğal unsurlarıdır. Ancak hiçbir farklılık, Afyon’un ortak menfaatlerinin önüne geçmemelidir. Şehrimizin huzuru, güvenliği, kalkınması ve geleceği söz konusu olduğunda hepimizin ortak paydası Afyonkarahisar olmalıdır. Çünkü tek başına hiçbir makam, hiçbir teşkilat ve hiçbir kişi Afyon’un bütün meselelerini çözemez. Asıl güç, ortak akılda ve birlikte hareket etme iradesindedir.
Biz bu nedenle ayrıştıran değil birleştiren, duvar ören değil köprü kuran, gönülleri birbirinden uzaklaştıran değil birbirine yaklaştıran bir anlayışı büyütmek istiyoruz. İşte o fotoğrafın anlamı da tam burada ortaya çıkıyor.
Bir el diğerine güç veriyor. Bir omuz diğerinin yükünü hafifletiyor. Bir gönül diğer gönülle buluşuyor. Ve ortaya yalnızca bir fotoğraf karesi değil, “Biz birlikte başaracağız” diyen güçlü bir irade çıkıyor. Bizim için kol kola girmek bir görüntü değil, bir sözdür. Birlikte yürümek bir poz değil, bir iradedir. Omuz omuza durmak ise yalnızca bugünün değil, Afyonkarahisar’ın yarınlarının sorumluluğunu birlikte üstlenmektir.
İnanıyoruz ki birlikte güçlüyüz, birlikte büyüğüz, birlikte daha büyük hedeflere ulaşabiliriz. Ve o güç zincirinin en sağlam halkası, hiç şüphesiz Afyonkarahisarlı hemşehrilerimizin güveni ve duası olacaktır.