Aktüel
Git Gudüse yerleş
Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Git Gudüse yerleş' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;
Bu Siyoni çete, daha önce Nebi'lere ihanet etti. Yusuf, Musa, Davud Nebi'ye ihanet etti ve İsa Nebi'yi çarmıha germeye kalktı. Bu Siyoni çete şu anda da aynı zulümatı bin yıllar sonra devam ettiriyor.
Dünyadaki bütün psikopat Yahudileri Gudüs'e topladılar. Filistin'e topladılar. Ve oradaki masum insanları o psikopatlarla başbaşa bıraktılar. Dünyadan topladıkları vahşi suçluları o köylülerin üstüne saldılar.
O köylülerin evine girişini çıkışını bile engelliyorlar. Ülkelerini çaldılar. Canlarına kasdettiler. Yüz binlercesini öldürdüler. Bir milyona yakın yaralı var ve onların organlarını bile çaldılar. Evlerini çaldılar.
Ülkelerini çaldılar. Evlerini yakıp yıktılar. Araçlarını kundakladılar. Bahçelerini talan ettiler. Hatta koyunlarını, kuzularını bile çalmaya kalktılar.
Zeytinliklerini kestiler. Toprağı suyu zehirlediler. Ve bu zalim psikopat topluluğu filistinlinin kendi evinde rahat yaşamasına bile müsaade etmediler.
Tabii ki Filistinliler onları dünyanın estirdiği Avrupa'nın estirdiği zulüme karşı onlara avuc açmışlardı. Onları evlerinde misafir etmişlerdi. Ama iyilikten maraz doğdu maalesef. Ve Netanyahu gibi haydutlar çıldırmış durumda. Ben satanyahu diye yazdım. Niye? Şeytan yahu şeytan. Şeytandan ihale aldılar. Şeytana gerek kalmadı. Şeytan ete kemiğe düründü. Siyonizm diye göründü.
Biz bu siyonizmle imtihan ediliyoruz. Bütün dünya imtihan ediliyor. Biz bari imtihanımızı şöyle veya böyle alnımızın akıyla vermeye çalışalım inşallah.
Doğru saf tutalım ki bu imtihanda safımız belli olsun. Hangi seçeneği seçtiğiniz hayır mı, şer mi? Doğru mu, yanlış mı? O belli olsun.
Kardeşler peki buna karşı biz ne yapabiliriz? Onlar psikopatları oraya topladılar. Zalimleri, canileri, vahşileri, hırsızları oraya topladılar. Onlar haksız yere orada toplanırken, kutsal mekanı kirletirken,
bizim din kardeşlerimiz coğrafyamızın bir parçası İstanbul'un kardeş şehri Gudüs'te, Gazze'de, Gudüs'ün gazisi Gazze'de böyle bir mücadele verilirken bize ne düşüyor? Onlar psikopatlarla psikopat toplumla yüzleşirken o bebekler, çocuklar, kadınlar, kızlar, ihtiyarlar, yaralılar, yaşlılar her şeye rağmen direnirken bize ne düşer? Akrabaları, canları katledildi. Ona rağmen onlar direnmeye devam ediyor.
Biz de diyoruz ki, Gidip Gudüs'e yerleş. Ilk defa bu cümleyi kullanıyoruz dünyada. Nasıl o psikopat nebi katili, Allah düşmanı, şeytani tetikçi o mükaddes arazide, benim diyerek orada var olmaya çalışıyorsa daha yüz yıl önce, dört yüz yıl orası Osmanlı toprağıydı. Ve yaklaşık iki bin yıl İslam toprağıydı. Geçerken oraya uğradılar diye otuz veya elli yıl ibranilerde kaldı. O zamanda Yahudi bile değil. O zamannda Süleyman Nebi süleymani İslam Devleti kurdu orada. Yahuda devleti değil. Onların orada hiçbir varlığı olmadı. Biz onlardan hem tarihi olarak, hem beşeri planda hak sahibiyiz, daha da önemlisi ilahi planda Allah yeryüzünü özellikle arzı mügaddesi Salihlere miras bırakıyor. Siyonilere değil. Nebi dostlarına miras bırakıyor. Nebi katillerine değil.
Arzın özellikle Kudüs'ün mirasçısı bizleriz.
Mirasımıza sahip çıkalım. Git Kudüs'e yerleş. Kudüs'ten çıkartılan on milyon Filistinlilerin geri dönme hakkı var. Hatta onun da ötesinde bize düşen, nasıl dünyadaki psikopatlar gelip orayı kirletiyorsa, eceli gelen itler köpekler cami duvarına Kudüs duvarına pisliyorsa, onlara engel olmak, dur demek, Kudüs'e sahip çıkmak adına herkesin boynunun borcudur ve hakkıdır orda olmak. Tüm ümmetin en azından zekatı olan elli milyon gidip yerleşmeli.
Allah'ın bize verdiği şu nefes için, içtiğimiz su, verdiği gıdalar için, verdiği beden için, şu göz için, şu kaş için, şu kalp için, her hücremiz için Allah'a teşekkür sadedinde yok mudur bir asalet, yok mudur insanlık? Allah Kudüs'ü emanet vermişken, bari vereceklerine istinaden, Allah'ın yetimlerine, Allah'ın Kudüs'üne sahip çıkalım. Oraya sahip çıkınca zaten Allah'a değil kendimize sahip çıkmış olacağız. Kendi ülkemize sahip çıkmış olacağız. Kendi dünyamıza sahip çıkmış olacağız.
Kendi geleceğimize, ahiretimize, cennetimize sahip çıkmış olacağız.
Onun için bakın bu kadar duyarsız olamayız.
Bu dert bizim derdimiz. Bu imtihan bizim imtihanımız. Insanlık imtihan veriyor.
Daha da önemlisi İslami bir imtihandır bu. Bu imtihan yürürken imtihan süresi tıkır tıkır işlerken sadece Allah'ın verdiklerini yiyip içmekle meşgul olamayız, hayvanlardan farkımız olmalı. Allah'a bir şükür sadedinde bu konuda ben de varım, bigane kalamam demeliyiz. Allah kaybetmez. Biz kaybederiz. Hak hakikat kaybetmez. Kaybedenler zalimlerdir. Canilerdir. Hırsızlardır. Ve o canilere, hırsızlara dur demeyen suskun soysuzlardır. Onlara karşı duymayan, göz yumarak, susarak şeytanlaşan, dilsiz şeytana dönüşen maalesef imtihanı kaybeden beşeriyettir, insanlıktır.
Bu bağlamda bizim Kudüs'e gidip yerleşme hakkımız var. Her vatandaş her birey sürgün edilen filistinlilerle beraber gidip hem Kudüs'e sahip çıkma adına hem o mirası sahiplenme adına Kudüs'e gidip oraya yerleşme hakkı vardır. Güdüsü ziyaret, ıbadet hakkı vardır. Nebi as Keneye döndüğü gibi. Bu Siyoni çetelerden daha fazla hakkımız vardır. Nasıl Antep, Urfa, Maraşı işgal etmeye kalkan Fransızlara karşı halk direndiyse, bugün de o Kudüs'ü Siyonilere peşkeş çeken İngiltere'ye ve bugün onlara destek olan Amerika'ya karşı, siyonizme, satanizme karşı o mirasınızı sahiplenmek adına herkesi Kudüs'e davet ederiz. Her türlü vesilelerle turist olarak, ziyaretçi olarak, yerleşimci olarak, o işgalci yerleşimcilerden Filistin'i, Kudüs'ü kurtarmak adına, Antep, Urfa, Maraş'ta halk olarak bunu nasıl yaptıysak Kudüs'te de Gazze'de de yapabiliriz.
Nasıl İsa Nebi'nin intikamını almak için, Muhammed Nebii'nin müjdesine ulaşmak için İstanbul'a dayandıysak bugün de, daha dün bizde olan Kudüs'e tekrar Kudüs kapılarına dayanabiliriz.
Ve biz bakın daha önce gittik. Bir ay sonra yine gideceğiz. Hem bize katılabilirsiniz hem de biz sürekli buradan oraya gidişin seferini çıkartıyoruz.
Bize dahil olabilirsiniz. Ve biz inşallah insanlığın onurunu kurtarmaya hem de insanlığa bu haysiyeti, ızzeti, şerefi hatırlatmaya devam edeceğiz. Nebileri ve Nebilerin izcilerini yalnız bırakmayın ve kendi geleceğimizi karartmayın diyoruz.
Onun için bize kulak, göz vermelim, burada bulunanlar bulunamayanlara intikal ile RabbiiDr adresini internetten takibe edelim. Şucu bucu olmadan ancak yaratıcımız Rabbimiz Allah'a dönük ve onun kutsalı kitabını muhafaza etmeye dönük ve kutsal mekan ilk kıblemiz Kudüs'ü muhafaza etmeye dönük Rabbii, Rabbcı olalım.
Hem bizzat, hem de oranın muhafızlarına destekçi olmarak herkes sussa, dünya sussa biz susmayacağız. Ve hakikat ilahi mahkeme hiçbir zaman susmayacak, zaman aşımı da olmayacak.
Biz hayvanlar gibi yiyip içip pislemek ataletinde olamayız. Biz insanız. Allah akıl vermiş, vicdan vermiş, yetmedi kitap vermiş, yetmedi Nebiler göndermiş. Öyleyse akletmek zorundayız. Ve yapılan bu yanlışlara en azından cani var, hırsız var, arsız var, siyoni var diye haykırmamız lazım. Ve o sese ortak olmamız lazım.
Gazze'nin sesini, Kudüs'ün sesini dünyaya duyurmamız, başta kendimiz duymamız lazım. Derdimiz budur ve sizin şahitliğinizi de Allah kabul buyursun inşallah diyoruz. Ama vurdum duymazlar da er geç pişman olmadan, imtihan süresi dolmadan vicdana gelsinler, insafa gelsinler, şu zulümata en azından bir dur desinler, dur demek için bir paydaş olsunlar, bu direnişte saf tutkusunlar. Allah'a emanet.