Gündem
Özel palavracı KOF kabadayı!
Şaibeli kurultayda kirli pazarlıklarla, oy satın alma katakullileriyle Kılıçdaroğlu’nu devirip, koltuğa kurulan Özgür Özel, şimdi de “Yeni Parti” adı altında Trakya’da boy gösterdi. Her fırsatta millet ve memleket hayrına olan her hizmetin karşısında yer alan, daha önce sermayeyi, işadamlarını, bürokrasiyi, kamu kurumlarını tehdit eden CHP zihniyeti, üstenci dilini sürdürmeye devam ediyor.
Sebahattin Ayan İstanbul
CHP zihniyetini YP ile sürdüren Özel, şimdi de özelleştirmeye hedef aldı. Devletçilik ilkesiyle yıllarca milleti kuyrukla yokluklara mecbur eden bu zihniyet, özel kamu kurumlarını özelleştirerek kâr eden ve Türkiye’ye katma değer sağlayan iş adamlarını olası iktidarlarında cezalandırmakla tehdit etti. Hırsızlık sanığı Ekrem İmamoğlu’nun gölgesinde partiyi kuran Özgür Özel, Edirne’de yaptığı konuşmada, “Şimdi bu özelleştirmeyle ucuz otobanların hepsi 5 kat pahalanacak. Bu özelleştirmeyle, İstanbul’daki birinci ve ikinci köprü, şimdi 50 lira, en az iki kat, iki buçuk kat pahalanacak. İhaleye girecek olanlara söylüyorum. Seneye geleceğiz, iktidara geleceğiz. Bütün otoyolları devletleştireceğiz” ifadelerini kullanarak CHP’nin tek parti dönemini hortlattı.
SAHİ BEDAVA TRAKTÖRE NE OLDU?
Trakya turunda adeta ucuz şova soyunan Özel, daha partisinin adını bile telafuz edemeyerek gülünç duruma düştü: “Eldeki imkanlarla hızlı bir şekilde üye sayısı milyona doğru ilerliyor. İyi Parti’nin milyonlarca üyesi olması İyi Parti’ye de Türkiye’ye de güç verecek. İyi... Yeni Parti. İyi... Musavvat Bey, selam olsun. Bu da bizden olsun yani.” CHP’de olduğu dönemde çiftçilere verilen “Bedava traktör” yalanının mimarlarından olan Özel, “Biz geldiğimizde ilk dönem en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak, bir sonraki döneme kadar 1.5 asgari ücrete çıkacak, hiç yolu yok” dedi.
BOŞA MEYDAN OKUYORLAR
Konuyla ilgili gazetemize konuşan araştırmacı yazar Mustafa Albayrak, Özel’i eski Türk filmlerindeki “kof kabadayı’ tiplemesine benzeterek, şunları söyledi: “Tamamen bir palavracı, böyle kof kabadayılar vardır eski Türk filmlerinde. ‘Anamı kesen ben, babamı kesen ben, sülalemi doğrayan ben’ diye meydan okuyan, etrafa korku vermeye çalışan kof kabadayılar vardır. Ondan sonra bir sinek girer burnuna, onu yere serer veya birazcık bileği güçlü bir insanla karşılaştığı zaman tırsar. Öyle milleti tehdit etmek, makamları tehdit etmek, savcılarımızı tehdit etmek... Bak, her kesimden de insanlar tutuklanıyorlar, soruşturma geçiriyorlar, ifadeye çağrılıyorlar. Tehdit eden var mı? Geçtiğimiz günlerde boykot çağrısı yaparak esnafımızı ekonomik olarak nasıl tehdit ettiyse şimdi de ekonomiye hazineye destek olarak ve devletin yükünü hafifletecek girişimler dolayısıyla tehdit ediyor. Yalanlarının haddi hesabı yok. Bedava traktör yalanı var. Sonra da ‘Şaka yaptık’ dedi. ‘Her emekli maaşını 39 bin yapacağız’ gibi yine gerçeklerle bağdaşmayan bir palavra sıkmaktadır. Sahte kabadayıları gibi yalanlarla kitlesini ayakta tutmaya çalışıyor. CHP’nin var olan kitlesini de parça parça ettiler; kendi pavyon kapılarına düşürdükleri delegasyon pazarlarıyla partilerini parçaladılar. İstikballeri yok, herhangi bir programları yok. Sadece boş vaat, yalan ve palavrayla oy toplayabileceklerini zannediyorlar ama artık tutmaz bu yalan, bu maya tutmaz.”
MİLLET ALEYHİNE ÇALIŞIYORLAR
27. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı da, şuyle konuştu: “Bunlar devlet ve millet menfaati için yararı olacak her işe karşı olmayı huyu edinmişler. Zaten daha önce de benzer şeyler yapmışlardı. Kemal Kılıçdaroğlu olsun, CHP sözcüleri olsun... Efendim, her dönemde bunları, bazı CHP milletvekilleri vardı. Bir sürü insan bu tip şeylere, ‘Bu ihalelere girmeyin, işte alanın elinden geri alacağız’ falan böyle şeyler söylüyordu, tehdit ediyorlardı. Özgür Özel’de bu furyaya zaten genel başkan koltuğuna oturduğundan beri katılmış durumda. Bu söylemlerin asıl amacı herhangi bir uygulamayı hayata geçirmekten ziyade, devlet ve millet menfaatine oluşabilecek çalışmalara takoz olmaktır. Bunların bir şey yapacaklarından değil, sadece ülkede devlet ve millet menfaatine oluşacak, oluşma ihtimali olan şeyleri; gayretleri, çalışmaları engellemek için. Ama CHP tarihine baktığınız zaman, bütün meseleleri devlet, millet ve medeniyet doğrultusunda yapılan bütün hizmetlere engel olmaktır. Bir Boğaziçi Köprüsü’nden tutun, tüp geçidinden tutun... Kıbrıs Barış Harekâtı bunun çarpıcı bir örneği. Harekâtın gerçekleşmesinde merhum hocamız eski Başbakan ve dönemin Başbakan Yardımcısı koalisyon ortağı Necmettin Erbakan ve Milli Görüş hareketinin rolü büyüktür. Maalesef böyle bir şey var; bu ‘muasır medeniyetçi’, yani ‘tek dişi kalmış canavar’ medeniyetinin ülke içindeki temsilcileri bunlar. Millete saygı duymazlar ama sandık kurulduğunda şirinlikler yaparlar. Bu arkadaşlar ezelden beri Müslüman Anadolu insanını sevmezler ve hep tehditvari ifadeler kullanırlar. Ellerinden geldiği kadar bu devletin ve milletin gelişmesini engellemek için bir gayret içerisindeler. Allah ıslah etsin.”