Spor
'Okçuluk Benim Sporum' Projesi Tokat'ta kent merkezi ve 7 ilçedeki 16 okulda başladı
Okçular Vakfı öncülüğünde başlatılan projenin Tokat etabı için protokol törenle imzalandı; 10 okulda geleneksel, 6 okulda olimpik okçuluk eğitimi verilecek.
İstanbul'da başlatılan 'Okçuluk Benim Sporum' Projesi Tokat'ta hayata geçirildi. Kent merkezi ile 7 ilçedeki 16 okulda eğitim gören öğrencilere geleneksel Türk okçuluğu ve olimpik okçuluk eğitimi verilecek.
Okçular Vakfı öncülüğünde, İstanbul Valiliği himayelerinde başlatılan projenin Tokat etabına ilişkin iş birliği protokolü düzenlenen törenle imzalandı. İlk aşamada 10 okuldaki öğrencilere Geleneksel Türk Okçuluğu, 6 okuldakilere ise olimpik okçuluk öğretilecek.
Çocukları ve gençleri okçulukla buluşturmayı, geleneksel sporları yaşatarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan proje, Tokat merkezle birlikte ilçelerde uygulanacak. Projenin ilerleyen dönemlerde Tokat'ın bütün ilçelerine yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Vali Köklü: "Okçuluk okulunu kurmak 300 bin bandında tutuyor"
Tokat Valisi Abdullah Köklü, Okçular Vakfı ile valilik arasında imzalanan protokolün 4-6 yaş çocuklardan lise sona kadar tüm okullarda okçuluk faaliyetinin birlikte icra edilmesini kapsadığını söyledi. Köklü, öğretmenlerin Okçular Vakfı ile birlikte eğitime gittiğini, okçuluk sporunun hem geleneksel hem de modern anlamda gençlere nasıl aktarılacağını bu eğitimde öğrendiklerini aktardı.
Maliyete değinen Köklü, "Bu malzemeleri almak basit olmuyor. Okçuluk okulunu kurmak 300 bin bandında tutuyor. Protokolle bunu ilçelerimize dağıttık. 16 okulda başladık. Önümüzdeki yıl hedefimiz tüm okullarda çıkarmak" dedi.
Okçuluğun sadece ok atmaktan ibaret düz bir spor olmadığını belirten Köklü, "Bizim yapmış olduğumuz tüm faaliyetler geçmişimizle olan bağlantımızı kurmak amacı taşıyor. Geçmişimizle bize bağlantı kuran ne varsa okçuluk bunlardan bir tanesi, mehter de bunlardan bir tanesidir. O etkinliklerin tamamını çocuklarımıza yaptırmaya gayret ediyoruz" diye konuştu.
Çocuklar ise olimpiyat şampiyonu Milli Okçu Mete Gazoz'u örnek aldıklarını, atalarının savaş meydanlarında kullandığı ok ve yayı günümüzde bir spor dalı olarak öğrenmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.