Yerel
Antalya'da Hatice Temel'in ölümünde sanık için ağırlaştırılmış müebbet istendi
Adli Tıp raporunda darp ve cinsel saldırı ile Hatice Temel'in ölümü arasında neden-sonuç ilişkisi bulunduğu değerlendirildi. Karar duruşması bekleniyor.
Antalya'nın Korkuteli ilçesi Avdan Mahallesi'nde 10 Kasım 2023'te, ameliyat olan okul arkadaşını ziyaret için girdiği evde darbedilip cinsel saldırıya uğradığı iddia edilen 65 yaşındaki Hatice Temel hayatını kaybetmişti. Davanın 7'nci duruşmasında Cumhuriyet savcısı, tutuksuz yargılanan sanık Ş.E.'nin (74) “nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda, darp ve cinsel saldırının oluşturduğu efor ile stresin Temel'in kronik kalp ve damar hastalığını tetiklediği, ölümün ani kalp durması sonucu meydana geldiği belirtildi. Raporda, darp ve nitelikli cinsel saldırı ile ölüm arasında neden-sonuç ilişkisi bulunduğu değerlendirildi.
“Vurdum kafasına, öldürdüm”
İddianameye göre Temel, 10 Kasım 2023 sabahı hayvanlarını otlatmak için dağlık bölgeye götürdükten sonra köye döndü; Ş.E.'nin evinin yakınından geçerken ameliyat geçiren okul arkadaşını ziyaret etmek için eve girdi. Ş.E.'nin, eşinin evde olmamasını fırsat bilerek Temel ile cinsel ilişki yaşamak istediği, kadının kabul etmeyip direnmesi üzerine onu darbedip nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu öne sürüldü. Temel, evin girişindeki holde hayatını kaybetti.
İddianamede, olay tarihinde 71 yaşında olan sanığın evden çıktıktan sonra ekmek dağıtımı yapan Yakup T. ile karşılaştığı ve Temel'i kastederek “Vurdum kafasına, öldürdüm” dediği belirtildi. Yakup T.'nin evin içine baktığında Temel'i sırtüstü ve hareketsiz halde gördüğü, ardından yakınlarına haber verdiği kaydedildi. Adli Tıp Kurumu raporunda ayrıca, Temel'den alınan örneklerin Ş.E.'nin DNA profiliyle uyumlu olduğu, tespit edilen yaralanmaların ise tek başına ölüme neden olabilecek nitelikte olmadığı ifade edildi.
Sanık suçlamayı reddetti
Soruşturma aşamasındaki ifadelerinde cinsel saldırı suçlamasını reddeden Ş.E., Temel'in kıyafetlerini çıkarmadığını, onu ilişkiye zorlamadığını ve öldürme niyetinin bulunmadığını savundu. Sanığın sulh ceza hâkimliğindeki ifadesinde, Temel'in yanağına eliyle iki kez vurduktan sonra kaçtığını söylediği; kadını tanımadığını ve aralarında komşuluk ilişkisi bulunmadığını ileri sürdüğü kaydedildi.
Bir yılı aşkın tutukluluğun ardından tahliye edildi
Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında olay günü gözaltına alınan Ş.E., “mağduru bitkisel hayata girdirecek veya öldürecek şekilde cinsel saldırı” suçundan 10 Kasım 2023'te Korkuteli Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı. Sanık, bir yılı aşkın süre tutuklu kaldıktan sonra 14 Kasım 2024'te aynı hâkimliğin kararıyla tahliye edildi.
Suçun ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle Antalya Adliyesi'ne gönderilen dosyada hazırlanan iddianameyi Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kabul etti. İddianameyle birlikte sanığın yeniden tutuklanması talep edildi; mahkeme bu talebi reddederek adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin verilecek cezadan düşülmesini de istedi. Karar verilmesi beklenen 8'inci duruşma ilerleyen günlerde görülecek.
Avukat Beyza Keser, tahliyenin soruşturma evresi için öngörülen azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle gerçekleştiğini, sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin sürdüğünü ve mütalaadaki talebin Türk Ceza Kanunu'nun 102/5 maddesi kapsamında yapıldığını aktardı. Keser, “Sanığın; mağduru öldürecek şekilde cinsel saldırı eylemi nedeniyle en üst hadden ve iyi hal indirimi uygulanmaksızın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını ve hükümle beraber tutuklanmasını talep ediyoruz” dedi.
“Bugün benim annem, yarın başkasının annesi”
Hatice Temel'in kızı Durdu Tulum, yaklaşık 3 yıldır adliye koridorlarında olduklarını söyledi. Tulum, “10 Kasım 2023'te bir telefon geldi. Annemin hayatını kaybettiğini, köyde bir kişinin ona saldırarak cinsel saldırıda bulunduğunu söylediler” ifadelerini kullandı.
“Ölüm olabilir ama böyle bir şey asla kabul edilemez” diyen Tulum, “Biz hukuk sürecinin hızlı bir şekilde ilerlemesini, ceza almasını, adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bugün benim annem, yarın başkasının annesi ya da kız kardeşi. Hiç kimsenin başına böyle bir şey gelmesini istemiyoruz” dedi.
Sanıkla aynı mahallede yaşadıklarını belirten oğlu Turgut Temel ise “Sanık tutuksuz şekilde köye geliyor, gidiyor. Aynı köydeyiz; düğünde, bayramda istemeden de olsa karşılaşıyoruz. Kanımız kabarıyor ama sabrediyoruz. Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz” diye konuştu. Annesinin köyde tek başına yaşayan, kendi emeğiyle geçinen, kendilerine ve torunlarına destek olan bir kadın olduğunu anlatan Turgut Temel, sanığın eşinin annesinin okul arkadaşı olduğunu söyledi ve “Biz davanın peşindeyiz” ifadesini kullandı.