Dünya
Sinan Tavukcu gözden kaçırılan kritik yönlerini yazdı! Trump'tan anti Siyonist Yahudilere davet
SDAV Başkanı Sinan Tavukcu Stratejik Düşünce Enstitüsü'nde "Trump, 47 Yıldır Beyaz Saray’a Kabul Edilmeyen Anti-Siyonist Yahudi Cemaatleri Davet Ederek İsrail’e Ne Mesaj Verdi?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Sinan Tavukcu kaleme aldığı analizinde dikkat çeken ifadeler kullandı.
İşte Tavukcu'nun o yazısı:
ABD Başkanı Donald Trump'ın bu yıl Roş Hasana (İbrani Yeni Yılı) vesilesiyle İsrail Devleti'ni engellemesi ve anti-Siyonist ultra-Ortodoks Hasidik cemaati liderleri 3 Eylül'de Beyaz Saray'da özel bir görüşme yapılmasını kabul ederek, İsrail ve Siyonistlere verilen önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. Benzer düzeyde üst düzey bir Hasidik liderler heyeti, Beyaz Saray'da ve son Aralık 1979'da (47 yıl önce) Başkan Jimmy Carter döneminde ağırlaştı.
Bu yazımızda, Oval Ofis'te kabul edilen Hasidik cemaatini ve verilen mesajı ele alacağız.
ABD başkanları 1922 yılından bu yana Amerikan Yahudi toplumunun yeni yılını kutlayan kutlama bültenleri yayınlanmaktadır. Önceki başkanlar Obama ve Biden, Roş Hasana arifesinde Yahudi liderlerle geniş katılımlı telekonferanslar düzenlemişti; Hattın diğer ucunda genellikle bin kadar haham, örgüt lideri, bağışçı ve destekçiler olacaktı. Beyaz Saray'da geniş kapsamlı resmi karşılama düzenleme geleneği 2022'de Joe Biden dönemiyle başladı. Cemaat temsilcileri, AIPAC, Başkanlar Konferansı, ADL gibi Yahudi lobilerinin temsilcileri, Yahudi kongre üyeleri ve bürokratlar bu davetlerin daimi konukları arasındadır.
Donald Trump'ın bu yılki daveti neden farklı?
Donald Trump ilk başkanlık döneminde (20 Ocak 2017 - 20 Ocak 2021) ve ikinci defa başkanlık yaptığı 2025 yılında geleneksel Beyaz Saray protokollerine uygun şekilde geniş tabanlı, ana akım ve İsrail yanlısı (Siyonist) temsilcilerini Beyaz Saray'a davet etti. Katılımcılar; Reformcu, Muhafazakâr ve Modern Ortodoks direnişi, hahamlar ve sivil toplum aktivistleri ile AIPAC, ADL, CoP gibi Siyonist lobi temsilcileriydi.
Ancak bu yıl davet edilen Yahudi cemaati temsilcileri öncekilerden oldukça farklıydı. Geniş katılımlı bir resepsiyon düzenlemeyen Başkan, Ultra-Ortodoks Hasidik Satmar, Bobov, Skver, Vizhnitz cemaatleri ile Hasidik olmayan Litviş (Litvanya) cemaatinin Rebbe olarak adlandırılan ruhani liderleri ve temsilcilerini kutlama için Beyaz Saray’a davet etti. Bu cemaatlerden Litviş (Litvanya) cemaati dışındakilerin hepsi anti-Siyonisttir, Bobov Cemaati ve Vizhnitz Cemaati’nin İsrail ile ilişkileri vardır.
1979 yılından bu yana (47 yıl sonra) ilk defa anti-Siyonist ultra-Ortodoks Hasidik toplulukların Yahudi yeni yılı kutlamasının muhatapları olarak davet edilmeleri çok dikkat çekiciydi. Satmar Hahamı Aaron Teitelbaum’un başkanlık ettiği altı Hasidik Amerikalı hahamın, Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği özel görüşmeye ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın damadı Jared Kushner ile New York Cumhuriyetçi Temsilcisi Mike Lawler da iştirak etti.
Oval Ofis toplantısının gündemi
ABD Başkanı bu toplantıya verdiği önemi, heyeti Washington'a getiren özel jetlerin yaşadığı gecikmeleri telafi etmek için görüşme saatini ertelemesiyle gösterdi. Beyaz Saray yetkililerinin düzenlediği programa göre, Rebbe'ler ve haham liderler güvenli konvoylarla Beyaz Saray kompleksine geldiler.
Bu toplantının dikkat çeken yönlerinden birisi de cemaat liderliği konusunda yaşadıkları anlaşmazlık sebebiyle küs olan Satmar Ahronim Cemaati Hahamı Aharon Teitelbaum ile Satmar Zalis Cemaati Hahamı Zalman Leib Teitelbaum kardeşleri Trump'ın barıştırmış olmasıydı. Aralarındaki buzlar Beyaz Saray'da Başkan sayesinde eridi.
Yahudi medyasında görüşmede hahamların Trump’tan; yeşivalara federal fon sağlanması, hapishanelerde koşer yemek verilmesi, kamu konut yardımı yapılmasının isteneceği, Avrupa'daki Yahudi mezarlıklarının tahrip edilmesiyle ilgili endişelerin dile getirileceği ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üzerindeki nüfuzunu kullanarak, İsrail'deki yeşiva öğrencileri için tam askerlik zorunluluğu getiren yasayı engellemesinin talep edileceği yazıldı.
Ancak son talep dışında diğer konuları hahamların gündeme getirmedikleri öğrenildi. Bunun sebebinin söz konusu taleplerin İsrail karşıtı ve anti-Siyonist mesajı gölgede bırakma endişesi olduğu tahmin edilebilir.
Toplantıya katılan Satmar hahamlarından biri Başkan için bir dua okudu ve ardından bu duanın deri ciltli bir kopyasını Trump'a sundu.
Satmar Cemaatinin Trump’a sunduğu mektup
Toplantıda Satmar lideri Haham Aaron Teitelbaum, Trump’a iki sayfalık bir mektup sundu. Mesih gelmeden kurulan devleti meşru görmeyen Satmar Cemaatinin görüşlerini yansıtan bu mektupta öne çıkan vurgular şunlardı:
Yahudileri birbirine bağlayan temel unsurun siyasi bir vatandaşlık veya ulusal aidiyet değil, sadece Tevrat ve Yahudilik dini olduğu,
İsrail Devleti'nin dünya Yahudilerini veya Yahudi dinini temsil edemeyeceği, İsrail hükûmetinin aldığı kararların otomatik olarak "Yahudi pozisyonu" sayılamayacağı,
Anti-Siyonist Ortodoks Yahudilerin siyasi evlerinin Amerika Birleşik Devletleri olduğu,
İsrail Devleti’ne veya Siyonizm’e karşı çıkmanın ya da eleştirmenin "Yahudi düşmanlığı" (antisemitizm) ile eş tutulamayacağı,
İsrail Devleti’nin eylemlerinden dolayı dünyadaki tüm Yahudilerin sorumlu tutulmasının veya İsrail ile doğrudan siyasi bağ kurulmasının yanlış olduğu.
Başkan Trump, İsrail’in ve büyük Siyonist kuruluşların “Yahudilerin tek sözcüsü” olma iddiasını açıkça reddeden bu mektubu kabul edip "ekibiyle değerlendireceğini" söyledi.
Davete ve mektubun kabulüne Siyonist tepkiler
Trump'ın geleneksel kurumları baypas ederek anti-Siyonistlerle doğrudan ilişkiye girmesine kendisinin en büyük destekçileri arasında yer alan ABD'deki İsrail yanlısı muhafazakâr Yahudi gruplar ve Cumhuriyetçi bağışçılar tepki gösterdiler. Davet, geleneksel olarak Beyaz Saray'daki Yahudi buluşmalarını organize eden veya yönlendiren AIPAC gibi devasa Siyonist lobileri rahatsız etti. The New York Jewish Week ve The Jerusalem Post gibi yayın organları, Trump'ı destekleyen pek çok İsrail yanlısı ismin, davetli listesinde Satmar rebbelerinin bulunmasını sert bir şekilde eleştirdiğini aktardı.
Bu çevreler, Trump'ın "marjinal ve anti-Siyonist bir gruba" hak etmedikleri bir meşruiyet ve siyasi podyum sağladığını savundular. Siyonist elitler, anti-Siyonist ve İsrail karşıtı Yahudilerin Roş Haşana bayramı için muhatap alınmalarını "büyük bir Washington anomalisi" olarak değerlendirdiler.
İsrail medyası ve ABD'deki Siyonist lobiler Trump'ın, Haham Aaron Teitelbaum’un sunduğu mektubun Beyaz Saray'da kabul görmesini sert bir dille eleştirdiler. Mektubu "ekibiyle değerlendireceğini" söylemesini, İsrail Devleti'nin küresel Yahudi dünyasındaki hamilik ve temsil yetkisine vurulmuş bir darbe olarak yorumladılar. Ana akım İsrail medyasında bu durum, Trump'ın Netanyahu ile olan kişisel husumetini İsrail'in kurumsal meşruiyetini zedeleyecek bir noktaya taşıması olarak eleştirildi.
İsrail ve Siyonist çevreler bu zirveyi Trump'ın saf bir ideolojik müttefik olmadığını, tamamen "Önce Amerika" (America First) pragmatizmiyle ve kendi yerel oy çıkarları doğrultusunda gerekirse İsrail'in en büyük ideolojik düşmanlarıyla bile el sıkışabileceğini (hatta iki düşman kardeşi bile barıştırabileceğini) gösteren tehlikeli bir emsal olarak dikkate aldılar.
Trump’ın Siyonizm karşıtı Satmar liderlerini 47 yıl sonra Beyaz Saray'da ağırlaması; artık Amerikan toplumunda sempatisi iyice azalan ve ABD için yük hâline gelen İsrail ile ilişkilere ve "İsrail First" çizgisine mesafe koyma, diaspora ile ilişkileri yeniden tanımlama girişimi olarak okunabilir. Haham Aaron Teitelbaum’un mektubundaki “Amerika evimiz” vurgusunun öne çıkması buna işaret etmektedir ve Başkanın "America First" politikası ile uyumludur.
Davetin Trump penceresinden değerlendirilmesi
Donald Trump’ın Binyamin Netanyahu ve mevcut İsrail hükûmetiyle son dönemde yaşadığı ciddi gerginlikler ve derinleşen güven krizi, bu tarihi Oval Ofis zirvesine çok daha stratejik bir anlam kazandırdı. İsrail Başbakanı'na karşı sabrı tükenen Trump, Siyonist olmayan ve Amerika’ya sadakatini ilan eden Yahudileri Beyaz Saray'a kabul ederek Amerikan diasporası içinde Siyonist olmayan farklı bir dini liderliği de tanıdığını gösterdi. Böylece, Siyonist lobi etkisinde şekillenmiş bulunan geleneksel ABD-İsrail politikasını bağımsız yürütebileceğinin sinyalini verdi.
Bütün bunlarla birlikte İsrail'deki bazı sağ kanat analistler, Trump’ın bu hamlesini ideolojik bir kırılma değil, blok bir oy kitlesini garanti altına almak için yaptığı tamamen pragmatik bir seçim yatırımı olarak değerlendirmeyi tercih ettiler. Toplantının ABD ara seçimlerinden sekiz hafta önce gerçekleşmiş olması bu değerlendirmeye kısmen haklılık payı veriyor. Satmar cemaatinin dünya çapındaki toplam bağlısının 120.000 ile 150.000 arasında olduğu tahmin edilmekte olup bunun %80'inden fazlası ABD'de (özellikle New York eyaletinde) yaşamaktadır.
Sonuç
Washington’un İsrail’in savaşlarını kayıtsız şartsız destekleme politikası, ekonomisi kriz içinde bulunan ABD vatandaşları tarafından tepkiyle karşılanmaktadır; bugüne kadar Amerikan halkının vergilerinden cari fiyatlarla 310 milyar dolar ile 330 milyar dolar İsrail’e aktarılmıştır. Son anketler, Evanjelik Hristiyanlar da dahil olmak üzere Amerikan toplumunda İsrail’e olan sempatinin hızla kaybolduğunu ortaya koymaktadır ve ara seçimlere hazırlanan ABD başkanı Donald Trump bu durumun farkındadır.
Başkan Trump’ın ikinci başkanlık döneminde uygulamaya çalıştığı ABD'nin Ortadoğu’da geniş bölgesel ittifak stratejisinin İsrail tarafından sürekli sabote edilmesi, Trump’ın Gazze savaşını sona erdirmek için hazırladığı barış planı ve yol haritası konusunda Binyamin Netanyahu hükûmeti ile ciddi görüş ayrılıkları ve tıkanıklıklar yaşanması, İsrail’in bazı kritik bölgesel operasyonları hakkında zamanında bilgi vermemesi, kimi zaman yanlış bilgilerle Beyaz Saray’ı manipüle etmesi, ikili hükûmet arasında soğukluklara yol açmıştır.
ABD Başkanı Donald Trump'ın bu yıl Roş Hasana öncesinde, İsrail Devleti ile bilinen Yahudi cemaati liderlerini Beyaz Saray'da kabul ederek özel bir görüşme yapması, 1967'den bu yana Siyonist lobinin güçlü etkisi altında şekillenen ve Orta Doğu'da İsrail'i merkeze alan ABD dış politikasında ciddi birn habercisidir.
ABD'nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS) belgesinin (IV. Strateji 1. İlkeler) bölümünde, “ yabancı güçlerin veya yapıların ABD politikalarının yönlendirilmesi veya uzaktaki yabancı araçlara sürüklemeyi amaçlayan lobi ve etki operasyonlarına, ülke içinde yabancı çıkarlara sadık oy blokları yönlendirilnene engel olunacağına ” ilişkin İsrail ve Yahudi lobileri kastedilmiştir. Trump'ın İsrail'den ayrılması ve Amerika'yı kendi gören Yahudileri Amerikan Yahudilerinin temsilcileri olarak kabul ettiği son toplantı, ABD'nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi ile uyumlu.
İsrail devleti, İsrail'i reddeden Yahudi cemaatlerinin kabulüne ve Başkana sundukları mektuba resmi bir tepki vermek yerine sessiz kalarak konuyu gündemde tutmama yolunu seçti. Gereksiz İsrail medyasında yazanlar Amerikan Siyonist elitleri, toplantıya davet edilen Yahudi cemaati temsilcilerini marjinal grup temsilcileri olarak niteleyip küçümseme yollarını gittiler. Toplantıyı, Trump'ın Kasım seçimlerine yönelik siyasi bir hamle olarak küçülten bir anlatıyı tercih ettiler. İsrail'in ve Siyonist çevrelerin Trump'ın mesajını zayıflatıcı ve umursamama yaklaşımları ile ilgili durumları.
Türkiye'ye gelince; Trump'ın İsrail ve Siyonistlere yönelik bu geliştirme hamlesi ciddi bir şekilde gündeme gelmiş, bunun yerine ünlü YouTuber Ruhi Çenet'in İsrail yanlısı Hasidik Chabad Yahudilerini konu edinen videosuna ait tartışmaların gölgesinde kalarak hak ettiği önemde değerlendirilmemiştir.