Kültür - Sanat
Kayıp Miryokefalon Kalesi 850 yıl sonra Çivril'de Kufi Vadisi girişinde tespit edildi
Prof. Dr. Hasan Kara, yaklaşık 10 yıllık arazi çalışmasının ardından tespit edilen yapının Miryokefalon Kalesi olduğu kanaatine vardıklarını söyledi.
Miryokefalon Zaferi'nin 850. yılı öncesinde, kaynaklarda "yıkık ve virane" olarak geçen Miryokefalon Kalesi'nin Denizli'nin Çivril ilçesinde, Kufi Vadisi'nin girişinde tespit edildiği açıklandı. 1176 Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Balık ile Prof. Dr. Hasan Kara, Denizli Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen basın toplantısında, elde edilen arkeolojik ve tarihî bulguların savaşın Denizli'de yapıldığı tezini güçlendirdiğini söyledi.
Prof. Dr. Kara, Miryokefalon Savaşı'nın yeriyle ilgili tartışmaların en önemli nedenlerinden birinin kalenin bugüne kadar bulunamamış olması olduğunu belirtti. Dernek olarak yaklaşık 10 yıldır bölgede arazi çalışmaları yürüttüklerini anlatan Kara, bu çalışmalar sırasında Çivril'de önemli bulgulara ulaştıklarını ifade etti.
Niketas'ın anlatımı Kufi Vadisi'ni işaret etti
Araştırmanın çıkış noktası, Bizans tarihçisi Honazlı Niketas'ın anlatımları oldu. Kara'nın aktardığına göre ordu, Honaz'dan Dinar istikametine ilerleyip Homa'ya ulaştıktan sonra yıkık Miryokefalon Kalesi'nin yanından geçerek yaklaşık 10 mil uzunluğundaki bir vadiye girdi. Bu özellikleri taşıyan vadinin bölgede Kufi Vadisi olduğunu söyleyen Kara, kalenin de vadinin girişinde aranması gerektiği düşüncesiyle yıllarca çalışma yaptıklarını dile getirdi.
150 dönümü aşan alanda sur temelleri ve iki burç
Kara, araştırmalar sonucunda Koçak ile Işıklı mahalleleri arasında, ova seviyesinden yaklaşık 100-120 metre yükseklikte önemli bir yerleşim alanının izlerini tespit ettiklerini açıkladı. 150 dönümün üzerinde, geniş sınırlarıyla yaklaşık 300 dönüme ulaşan alanda kale yerleşimine ait izler bulunduğunu aktaran Kara, onlarca metre boyunca devam eden sur temelleri, iki burç, yapı blokları, su kuyusu veya sarnıç olduğu değerlendirilen yapılar ile çok sayıda taş ve seramik kalıntısının görüldüğünü söyledi.
Kara'nın verdiği bilgiye göre, bölgede 2020'de tespit edilen mezarlığın ardından alan, 2021'de Aydın Kültür Varlıkları Bölge Kurulu tarafından Karakaya Nekropolü ve Yerleşimi adıyla birinci ve üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi. Yüzey araştırmalarında elde edilen malzemeler, milattan önce 4. yüzyıldan milattan sonra 6. yüzyıla uzanan bir yerleşim izine işaret ediyor. Kalenin ise 1176'da zaten yıkık ve virane durumda olduğu değerlendiriliyor.
"Yıkık ve kayıp olan Miryokefalon Kalesi'dir"
Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde tespit edilen yapının Miryokefalon Kalesi olduğu kanaatine vardıklarını belirten Kara, şunları söyledi: "Bu kale, bütün ifadelerden, Niketas'ın tanımlamalarından, arkeolojik ilk yaşlandırmalardan, yüzey bulgularından ve Bizans ordusunun İstanbul'dan Konya'ya giderken geçtiği yol güzergâhından hareketle yıkık ve kayıp olan Miryokefalon Kalesi'dir."
Kaleye ilişkin bulgular makale hâline getirilerek Anadolu Kültürel Araştırmalar Dergisi'nde yayımlandı. Kara, farklı akademik ortamlarda sunumların yapıldığını ve değerlendirmelerin ardından keşfi kamuoyuyla paylaşma aşamasına geldiklerini söyledi.
Balık: "Miryokefalon da tapusunu bize tescil etmiştir"
Doç. Dr. İbrahim Balık, zaferin Anadolu'nun Türk yurdu olması açısından taşıdığı önemi, "Malazgirt Anadolu kapısını Türklere açtıysa, Miryokefalon da tapusunu bize tescil etmiştir" sözleriyle anlattı. Dernek olarak zaferin Denizli'de geniş katılımlı bir programla anılması için uzun süredir çalıştıklarını belirten Balık, bu yıl ilk kez Denizli Valiliği himayesinde kapsamlı bir anma programı düzenleneceğini açıkladı.
Balık, savaşın yeri konusundaki akademik tartışmaların devam ettiğini, farklı illerde yapılan kutlamaların da bilimsel tartışmanın sürdüğünü gösterdiğini ifade etti. Kesin sonuca ulaşmanın yolunun daha kapsamlı yüzey araştırmaları ve arkeolojik çalışmalar olduğunu söyleyen Balık, 1176 Derneği'nin bu çalışmalar için yeniden başvuru yapacağını bildirdi.
Anma programı 16 Eylül'de Kufi Vadisi gezisiyle başlayacak
850. yıl programı 16 Eylül'de saat 10.00'da, bürokratların da katılacağı Kufi Vadisi ve çevresindeki tarihî alanlara geziyle açılacak. Aynı gün akşam Çivril'de akademisyenler ile yerel araştırmacıların katılacağı panel yapılacak.
Zaferin yıl dönümü olan 17 Eylül'de saat 13.00'te Çivril Atatürk Anıtı'na çelenk sunulacak, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okunacak. Saat 14.00'te savaş alanı olarak değerlendirilen bölgede, tespit edilen kalenin eteklerindeki tören alanında program sürecek; gün boyunca mehter, halk oyunları ve cirit gösterileri düzenlenecek.
Program, 18 Eylül'de Pamukkale Üniversitesi Turizm Fakültesi'nde İstanbul Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi'nden akademisyenlerin katılacağı kapanış paneliyle sona erecek.