AKİT MENÜ

Tarım

Arıcılar 2200 rakımlı Konya yaylalarında yaklaşık 5-5,5 ton doğal bal bekliyor

Hüseyin Tepe'nin tasarladığı 240 kovanlık mobil tırla 2200 rakımlı Konya yaylalarına çıkan arıcılar, şekersiz üretimde yaklaşık 5-5,5 ton bal bekliyor.

Haber Merkezi

Kış aylarını Antalya'nın Manavgat ilçesinde geçiren arıcılar, iş insanı Hüseyin Tepe'nin kendi tasarımıyla hayata geçirdiği 240 kovanlık mobil tırla mayıs başında yaklaşık 1500 rakımlı Konya'nın Bozkır ilçesine, temmuz başında ise 2200 rakımlı yaylalara çıkıyor. Doğadaki çiçeklerden toplanan nektar ve polenle üretilen baldan bu sezon yaklaşık 5-5,5 ton hasat bekleniyor.

Arıcılar yaklaşık 2 aydır arılara şeker vermiyor; kovanların bakımından sorumlu 39 yaşındaki Mahmut Baş ise şekersiz dönemi 3 ay olarak anlattı: "Arılara 3 aydan bu yana hiçbir şey vermiyoruz. Doğadan gelen tamamen doğal bal." Çocukluğundan bu yana arıcılık yapan Baş, mobil tırda 240 kovan bulunduğunu söyledi. Ürünler analiz yaptırılmadan satışa sunulmuyor.

Tırda 240, dışarıda yaklaşık 200 kovan var

Tırın sağında ve solunda 120'şer olmak üzere toplam 240 kovan yer alıyor; her kovanda 20'şer çıta var ve kovanlara kat atılmıyor. Kovanlar raylı sistem üzerine kurulu, tırın üstü de raylı sistemle açılıp kapanıyor. Arıcılar bakım için tırın üzerini açıyor, işlem bitince yeniden kapatıyor. Tırdakilere ek olarak yaklaşık 200 kovan da dışarıda bulunuyor.

Projeyi kendisinin hazırladığını söyleyen Tepe, "Mobil arıcılığı hayata geçirirken amacım arıcının işini kolaylaştırmak ve arılarımızı daha kontrollü bir sistem içerisinde taşımaktı" diye konuştu. Tırın içinde arıcıların ihtiyaç duyabileceği yaşam alanı, kamera sistemi, güneş enerjisi sistemi ve tank bulunuyor.

Yaylada geven, kekik ve şalbadan bal

Yüksek rakımlı yaylada arılara şeker takviyesi yapılmadığını söyleyen Mahmut Baş, "Arılar doğadan, dağdan ne topladıysa biz onu alıyoruz" ifadesini kullandı. Baş, yaylada başta geven olmak üzere yer kekiği, taş kekiği, şalba ve sayısını bilemedikleri kadar çok çiçek çeşidi bulunduğunu, arıların halen polen getirdiğini anlattı.

Üretimde hiçbir kimyasal kullanmadıklarını vurgulayan Baş, Tepe'nin "Bir kilo da bal çıksa bizim balı verdiğimiz insanı memnun edecek" sözünü aktardı. Geçen yılki analize ilişkin ise "760 protein değeri çıktı ve yüzde 5 şeker değeri belirlendi" dedi. Tepe de "Bizim için balın miktarından önce kalitesi ve doğallığı geliyor" ifadesini kullandı.

Baş'a göre doğal üretim verimi düşürüyor: arılara şeker verilse 450 kovandan yaklaşık 20 ton bal alınabilecekken amaçları çok bal almak değil, doğal bal üretmek. Bir kovandan ortalama 15 kilogram bal alınıyor; dağda çiçek bol olursa bu miktar 20 kiloya çıkıyor, çiçek olmazsa 1 kiloya kadar düşüyor.

Bu yıl geçen yıla göre daha yüksek rekolte beklediklerini, ancak yazın yağan son yağmurlar nedeniyle arıların gevenlerden yeterince polen getiremediğini aktaran Baş, taş kekiği, yer kekiği ve çakır dikeninden ise önemli miktarda bal yapıldığını belirtti: "Bu yıl beklentimizin altında bal alacağız. Hiç olmamaktan daha iyidir, Allah bereket versin."

Hasatta kovanların üst katlarındaki bal alınıyor. 70 yaşındaki Halil İbrahim Baş, taban kattaki balın arıların kışlık yiyeceği olarak bırakıldığını, kışın arıların bal ve polen toplayamadığını anlatarak "Balı tamamen alırsanız arılar açlıktan telef olur" dedi. Kovanlarda şu anda üç çıtada yavru, beş çıtada bal bulunuyor; arının ömrü yazın yaklaşık 40 gün, kışın ise 6 aya kadar çıkıyor.

Arıcılar ana arıyı dışarıdan satın almıyor; dört damızlık kovandan kendi ana arılarını üretiyor. Mahmut Baş, arı bakımının bir gün bile aksatılmaması gerektiğini "Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur" atasözüyle anlattı.

Geçen yıl 16 kovanı ayılar parçaladı

Geçen yıl yerde bulunan kovanlardan 16'sı ayılar tarafından parçalanınca arıcılar bu yıl kovanların etrafını telle çevirdi; ışıklar, hareket sensörleri ve alarm sistemi yerleştirdi. Baş, "Bir tavşan bile geçse sensörler devreye giriyor, ışıklar yanıyor ve alarm sistemi çalışıyor. Bu yıl bu önlemleri aldığımız için hiç ayı gelmedi" dedi.

Analizden geçen ballar, çeşitli yerlerdeki mağazalarda tüketiciyle buluşturuluyor; satışlar Türkiye geneline yapılıyor. Tepe, önümüzdeki yıllardaki hedeflerinin bu doğal balı yurt dışına ulaştırmak ve ihracatını gerçekleştirmek olduğunu söyledi.

Yılda bir kez bal alan arıcılar, yaklaşık 10 Ekim'e kadar Bozkır yaylalarında kalacak; ardından mobil tır Manavgat'a götürülecek ve arıların kışlık bakımları yapılacak. Şubat ayında arılar uyandırılacak, kovanlar dezenfekte edilecek ve çoğaltma çalışmaları başlayacak.

Yorumlara Git

Çağın en büyük tıbbi dolandırıcılığı! Cinsiyet endüstrisi

Bakan Gürlek duyurdu: Hakim ve savcı atamalarında liyakat dönemi! Doğu-Batı ayırımı kalkıyor

Başsavcılık harekete geçti! Kurtlar Vadisi Pusu’ya FETÖ incelemesi

Terör devletine trilyonluk bombalar! ABD'den bir kahpe plan daha

Yeni vahşet için gün sayıyorlar! Katil Katz'dan Gazze'ye topyekün katliam tehdidi