Gündem
LGBTİ’li eşcinsellere kucak açan karanlık odalar... Mühendislerin değil homoların hamisi
Türk milletini ayakta tutan en güçlü mefhumu olan ‘aile’ yapımızı çökertmek isteyen ve bu uğurda her türlü ahlaksızlığı sergilemekten geri durmayan LGBTİ’li sapkınlara bir destek de Mimar ve Mühendis Odalarından geldi.
HABER MERKEZİ
Türk milletini ayakta tutan en güçlü mefhumu olan ‘aile’ yapımızı çökertmek isteyen ve bu uğurda her türlü ahlaksızlığı sergilemekten geri durmayan LGBTİ’li sapkınlara bir destek de mimar ve mühendis odalarından geldi. Taksim’e cami yapılmasına, Ayasofya’nın ibadete açılmasına ve son olarak Kadıköy Rıhtım’a inşa edilecek camiye karşı çıkan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Çevre Mühendisleri Odası, mühendislerin haklarını korumak yerine Allah’ın lanetlediği eşcinsel sapkınların hamiliğine soyundu.
Millet lehine her müspet projeyi ya da yatırımı baltalamayı marifet sayan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (TMMOB İstanbul) ile Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nden yapılan açıklamada, Adalet Bakanlığı ve emniyet birimlerinin 15 ilde başlattığı “Ailem Güvende” soruşturması çerçevesinde eşcinsel sapkınlığı yayan marjinal yapılara ve dernek adı altındaki rezil oluşumlara yönelik operasyonlara tepki gösterildi.
İ.NELERİ SAVUNMAK ABESLE İŞTİGAL
TMMOB İstanbul’un resmi X hesabından yapılan açıklamada LGBT eylemine yönelik polis müdahalesi ve gözaltıları için “kabul etmiyoruz” ifadeleri kullanılırken, eşcinsel homolarla dayanışma içerisinde olduklarını belirten Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ise “LGBTİ+’lar yalnız değildir, baskılar bizi yıldıramaz” açıklamasında bulundu.
Aidatlarıyla kurumu ayakta tutan mühendisler dururken LGBT’li eşcinsellere kucak açan karanlık odalara tepki gösteren Mimar ve Mühendisler Grubu Denetleme Kurulu Başkanı Kadem Ekşi, eşcinsellere destek vermenin abesle iştigal olduğunu söyledi.
Ekşi şu önemli ifadeleri kullandı: “TMMOB İstanbul öyle bir paylaşım yapmış. Çevre Mühendisleri Odası da buna iştirak etmiş. Bu tür açıklamalar abesle iştigal. Yani TMMOB, Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’nin toplumu ayrıştıran, bölen ve aslında ruhsal bir hastalık olan cinsiyet sapıklığını meşrulaştıran bir eylemi desteklemesi kabul edilemez. Yani biz mimar ve mühendisler olarak i.neleri mi destekleyeceğiz? Bu toplumsal, psikolojik, sosyolojik tabanlı derin yaralar ve izler bırakan bir hastalık, bunun tedavi edilmesi gerekiyor. Bunlara yönelik müdahalelere karşı çıkanları tedavi etmek gerekir.”
BUNLAR KÜÇÜK BİR AZINLIK
Allah’ın lanetlediği eşcinsel sapkınlığı destekleyenlerin küçük bir azınlık olduğunu belirten Kadem Ekşi, şöyle devam etti: “Bunlar Türk mimarlarını ve mühendislerini temsil etmeyen marjinal grupçuklar. Şiddetle kınıyoruz, eleştiriyoruz. Bu tür açıklamalar kabul edilemez. Bu Türkiye’nin birikimi, insan kaynağı ve zenginliği olan mimar ve mühendislerin, kalkınma ve ilerleme reflekslerine koyduğu katkıları dışlayan, toplumuna yabancılaşmış bir kitlenin hezeyanıdır. Yani biz Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bunu şiddetle kınıyoruz, eleştiriyoruz. Bu sapkınlığa destek çıkanları, toplumla yüzleşmeye davet ediyoruz.
Bizim LGBT gibi sapkın eylemlere destek vermemiz düşünülemez. Böyle bir şeye çağrı yapılması abesle iştigaldir. Ayrıca hükümetin ve ilgili bakanlıkların bu konuda yapmış olduğu yaptırımlar da son derece yerindedir, haklıdır ve meşrudur. Bizim buradan bir an önce çıkmamız gerekiyor. Bu akıl tutulmasını dayatanlara, millet en büyük cevabı zaten vermiştir, verecektir de..”
MİMARLIĞI BIRAKIP HOMO DERNEĞİ KURSUNLAR
Araştırmacı Yazar Mehmet Fırat ise şu ifadeleri kullandı: “Bu güruh kendilerini muhalif olarak nitelendirdiği için toplumun sinir uçlarına dokunmayı alışkanlık haline getirdi. Nerede milletin mukaddes değerlerine aykırı bir durum varsa orada TMMOB’u görüyoruz. Eşcinsellik birilerinin kendi rahatsızlıkları ve tercihleri olabilir. Ama bunların toplumda yaygınlaştırılması veya bunun bir tercih olarak meşrulaştırılmaya çalışılmasını kabul etmek mümkün değil.
TMMOB bir meslek örgütüdür ve onların eşcinsellerle bir ilgileri yok. Onlar illa açıklama yapmak istiyorlarsa CHP’li belediyelerde dönen imar vurgunları, kaçak yapıları ve Boğaziçi’nde yükselen gökdelenleri eleştirsinler. Mühendislerin özlük haklarıyla ilgili faaliyetler yürütsünler. Bu konularda bir hassasiyetleri varsa, odalarındaki mimar ve mühendis isimlerini kaldırıp LGBT ile ilgili faaliyet gösterecekleri ayrı bir oda kurabilirler.
Orada da bu faaliyetleri diledikleri gibi icra edebilirler. Fakat bir meslek örgütünü bu amaçla kullanmaları, eşcinselliği, homoluğu savunmaları kabul edilebilir bir şey değil. İsminin önünde ‘Türkiye’ kelimesini kullanan kimi yapılar, bunun vermiş olduğu özgüven ve yaptırımlar ile bugüne kadar hakkın ve halkın karşısında ihanet çapına ermiş laik-Batıcı bir sistemin savunucuları olmuş, halka ve iradesine parmak sallamışlardır! Bu oda ve birlikler kendi mevzularının dışında her meseleye maydanoz olan ve ne ararsan bulabileceğiniz yapılara dönüşmüşlerdir. Dolayısıyla Türkiye ismini istismar eden bu yapılara gereken ayarı verme vakti geldi de geçiyor!”