Gündem
Yücel Kaya Kozinoğlu dosyasındaki kritik izi yazdı: FETÖ’nün “20 havarisi” kim?
Yeni Akit yazarı Yücel Kaya, yeniden soruşturulan Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünü 2008’de Enver Altaylı’nın Fetullah Gülen’e gönderdiği belirtilen mektupla birlikte ele aldı. MİT içerisindeki 20 personelin takibine ilişkin bilginin örgüt cephesine nasıl ulaştığını sorgulayan Kaya, savcılığa dikkat çeken çağrıda bulundu: “O 20 kişiyi bulun. MİT’in kendi içerisindeki o gizli takibini Enver Altaylı’ya kim sızdırdı?”
Yeni Akit yazarı Yücel Kaya, “Kozinoğlu'nun son akşam yemeği ve FETÖ'nün ‘20 havarisi’” başlıklı bugünkü köşesinde, eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden gündeme gelen soruşturmayı farklı bir noktadan ele aldı.
Kaya, Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde fenalaşmasından hastaneye kaldırılmasına kadar yaşananların araştırılması gerektiğini belirtirken dosyanın izinin yalnızca o geceye değil, 2008 yılına kadar sürülmesi gerektiğini yazdı.
Fetullah Gülen'e giden mektuptaki 20 kişi
Kaya'nın üzerinde durduğu en önemli ayrıntılardan biri, eski MİT mensubu Enver Altaylı'nın bilgisayarında ele geçirilen ve Fetullah Gülen'e gönderildiği belirtilen mektuplar oldu.
Dava dosyalarına da yansıyan 2008 tarihli mektupta, MİT içerisindeki 20 personelin Gülen'e yakın oldukları gerekçesiyle sıkı takibe alındığından söz ediliyor.
Aynı mektupta Kozinoğlu'nun Özbekistan'daki Gülen yapılanmasına ait okulların kapatılması sürecindeki rolünden bahsediliyor ve Kozinoğlu'nun “etkisiz hale getirilmesi” ile 20 MİT görevlisi hakkındaki takibin durdurulması için girişimde bulunulması isteniyor.
Kaya: Asıl soru bilgiyi kimin sızdırdığı
Yücel Kaya yazısında, Altaylı'nın eski bir MİT mensubu olması nedeniyle istihbarat çevresinden bilgi alabilmesinin tek başına şaşırtıcı olmayacağını belirterek dikkatleri başka bir soruya çevirdi.
Kaya şu soruyu gündeme taşıdı:
“Asıl soru şu: Bu bilgileri Enver Altaylı'ya kim verdi?”
Kaya, söz konusu bilginin sıradan bir siyasi kulis olmadığını, MİT'in kendi içerisindeki son derece hassas bir takibe ilişkin olduğunu belirterek bilgiyi sızdıran kişinin takip edilen 20 kişi arasında bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini yazdı.
20'den 87'ye uzanan dikkat çekici kronoloji
Kaya'nın yazısında üzerinde durduğu ikinci rakam ise 87 oldu.
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünden 87 gün sonra, 7 Şubat 2012'de dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan özel yetkili savcılık tarafından ifadeye çağrıldı.
Kaya, 2008'de MİT içerisindeki 20 kişinin takip edildiğine ilişkin bilginin örgüt cephesine ulaşması, Kozinoğlu hakkında kullanılan “etkisiz hale getirilmeli” ifadesi, Kozinoğlu'nun 2011'de tutuklanması, cezaevinde hayatını kaybetmesi ve 87 gün sonra yaşanan 7 Şubat MİT krizini aynı kronoloji içerisinde değerlendirdi. Kozinoğlu'nun ölümünden Fidan'ın ifadeye çağrılmasına kadar geçen 87 günlük süre başka güncel değerlendirmelerde de gündeme getiriliyor.
“FETÖ'nün asıl hedefi Kozinoğlu muydu, yoksa MİT miydi?”
Kaya, yazısında Kozinoğlu'nun ölümünün faili konusunda kesin bir hüküm vermedi ve bunun delillerle ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
Ancak şu soruyu yöneltti:
“FETÖ'nün asıl hedefi Kaşif Kozinoğlu muydu, yoksa MİT miydi?”
Kaya'ya göre Kozinoğlu daha büyük bir mücadelenin hedeflerinden biri ya da daha büyük bir hedefin önünde duran önemli bir engel olmuş olabilir.
Yücel Kaya'dan savcılığa “20 kişi” çağrısı
Kaya, Kozinoğlu'nun mezarının açılmasının ardından yürütülen incelemelerde ölüm anına ilişkin bütün şüphelerin araştırılması gerektiğini belirtirken soruşturmanın kapsamının genişletilmesi çağrısında bulundu.
Kaya'nın özellikle üzerinde durduğu konu, 2008 tarihli mektupta geçen 20 MİT personelinin kimliklerinin belirlenmesi oldu.
Bu kişilerin sonraki yıllarda nerelerde görev yaptıklarının ve 15 Temmuz sonrasında haklarında FETÖ kapsamında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının incelenmesini isteyen Kaya, yazısını şu tezle noktaladı:
“Belki Kaşif Kozinoğlu'nun son akşamının sırrı 12 Kasım 2011'de başlamadı. Belki üç yıl önce, Fetullah Gülen'in önüne giden o mektupta başladı.”
YÜCEL KAYA'NIN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN >>>