Gündem
Kuriş suç örgütü ile CHP’nin derin bağı deşifre oldu! CHP’ye oy vermeyeni aforoz etmiş
Her fırsatta muhafazakâr partileri “dini siyasete alet etmekle” itham ettikleri halde amaca giden yolda her şeyi mübah gören, başta FETÖ olmak üzere karanlık oluşumlarla iş tutan CHP’nin, Süleymancı grubu ele geçiren Kuriş ile gerçekleştirdiği seçim işbirliği ifşa oldu.
HABER MERKEZİ
Her fırsatta muhafazakâr partileri “dini siyasete alet etmekle” itham ettikleri halde amaca giden yolda her şeyi mübah gören, başta FETÖ olmak üzere karanlık oluşumlarla iş tutan CHP’nin, Süleymancılar olarak bilinen yapının yöneticileriyle olan derin bağı deşifre oldu. Liderliğini Alihan Kuriş’in yaptığı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmanın 4. dalga operasyonu gerçekleştirildi. Dosyaya giren tanık ifadeleri Cemaat-CHP seçim işbirliğini ifşa etti. Siyasi yönlendirme ve dışlamaya maruz bırakıldıklarını belirten tanıklar, seçim dönemlerinde CHP’ye oy verilmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu, buna karşı çıkan kişilerin cemaatten aforoz edildiğini ifade ettiler.
Büyüğümüzün talimatı böyle
Uzun yıllardır yapının içerisinde bulunduğunu ve geçmişte vaizlik yaptığını belirten ilk tanık, seçimlerden önce Alihan Kuriş’in adının verilerek herkesin CHP’ye oy vermesinin istendiğini anlattı. Tanık, bu talimata uymayanların daha sonra cemaatin yurtlarına, düğün salonlarına, camilerine ve sosyal tesislerine alınmadığını belirterek kapılara görevliler konulduğunu söyledi. Girişine izin verilmediğinde kendisine bunun “büyüğümüzün emri” olduğu ifade edildi ve Alihan Kuriş’in adı verildi. İkinci tanık da siyasi yönlendirmelerin tek bir seçime özgü olmadığını belirterek 2014 yerel seçimlerinde CHP’nin büyükşehir belediye başkan adayının desteklenmesinin istendiğini, 2023 seçimlerinde de CHP’nin desteklenmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu bunu reddetmesi üzerine kendisine “Alihan Kuriş’ten yasak gelebilir” denildiğini ve ilk bayram namazında yurda alınmadığını talimatın ise Kuriş’ten geldiğinin kendisine iletildiğini söyledi. Kendisinin ve başka bir kişinin isimlerinin yapı içerisindeki yurtlara ve hatim gruplarına alınmayacak kişiler olarak duyurulduğunu da belirten tanık, ailesinin de dışlandığını belirtti.
4. dalga 29 gözaltı 23 kayyım
Üçüncü tanık da 20 yıl önce yapı içerisindeki bazı üst düzey kişilerin CHP’yi desteklediğini ve AK Parti’yi destekleyen bazı mensupların dışlanmaya başladığını ifade ederek, Manavgat’taki bir öğrenci yurdunda bir görevlinin elindeki listeden kendisinin ve başka bazı kişilerin isimlerini okuyarak siyasi görüş farklılıkları nedeniyle yurtlara girişlerinin yasaklandığını, kararın ise Kuriş’ten geldiğini düşündüğünü söyledi.
Öte yandan, dün Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik 4. dalga operasyon yapıldı. Operasyonda 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete kayyım atanması kararlaştırıldı.
BUNUN ADI MANKURTLUKTUR
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Avukat Erhan Doğan ise, şunları dile getirdi: “Türkiye; geçmişte siyaset, cemaat ve ticaret ilişkilerinin oluşturduğu sorunlu alanlardan önemli tecrübeler edindi. Bazı partilerin dün başka gerekçelerle eleştirilen bir yapıyla bugün siyasi kazanım uğruna yakınlaşılması, siyasetin ilkeleri açısından sorgulanmalıdır. Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz’ sözü de siyasi tartışmalarda bağlamından koparılmaması gerekir. Devlet, bütün vatandaşların inanç özgürlüğünü güvence altına alırken hiçbir dini veya siyasi yapının toplum üzerinde vesayet kurmasına izin vermemeli.
İMAMOĞLU AFİŞİ UMREDE
Ekrem İmamoğlu için umrede özel dua seansları düzenletecek kadar siyasi ilkelerinden savrulan, tarihi boyunca milletimizin manevi değerleriyle barışamamış bir zihniyetin bu yaklaşımı, siyasi samimiyetsizliğin en bariz örneğidir.Sormak lazım; İnanç değerlerini kendi tekelinde gören, insanların samimi duygularını ekonomik ve siyasi bir nüfuz alanına dönüştüren bu organizasyonun hukuki ve ahlaki meşruiyeti nerede kalmıştır? Siz kimin hür iradesine ipotek koymaya çalışıyorsunuz? Bu vesayetçi yaklaşım dini hassasiyet değil dayatmadır. Bu ülkenin samimi, inançlı evlatlarını ön yargılı ve dışlayıcı tiplemeleriyle zan altında bırakmaya kimsenin hakkı yoktur. Bir de siyasete yeni bir soluk getirme iddiasıyla ortaya çıkıp 3-5 oy uğruna geçmiş Türkiye’nin bu sorunlu cemaat-siyaset-ticaret üçgenine eklemlenmeye çalışan yeni partiler mevcuttur. Söz bağımsız yargıda!”