AKİT MENÜ

Ekonomi

Bakan Kurum açıkladı: İklim afetlerinin 10 yıllık küresel maliyeti 2 trilyon doları aştı

COP31 Başkanı Murat Kurum, TOBB ve Bloomberg'in New York'taki programında iklim afetlerinin 10 yıllık küresel maliyetinin 2 trilyon doları aştığını söyledi.

Haber Merkezi

COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim kaynaklı afetlerin son 10 yılda küresel ekonomiye maliyetinin 2 trilyon doları aştığını açıkladı. New York'ta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bloomberg'in ortak ev sahipliğinde düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu Programı'nda konuşan Kurum, 2023'te sel, kuraklık ve aşırı sıcakların yol açtığı ekonomik kaybın 380 milyar dolara ulaştığını kaydetti.

Kurum, COP31 bünyesinde OECD ile stratejik bir iş birliği yürüttüklerini belirterek "Bundan sonra ticaretin yönünü çizecek olan iklim değişikliğidir. Aklınıza neresi geliyorsa her alanda oyun kurucu iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum olmalıdır" dedi. Bakan, OECD'nin bilgisine ve geçmiş tecrübesine dayanan verilerin tüm sektörlerle paylaşılacağını, güvenilir verinin yatırım altyapısının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Bloomberg Genel Merkezi'ndeki program, Türkiye'nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31'inci Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği ve başkanlığının BM 81'inci Genel Kurulu ile New York İklim Haftası etkinlikleri kapsamında tanıtımı sürerken düzenlendi. Açılış konuşmalarını TOBB Başkanı ve COP31 İş Forumu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Bloomberg L.P. ve Bloomberg Philanthropies'in kurucusu, BM Genel Sekreteri'nin İklim Özel Temsilcisi Michael R. Bloomberg yaptı.

Birleşmiş Milletler'de COP31 Eylem Gündemi'ni resmen başlattıklarını belirten Kurum, iklim hedeflerinin uygulanmasını hızlandıracak bir çalışma zemini olarak hazırladıkları gündemi küresel iş dünyasıyla buluşturduklarını anlattı. Bakan, enerjiden sanayiye, şehirlerden gıda ve su güvenliğine, Sıfır Atık'tan döngüsel ekonomi anlayışıyla yeşil sanayileşmeye uzanan geniş bir uygulama alanından söz etti.

Kurum'un aktardığı verilere göre dünyada 666 milyon insan elektriğe erişemiyor, 2 milyar insan ise kirletici pişirme yöntemlerine mahkûm edilmiş durumda. Sanayi ile deniz ve hava taşımacılığı küresel emisyonların yüzde 30'unu oluştururken atık sektörü, insan kaynaklı metanın üçüncü büyük kaynağı.

Küresel atık hacminin 2050'ye kadar yüzde 70 artmasının beklendiğini aktaran Bakan, karbon fiyatları farklılaşırken Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nı bu yıl devreye alacağını belirtti.

"En büyük tehdit kapımızda; iklim krizi"

İklim meselesinin yalnızca ekonomik göstergelerden ibaret olmadığını söyleyen Kurum, savunma harcamalarıyla iklim yatırımını şöyle karşılaştırdı: "Silah harcamalarını artırarak kendimizi güvende hissedeceğimizi sanıyoruz. Oysa en büyük tehdit kapımızda; iklim krizi. Şunu asla unutmayın: Gelecekte yaşayacak bir dünya bırakılmadıktan sonra, korumaya çalıştığınız devletlerin de, yaptığınız askeri yatırımların da hiçbir anlamı kalmayacak. Devletlerin asıl savunma hattı, sınır boyları değil, doğamız ve iklimimiz olmalıdır. Savunmaya ayrılan her kuruş, bu gezegenin can suyuna da ayrılmalıdır."

COP31 Başkanlığı olarak temel önceliği uygulama olarak belirlediklerini söyleyen Kurum, uygulamada iş dünyasına belirleyici rol düştüğünü vurguladı. Yatırımı gerçekleştirecek, teknolojiyi ölçeklendirecek ve tedarik zincirlerini harekete geçirecek aktörlerin başında iş dünyasının geldiğini belirten Bakan, TOBB liderliğindeki COP31 İş Dünyası Elçiliği ve Forumu'nun özel sektörün sürekli katkısını sağlayacağını aktardı.

İş dünyasının ihtiyaçları 6 başlıkta

Elektrifikasyondan yeşil sanayileşmeye, Sıfır Atık'tan İklim Uygulama Köprüsü'ne, dirençli şehirlerden gıda güvenliğine kadar COP31'in 2035 Küresel Uygulama Hedefleri'nin önemine değinen Kurum, iş dünyasının ihtiyaçlarının yer aldığı 6 başlığı katılımcılarla paylaştı. Öngörülebilirlik başlığında kuralların açık, istikrarlı ve yatırım ufku boyunca öngörülebilir olması gerektiğini; karbon fiyat sinyalinin uzun vadeli yatırım kararları için öngörülebilir olması ve farklı pazarlar arasında aşırı belirsizlik yaratmaması gerektiğini anlattı. Yeşil ürüne talep başlığında ise kamu alımlarının, ürün standartlarının, doğrulanabilir verilerin ve uzun vadeli alım anlaşmalarının bu pazarı büyütebileceğini söyledi.

Finansman ve risk başlığında gelişmekte olan pazarlarda yüksek sermaye maliyetinin iyi projelerin önünde engel oluşturduğunu belirten Bakan, kalkınma bankalarının, ihracat kredi kuruluşlarının ve imtiyazlı finansmanın, özel sermayenin yerine geçmeden riskleri azaltabileceğini kaydetti. Kurum, "Bu noktada tüm uluslararası bankalardan bu sürece aktif bir şekilde katılımı bekliyoruz. Hep birlikte elimizi taşın altına koymak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Bilgi, kapasite ve KOBİ'ler başlığında küresel tedarik zincirlerinde önemli yer tutan KOBİ'lerin dönüşüme katılması için teknik yardım, ortak metodolojiler, kapasite geliştirme ve uygulanabilir raporlama süreçlerinin gerekli olduğunu; veri ve doğrulama başlığında ise yatırım dünyasının güvenilir, standart, bağımsız ve karşılaştırılabilir veriye ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Yatırım Zirvesi 12-13 Kasım'da Antalya'da

İş dünyasının temsilcilerine "Antalya'ya giderken sizlerden somut ve ölçülebilir taahhütler bekliyoruz" çağrısını yapan Kurum, takvimi, kapsamı ve göstergeleri belirlenmiş taahhütlerin COP31'in güçlü sonuçları arasında yer almasını, yapılabilirliği çalışılmış, sahibi belli ve finansman ihtiyacı tanımlanmış projelerin yatırımcılarla buluşturulmasını istediklerini söyledi. Bakan, yeşil ürünlere yönelik alım taahhütleri ile uzun vadeli anlaşmaların yeni üretim yatırımlarının önünü açabileceğini, büyük şirketlerin KOBİ tedarikçilerine bilgi, metodoloji, teknik kapasite ve finansmana erişim konusunda destek vermesini önemsediklerini aktardı.

Elektrifikasyon, sanayi dekarbonizasyonu, gıda ve su güvenliği, iklim finansmanı, KOBİ'ler, gelişmekte olan ekonomiler, iklim teknolojileri ve yapay zeka alanlarındaki çalışma gruplarının önerilerinin doğrudan COP31 Başkanlığı'na iletilebileceğini belirten Kurum, 12-13 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 İş Dünyası ve Yatırım Zirvesi'nin New York'ta başlayan çalışmaların devamı olacağını duyurdu. Katılımcılardan "Antalya'ya yalnızca katılımınızı değil, projenizi, yatırımınızı, teknolojik çözümünüzü, ortaklığınızı ve somut taahhüdünüzü taşımanızı bekliyoruz" diyen Bakan, başarı ölçütünü şöyle anlattı: "COP31'in başarısını yalnızca söylenen sözlerle veya alınan kararlarla ölçmeyeceğiz. Bu kararların ne kadarının projeye, yatırıma ve sahada ölçülebilir sonuçlara dönüştüğüne bakacağız."

Yorumlara Git

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan gri liste açıklaması: Riskin olmadığı açıkça tescil edildi

CHP’den Yavaş’a ültimatom: CHP’den üstün değilsin!

Neleri kapsıyor? Zelenskiy’den Trump’a ‘kış paketi’ talebi

Sermaye piyasalarında kritik mesaj! Yılmaz: Spesifik sorunları aşacağız

Trump Venezuela'ya atadığı kuklasıyla ilk kez görüşecek