AKİT MENÜ

Gündem

Bakan Akın Gürlek açıkladı! Fon soruşturmasını genişletme sinyali

Adalet Bakanı Akın Gürlek, son günlerde yürütülen fon soruşturmasına yönelik açıklama yaptı. Gürlek, soruşturmanın genişleyeceğinin sinyalini verdi.

Haber Merkezi

This browser does not support the video element.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Birçok konuya açıklık getiren Gürlek, özellikle son günlerde devam eden fon soruşturmasında da değindi. Gürlek, soruşturmanın genişleyebileceğinin de sinyali verdi. İşte Gürlek’in Özdemir’in sorularına sorduğu cevaplar:

Cüneyt Özdemir: Buradaki dün New Jersey'de bir oturuma katıldınız. Siz de temaslarda bulunuyorsunuz. Siz ne yaptınız, kimlerle konuşuyorsunuz?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Biz de burada adli anlamda iş birliği sürecini takip ediyoruz. Karşılıklı olarak görüşmelerimiz girdiğimiz var, bugün gireceklerimiz var, dün var. Biz özellikle suçluların iadesi, takip ettiğimiz dosyalar var biliyorsunuz Amerika'da bulunan, bizim takip ettiğimiz dosyalar. Bunların bir an önce iadesi konusunda adli iş birliği anlamında konulara biz de giriyoruz. Liderlerin görüşmesine biz de Adalet Bakanlığı olarak katılıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza eşlik ediyoruz.

Akın Bey, herkes bu fon meselesini konuşuyor. Fon yolsuzluğu mu diyelim artık, bu meseleye nasıl bakıyorsunuz? Yani böyle bir dolandırıcılık olarak mı yoksa bir örgütlü suç mu? Bakış açınız nedir Adalet Bakanlığı olarak?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Şimdi biz tabii... Şu an itibarıyla 63 kişi hakkında işlem yapıldı. 4 tutuklu var, gözaltına alınanlar var, işte adli kontrol tedbiri uygulananlar var ve bir de firariler var. Biz şu an... Yani biz derken İstanbul Başsavcılığının isnat ettiği suçlar; örgütlü olarak bakılıyor. Örgüt yani... Örgütlü suçlar, dolandırıcılık, devlet aleyhine dolandırıcılık, aynı zamanda da Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet. Üç tane suçlama yöneltildi. Bir de tabii MASAK raporlarına göre aklama suçu da olabiliyor eğer mal varlığında bir artış varsa. Şu an isnat edilen suçlar bunlar. Yani tutuklananlar var, 4 kişi tutuklandı. Hâlen gözaltında olanlar var, sorgusu devam edenler var. Yani adli anlamda... SPK'nın suç duyurusu üzerine biz sürece başladık. Daha önce de takip ettiğimiz vardı ama fonlarda yani bir hareketlilik olduğunu biz sürekli olarak gözlemliyorduk. Ben Başsavcıyken de bu konuda...

Başlatmış mıydınız? Bakıyor muydunuz? İzliyor muydunuz?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Yani şöyle tabii... Yani bakın, şu an borsada 8,5 milyon kişi var. Yani bunlar vatandaşlarımız, gece gündüz dişinden tırnağından... biriktirmiş olduğu şeylerini, yatırımlarını tamamen yani bir şey olması sebebiyle, yatırım olması amacıyla buraya yatırıyor. Tabii burada bir kısım bakıyorsunuz hisseler diyelim, bir kısım fonlar diyelim normal rayicinde seyrederken bir kısım hisseler inanılmaz bir şekilde yani %400, %500, %5000 yapan hisseler var. Tabii burada bir anormal artış var. Biz takip ediyoruz ama burada şu var: Tabii bu... burada Başsavcılık re'sen soruşturma yapamıyor. Bunun altını çizmek lazım. Burada SPK kurumumuz var. Bunları SPK'ya bildiriyoruz. SPK'nın soruşturma izni vermesi lazım. Yani soruşturma izni vermeden Başsavcılık yapamıyor. SPK bizim ihbarımız üzerine de soruşturma izni verebilir, re'sen kendisi tespit eder, kendisi de suç duyurusunda bulunur. Bu şekilde bir sistem işliyor.

İlk ne zaman radarınıza girmişti? Hatırlıyor musunuz? Ne zaman siz savcılık döneminizde başlamış mıydı bunlarla alakalı? 

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Şimdi tabii bu spekülasyon, manipülasyon diyoruz biz buna. Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen bir suç. Burada tabii sürekli olarak bunlar yapılabiliyor. İlk başta biliyorsunuz bu sistem tahtacılar üzerinden yürüyordu. İşte tahtacılar sisteme giriyordu, hareketlendiriyordu. Bir yeri yükseltiyordu, daha sonradan birden bıraktıkları zaman yani bir vatandaş kaybediyordu. Bunlarla ilgili tabii sürekli olarak SPK'nın bildirdiği durumlar da oluyordu. Bizim re'sen tespit edip işte SPK'ya gönderip soruşturma izni verip de dahil ettiğimiz de vardı. Ama fon mevzusu ülkemizde son 2 yıllık bir mevzu. Çok özellikle hareketli olduğu dönemler 2 yıllık ama takip etmiştik biz, başlamıştık yani bunları takip etmeye. Çünkü vatandaşlardan inanılmaz şikayet geliyor. Bir de sosyal medyada da sürekli olarak bu fonlar tartışılıyor. Şimdi mesela isim vermeyeyim ben, bir tane hisse var. Bakıyorsunuz, bunun bir şirket merkezi yok. Ama hissenin değeri şu an Türk Hava Yolları'ndan, Aselsan'dan daha değerli. Yani bu hayatın olağan akışına aykırı. Yani burada bir hareketlenme olduğunu hissediyorduk. SPK da elbette görüyordu. Biz başsavcı arkadaşlarımız da görüyordu. İstanbul Başsavcılığı nezdinde, özellikle bu Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet suçlarına bakan özel bir birim kurmuştuk. Ben kendim başsavcıyken kurmuştum. Özellikle alanında uzman, teknik arkadaşlar bu konuda üç tane savcımız sadece bu suçlara bakıyordu ve gerçekten de donanımlı arkadaşlardı. Yani çünkü bu teknik bir suç. Yani özellikle manipülasyon suçu teknik bir suç. Oluşup oluşmadığı bakımından bir donanımlı arkadaşlardı yani.

Paraları geri alabilecek misiniz?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Bizim şu an asıl amacımız o. Yani biz burada bir mağdur kesim olduğunu gördük. Yani fonlardan dolayı iyi niyetli olarak vatandaşlarımızın bir kısmının yıllarca yapmış olduğu birikimlerin, dişinden tırnağından tabiri caizse yapmış olduğu birikimlerin istismar edildiğini, işte başka yerlere aktarıldığını gördük. Para kaçırıldığını da gördük, yurt dışına kaçırıldığını gördük. Bizim amacımız şimdi bunları getirmek. Yani burada bunları getirip gerçekten de iyi niyetli vatandaşlarımıza bu paraları almalarını sağlamak.

Soruşturma genişler mi?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Yani genişler. Tabii burada şöyle, biliyorsunuz ilk başta bankalardaki değerlerine el koyduk, tedbir getirdik. İşte tapudaki taşınmazları devretmesini engelledik. Bankalara müzekkere yazdık. Yani o konuda ilk önlemleri aldı Başsavcılık. Bu çok önemliydi. Çünkü yani biliyorsunuz anlık olarak para hareketleri olabiliyor ama biz bunu durdurduk. Yakın zamanda da birkaç gün önce de biliyorsunuz yurt dışına para kaçırmaya çalıştılar. Yani bu tedbir bizim için çok önemliydi. Bir kısım şirketlere el koyduk, bir kısım mal varlıklarına el koyduk, bir kısmına tedbir kararı koyduk. Ama yaptığımız ilk şey şuydu: Bu işte kapatılan SPK tarafından tasfiye edilen fonlarla ilgili yöneticilerin, işte başkanlarının, 1. derece akrabalarının mal varlıklarının dondurulması. Yani tedbiren bizim Başsavcılığın emri olmadan bir işlem yapılmaması konusunda özellikle bankalara yazdık. Bu çok faydalı oldu.

Cumhurbaşkanı ilgileniyor mu? Sayın Erdoğan soruyor mu size, bilgilendiriyor musunuz? Yani rutinin dışında bilgisi var mı?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Tabii yani Cumhurbaşkanımız da bu konuyu takip ediyor. Yani  Maliye Bakanımızla zaten sürekli olarak bu konuda toplantı yapıyoruz. Yani bir süreç... Ama bu konuda dediğim gibi inşallah kısa sürede de mağduriyetler giderilecek. Ben şahsi olarak da şu an giderilmesi konusunda biz Maliye Bakanımızla birlikte sürekli toplantılar yapıyoruz. SPK Başkanımız da katıldı, işte BDDK Başkanımız da katıldı. Bu bir süreç, süreç devam ediyor. Elbette mağduriyetler kısa sürede giderilecektir. Bunlar dünyada da yaşandı, biliyorsunuz Amerika'da da kısa süre önce benzer bir şey oldu. Biz elimizden geldiğince yargı olarak bu süreçte sisteme katkı da bulunmak istiyoruz, katkı sağlıyoruz yani.

Türkiye Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Adalet Bakanı, faili meçhul cinayetlerin üzerine gitmeye başladı. Siz de tek tek gidiyorsunuz. Benim merak ettiğim şu: Niye bunlar zamanında çözülememiş?  

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Yani şimdi, "Niye bunlar zamanında çözülemedi?" değil. Yani elbette çözülüyordu. Biz burada bir kere bir hassasiyet gördük. 

Siz farklı ne yapıyorsunuz ya da çözmek için?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Farklı olarak şöyle: Biz Gülistan Doku olayında, toplumun bu konuya duyarlı olduğunu fark ettik. Orada, biliyorsunuz gencecik bir kızcağızımız... İşte daha tam olay da net değil; yani bir cinayet mi, ya da işte bir intihar mı olduğu konusunda bir tartışma var. Ama şu an tabii, en son itiraflarla birlikte, işte Umut Altaş'ın beyanıyla birlikte, iş cinayete doğru çevrildi. Yani burada tabii bir toplum hassasiyet gösterdi. Sonra arkadaşlarlarla toplandık, dedik ki: "Burada, faili meçhul suçlarla ilgili, cinayetlerle ilgili Bakanlıkta bir birim kuralım." Kurduk. Ya burası tamamen alanında uzman, başında bir daire başkanı var, hakim-savcı kökenli. Altında işte hakim-savcı arkadaşlarımız var. Böyle kürsüden aşağı yukarı 690 tane dosya çektik. Ama şimdi ben şunun altını çizmek istiyorum: Burada bu arkadaşların soruşturma yapma yetkisi yok. Kesinlikle. Soruşturma yapma yetkisi kanunlarımıza göre ilgili yer başsavcılığına ait, olayın olduğu yer. Ama bu arkadaşlar teknik olarak sadece bu dosyalara bakıyorlar, inceliyorlar. Şimdi sonuçta zamanında deliller sağlıklı toplanmamış olabiliyor. Ya da şu anki teknolojiyle o anki teknoloji farklı olabiliyor. Şu an biliyorsunuz, delil toplama konusunda çok gelişmişlik seviyesine ulaştık. Artık baz istasyonu çalışması yapabiliyoruz, DNA incelemesi yaptırabiliyoruz. Bu arkadaşlar özellikle o dosyanın sahibi olan savcıyla ya da başsavcıyla irtibat halinde görüşerek, "Ya işte burada bir tanık beyanı var, bunu tekrar dinleyelim" ya da işte "Şurada biz size teknik olarak destek çıkalım" diye bir yol gösteriyor. Yani burada soruşturma yapma yetkisi kesinlikle yok, sadece yol gösteriyor. Ama faydalı da olduğu, yani birçok faili meçhul cinayeti çözdük. Başsavcılarımızla da sürekli olarak bu arkadaşlarımız görüşüyor. Özellikle adliyelerde de Faili Meçhul Suçlar Bürosu var. Bu büronun da önemli bir büro olduğunu arkadaşlarımıza hissettirdik. Sağ olsun ilgileniyorlar. Bizim amacımız sadece dikkat çekmek. Bu tip dosyaların işte adliyelerde, raflarda beklememesi... Aynı zamanda da biz şunu aslında vurgulamak istiyoruz: Ortada bir suç varsa mutlaka bunun faili vardır ve devlet mutlaka bu faili bir gün adalet önüne çıkartmak zorundadır. Yani biz adalet olarak bizim amacımız, bir suçun cezasız kalmaması, faili adalet önünde, hukuk çerçevesinde hesabını sormak. Bu kararlı mücadeleyi biz arkadaşlarımıza iletiyoruz. Sağ olsunlar çok da olumlu, güzel şeyler aldık. Yani şu ana kadar 46 tane olay çözdük. İşte halen araştırdığımız, baktığımız olaylar var. Toplumda hassasiyet oluşturan olayları da çözdük. Yani kamuoyu da olumlu karşıladı. Biliyorsunuz yakın zamanda birkaç tane olayla ilgili siz de takip etmişsinizdir, çalışmalar da yapılıyor.

Muhalefette size yapılan en büyük eleştirilerden bir tanesi, 'İBB davalarıyla acaba siyaseti dizayn mı ediyorsunuz?' Siyaseti dizayn ediyorsunuz gerçekten?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: İlgisi yok. Ben başsavcıyken görev yaptım, İstanbul Başsavcılığı yaptım. Yani orada kesinlikle deliller... Yani siz de okumuşsunuzdur iddianameyi. Yani başsavcı kesinlikle siyasette şey yapmaz, karışmaz.

Daha doğrusu yani savcı, hakim bunlar dosyada kapağındaki kişiler, makamlar, mevkiler, unvanlar bunlara bakmaz yani. Suç var mı, suç delili var mı buna bakar. Ona göre değerlendirme yapar.

Biz de başsavcıyken o şekilde bir değerlendirme yaptık. Yani yaptığımız değerlendirmede sadece tanık beyanları yoktu, itirafçı beyanları yoktu; maddi olarak deliller vardı. Şöyle ki biliyorsunuz şu an yargılama süreci başladı. Mahkeme şimdi tanıkları dinliyor. İşte aynı şekilde savcılık aşamasında dinlenen tanıklar ya da itirafçılar mahkeme huzuruna geliyor. Aynı şeyleri söylüyorlar, farklı şeyler söylemiyorlar. MASAK raporları vardı dosyada. Maddi olarak uğranılan zararlara dair, devletin uğradığı zararlara dair raporlar vardı.

Yani dosyalarda, özellikle İBB dosyasında tek başına sadece itirafçı beyanı yoktu. Mesela adam diyor ki 'Ben rüşvet verdim' diyor. Tamam. Ya da işte diğeri diyor 'Ben rüşvet aldım' diyor. Bunun doğrulaması gerekiyor. Nasıl doğrulaması gerekiyor? İşte banka transferlerini yapmıştık. Nerede işte buluştular? Baz istasyonu kayıtlarını çakıştırıyoruz, MASAK raporuna bakıyoruz. Yani bu şekilde bir işleyen sistem var.

Sadece tanık beyanı, itirafçı beyanı üzerinden bir suçlama yok. 143 tane eylem vardı örgüt lideri hakkında. Şu an bir süreç devam ediyor. Bunlar tamamen mahkemelerin takdirinde olan süreçler. Mahkeme kaç tane eylemden ceza verir, kaç tanesinden beraat verir... Tamamen bu mahkemenin dosyadaki delillere göre vicdani kanaate göre vereceği bir şey. Şu an yargılama süreci devam ediyor Silivri'de biliyorsunuz.

Bu yeni nesil suç örgütlerine bakış açısını değiştirdiniz mi? Çünkü yasaları değiştirdiniz ve ardı ardına yani 7-8 ilde aynı anda başlayan operasyonlar yapıyorsunuz. Yurt dışından yöneticiler geliyor. Neyi değiştirdiniz? Burada büyük bir tehlike var mıydı gerçekten Türkiye'de?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Elbette, yani maalesef yeni nesil suç örgütleri isimleri ne olursa olsun burada bunlar vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini bozuyordu. Yani eğer huzur ve güvenlik bozuluyorsa, kamu düzeni de bozuluyor.

Yani vatandaşlarımızın biz huzur ve güvenliği için, sokakta rahat bir şekilde gezebilmeleri için bu işte özellikle çocukları kullanan suç örgütleri konusunda biz bir genelge gönderdik. 81 il başsavcılığımıza, 175 ağır ceza mahkemesi başsavcılığımıza burada bu süreçlerin titizlikle, kararlılıkla İçişleri Bakanlığımızla koordineli şekilde, kolluk kuvvetleriyle koordineli şekilde taviz vermeden sonuna kadar gidilmesine yönelik genelge gönderdik.

Yani devlet burada kesinlikle demir yumruğunu bunların tepelerine indirecek. Hassasiyetle zaten takip ediyoruz. Sürekli olarak da operasyonlar yapılıyor. Kolluk da çalışıyor. Yani bir kere kamu düzenini sağlamak devletin temel görevi. Eğer bir yerde başıboşluk varsa, bir yerde sokak çeteleri varsa bunların hesabını sormak zorundayız adalet olarak da kolluk kuvvetleri olarak da.

Uyuşturucu operasyonlarıyla ilgili yine size getirilen en büyük eleştirilerden bir tanesi; hep ünlüler gözaltına alınıyor ama asıl işte o işi yapanlara gidilmiyor. Katılıyor musunuz buna?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Ben buna katılmıyorum. Burada ben aslında sistemi de anlattım. Bu uyuşturucuda bir sistem var, bir silsile var. Yani bu uyuşturucuyu kullanan var, işte ünlü... yani ben kokain olarak anlatıyorum. Genelde tabii kokaini ünlüler kullanıyor, sosyal medya fenomenleri kullanıyor vesaire. Herkes kullanabiliyor.

Burada kullanıcı kesim var. Kullanıcı kesimin üzerinde temin eden var; yani uyuşturucuyu getirenler var ya da temin eden var. Daha sonra dağıtıcı var. Daha sonra ana dağıtıcı var, daha sonra da işte ülkeye sokan baronlar var. Yani burada bir silsile var. Bu silsileye bir şekilde girmeniz lazım.

Yani siz içiciyi aldığınız zaman o içici nereden aldığını söylüyor. Nereden alanı... yani yakaladığınız zaman işte torbacıyı söylüyor. Torbacı ana dağıtıcıyı söylüyor. Bu şekilde gidiyor. Yani burada en son, son zamanlarda biliyorsunuz çok fazla uyuşturucu yakalandı. Yani Türkiye'ye sevkiyatı yapılan...

Cüneyt Özdemir: Bunlar haber olmuyor ne yazık ki.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Limanlardan gelen daha üç gün önce354 kilo uyuşturucu yakalandı. Bunlar neden oluyor? Çünkü bu silsileye girmeniz gerekiyor. Silsileye girdiğiniz zaman yakalıyorsunuz. Yani siz içiciyi aldığınız zaman içici ürünü, malı kimden aldığını söylüyor. Yani bu içiciyi almadan bunu yakalayamıyorsunuz. Bu bu şekilde devam ediyor.

Son bir sorum olacak. Geçtiğimiz gün bir basın toplantısı yaptınız. "Gelecek seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanını seçmek için seçim yapacağız" gibi bir şey çıktı ağzınızdan. Bir dil sürçmesi miydi? Çünkü bu da şu anda çok bayağı konuşuluyor, tartışılıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Orada, şimdi ben şunu demek istedim, aslında farklı yorumladılar. Yani Cumhurbaşkanımız 2028 yılında tekrardan aday olmak istiyor. Yani normalde seçimler biliyorsunuz 2028 yılında yapılacak. Burada da 2028 yılındaki seçimde Cumhurbaşkanımızın adaylığıyla inşallah seçimin olumlu neticelenmesini istiyoruz. Burada yani farklı anlamlandırılacak bir şey yok burada.

Son olarak, Sayın Cumhurbaşkanı şiir okudu. Binali Bey önünüzdeydi, gözyaşlarını tutamamış. Gördünüz mü? Siz etkilendiniz mi? Şiiri nasıl buldunuz?

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Cumhurbaşkanımız bugün çok etkileyici konuşma yaptı. Sezai Karakoç'un şiirini de okudu, etkileyiciydi. Gerçekten Birleşmiş Milletler kürsüsünden özellikle bu mesajı vermesi, şu an dünyanın işte adil bir düzen, özellikle Birleşmiş Milletler'in yapısının adil bir düzen olmadığını, işte bir sessizlik olduğunu, zulüm karşısında bir sessizlik olduğunu mesajını vermesi gerçekten çok anlamlıydı, çok etkileyiciydi. Biz takip ettik, sadece Türk delegeler dışında herkes yoğun bir şekilde alkışladı, herkes tebrik etti. Etkilendik elbette.

Yorumlara Git

Şara'dan İsrail'e BM kürsüsünden en sert rest! Golan Tepeleri ve çekilme çağrısı dünyayı sarstı!

ABD ve İsrail’in katliamları fotoğraflarda: Pezeşkiyan’dan BM kürsüsünde anlamlı hareket

4 ilde operasyon, 37 gözaltı! 3,9 milyarlık yasadışı bahis vurgunu!

Yavaş’ın istifasına neden olan CHP Sözcüsü: Kendi tercihi, hayırlı olsun!

Özgür Özel'den Mansur Yavaş açıklaması! İstifa kararı sonrası ilk telefon görüşmesini duyurdu!