AKİT MENÜ

Gündem

Felaket geliyor mu? İstanbul depreminde kritik ayrıntı!

Marmara’da beklenen olası depremle ilgili değerlendirmelere bir yenisi eklendi. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul açısından yalnızca depremin kaç büyüklüğünde olacağının konuşulmasını yeterli görmedi. Bektaş, zeminin ürettiği hareketin karakteri ile sarsıntının süresinin özellikle yüksek yapılarda belirleyici olabileceğine dikkat çekti.

Yücel Kaya

Türkiye’de meydana gelen son depremlerin ardından gözler bir kez daha Marmara Bölgesi’ne çevrildi. İstanbul’da beklenen olası depremin büyüklüğüne ilişkin farklı değerlendirmeler yapılırken Prof. Dr. Osman Bektaş, tartışmaya başka bir pencereden yaklaştı.

Bektaş’a göre İstanbul için risk değerlendirmesi yapılırken sadece depremin büyüklüğüne odaklanmak, tablonun tamamını ortaya koymaya yetmiyor.

İstanbul için “kaç büyüklüğünde?” sorusu tek başına yetmiyor

Prof. Dr. Osman Bektaş, 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin ortaya koyduğu veriler üzerinden Marmara'daki yer hareketlerinin karakterine dikkat çekti.

Fayın kırılma biçimiyle birlikte Marmara havzasındaki kalın ve genç sedimanların da sarsıntının özelliklerini değiştirebileceğini belirten Bektaş, İstanbul'daki yapıların maruz kalacağı etkinin deprem büyüklüğünün ötesinde ele alınması gerektiğini aktardı.

Bektaş'ın üzerinde durduğu temel nokta ise sarsıntının hangi frekansta gerçekleşeceği ve ne kadar devam edeceği.

Yüksek binalar farklı tepki verebilir

İstanbul'daki yapılaşma düşünüldüğünde bu ayrıntı daha da önem kazanıyor.

Uzun periyotlu yer hareketlerinin baskın olduğu bir sarsıntıda yüksek ve esnek binaların davranışı ile daha alçak ve rijit yapıların davranışı aynı olmayabiliyor.

Bektaş, bu nedenle olası Marmara depreminde binanın yüksekliği, taşıyıcı sistem özellikleri, zemin ve sarsıntının süresinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

İstanbul ve İzmit için aynı tablo olmayabilir

Bektaş'ın değerlendirmesinde İstanbul ile İzmit arasındaki olası farklılık da öne çıktı.

İzmit çevresinde yüksek frekanslı ve daha kısa periyotlu hareketlerin ağırlık kazanması halinde yüksek yapıların etkilenme biçiminin İstanbul'dakinden farklı olabileceğini belirten Bektaş, İstanbul'da uzun periyotlu hareketlerin öne çıkması halinde yüksek ve esnek yapılardaki etkinin artabileceğini kaydetti.

Dolayısıyla aynı büyüklükteki iki deprem bile zemin, frekans, süre ve yapı özellikleri nedeniyle şehirlerde farklı sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Kritik soru: İstanbul nasıl sallanacak?

Bektaş'ın açıklamaları, İstanbul depremi tartışmalarındaki kritik başlıklardan birini yeniden gündeme taşıdı.

Olası depremin büyüklüğünün yanı sıra İstanbul'un nasıl sallanacağı, sarsıntının ne kadar süreceği ve hangi yapıların bu harekete daha hassas olacağı da risk hesabında önem taşıyor.

Bu nedenle İstanbul'da yapı güvenliği değerlendirilirken tek bir deprem büyüklüğü senaryosu yerine zemin ve bina özelliklerinin birlikte hesaba katılması gerekiyor.

Yorumlara Git

O ülkeyi muson yağmurları vurdu! 5 bin kişi tahliye edildi

İsrailli bakandan alçak sözler! "Gazze'de yaptığımızı orada da yapmalıyız"

5 milyon dolarlık para trafiği… Yeni Partili vekile rüşvet soruşturması

Felaket geliyor mu? İstanbul depreminde kritik ayrıntı!

Balıkçı teknelerinin peşine takıldılar! Marmara’da gökyüzünü yüzlerce martı kapladı