Kültür - Sanat
14 yaşında marangozhanede parmağını kaybetti, 64'ünde ağaç köklerini sanata dönüştürüyor
Kastamonu'nun Abana ilçesinde yaşayan 64 yaşındaki emekli Ahmet Çelik, topladığı kurumuş dal ve kökleri baston, abajur ve hayvan figürlerine dönüştürüyor.
14 yaşında marangozhanede çalışırken bir parmağını kaybeden Ahmet Çelik (64), babasından öğrendiği marangozluğa emeklilik döneminde geri döndü. Kastamonu'nun Abana ilçesinde yaşayan usta, ormandan, dere kenarlarından ve sel sularıyla taşınan parçalar arasından topladığı kurumuş ağaç dalları ile köklerini baston, abajur, sehpa ve biblo gibi süs eşyalarına, kurt ve geyik gibi hayvan figürlerine dönüştürüyor.
Çalıştığı Abana Belediyesi'nden emekli olduktan sonra evinin altında bir atölye açan Çelik, hobi amaçlı marangozluk yapmaya başladı. Son 5 yıldır atölyede kurumuş dal ve kökleri sanat eserlerine dönüştüren usta, ürünlerini hem atölyesinde sergiliyor hem de talep eden vatandaşlara satıyor.
Makine yok, el takımlarıyla çalışıyor
Deniz kıyısına sürüklenen ağaçları da toplayan Çelik, bu parçaları çeşitli cisimlere döndürmeye çalıştığını anlattı. Makine kullanmadığını belirten usta, "Sadece el takımları, zımpara, el zımparası, el testeresi kullanıyorum. Bu yüzden çalışması uzun sürüyor" dedi.
Ahşapla ilişkisi çocukluğunda, Halk Eğitimi Merkezi tarafından ilçede açılan ahşap el sanatları kursuyla başladı. Çelik o dönemi, "3 tane obje yapınca bir tanesini biz alıyorduk. Kursta eğitim görünce hevesimiz başladı" sözleriyle aktardı.
Ürünlerine vatandaşların ilgi gösterdiğini kaydeden usta, hobi amaçlı yaptığı ürünler çoğalınca satışa yöneldiğini, festivallere ve fuarlara giderek oralarda sattığını ifade etti. Abana'nın Karadeniz'in küçük bir kasabası olduğunu ve gelen kişilerin maddi açıdan potansiyelinin belli olduğunu belirten Çelik, "Bizim yaptığımız ürünlerin fiyatları da biraz yüksek geliyor. İsteyene yarı fiyatına da veriyorum. O zaman satış oluyor. Almanya'ya daha dün ürünler gönderdim" diye konuştu.
"12 yaşımdan beri ben marangozum"
"Babam rahmetli oldu. Biz de babamızdan marangozluğu öğrendik, bu işlere merak sardık" diyen Çelik, zaman zaman marangozların yanında çıraklık yaptığını, makara fabrikalarının yanında çalıştığını anlattı. Bir süre babasıyla marangozluk yapan usta, Abana Belediyesi'nde işe başlayınca mesleğe ara vermişti.
Kendisini "12 yaşımdan beri ben marangozum" sözleriyle tanıtan Çelik, "14 yaşımda da bir parmağımı marangozhanede çalışırken yitirmiş bulunuyorum. Biz de bu ağacın hatırası çok" ifadelerini kullandı.
"Biz ağacı tanıyoruz, ağaç da bizi tanıyor"
Atölyesine geldiğinde huzur bulduğunu söyleyen Çelik, belediyede amiri ve ustası olduğunu, atölyede ise başında kimsenin bulunmadığını anlattı: "Atölye benim, çünkü yer benim. Bir beklentim yok. Hobi amaçlı yapıyorum. Şu anda para kazanıyoruz ama aynı zamanda atölyede huzur da buluyorum."
Emekli olmadan önce ilçedeki Yeşilyuva Tabiat Parkı'nın işletmeciliğini 13 yıl yürüten usta, mesire alanına yakacak olarak getirilen ağaçları sahiplerinin elinden aldığını, yerine farklı odun verdiğini ve bu şekilde büyük bir çiçeklik yaptıklarını söyledi. Çelik, "Biri tam güzel bir ağacı keserlerken yakaladım. Elinden almasaydım odun olacaktı, yanacaktı. Biz ağacı tanıyoruz, ağaç da bizi tanıyor" dedi.