Gündem
Atatürk ve İnönü partili cumhurbaşkanı değil miydi?
Partili Cumhurbaşkanı bahanesiyle TBMM’de Erdoğan’ı tetikçi milletvekillerine protesto ettiren YP’nin kukla Genel Başkanı Özgür Özel, övünüp durduğu geçmişteki liderlerinin durumundan bihaber çıktı.
Buğra Kardan İstanbul
Yeni yasama yılının açılışında Erdoğan kürsüye gelir gelmez milletvekillerini peşine takarak Meclis’i terk eden YP Genel Başkanı Özgür Özel, densizliğine kılıf uydurmaya çalışırken maskara oldu. Erdoğan’ın hem AK Parti Genel Başkanı hem Cumhurbaşkanı koltuğunda oturduğu bahanesine sarılarak açılışı provoke etmeye dönük eylemini meşrulaştırmaya kalkan Özel, izinden gitmekle övündüğü Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün taşıdığı şapkaları ise unuttu. Atatürk 1923-1938 döneminde, İnönü 1938-1950 döneminde CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı konumunda bulunuyordu.
CAHİL CÜHELA ÖZGÜR ÖZEL
Valiler, kaymakamlar, memurlar da Atatürk ve İnönü devrinde CHP üyesi pozisyonundaydı. Yakın tarihi bilmeyen, mirasçısı olduğunu iddia ettiği isimleri tanımayan Özgür Özel’in cehaleti “Bu kadar da olmaz” dedirtti. Analistler, YP Lideri Özel’i tarih kitaplarını açıp okumaya davet ettiler. Erdoğan’ın unvanlarını diline dolayan Özel’e Atatürk ve İnönü’nün işgal ettiği makamları da araştırmaya çağırdılar. Akit’e konuşan Tarihçi ve Siyaset Bilimci Yılmaz Altunsoy, şu değerlendirmelerde bulundu?
BİRAZCIK YAKIN TARİH OKUSUN
“Muhalefetin yeni politikalar üretemediğine, yeni projeler ortaya koyamadığına, yolsuzluk bataklığından da kurtulamadığına tanık oluyoruz. Özgür Özel ve ekibinin başarısızlıklarına kılıf bulma adına dünyada genel manada kabul görmüş, Türkiye’nin yakın tarihinde de örnekleri bol partili Cumhurbaşkanlığı sistemini tenkit ettiğine şahit oluyoruz. Sanki ülkenin bütün sorunların kaynağı Cumhurbaşkanı’nın iktidar partisinin Genel Başkanı olmasına bağlıyorlar. Özel’e, yakın tarihimizi hiç olmazsa okumasını öneririm. İftihar ettikleri Erken Cumhuriyet Dönemi’nde yani 1923-1950 yıllarında Cumhurbaşkanı olarak görev yapan isimlerin tamamı partilidir. 1923-1938 yıllarında Mustafa Kemal Paşa ‘Ebedi Şef’ unvanıyla hem Cumhurbaşkanı’dır hem de CHP Genel Başkanı’dır. Onun ölümünün ardından Cumhurbaşkanı olan ‘Milli Şef’ İsmet İnönü CHP Genel Başkanı makamında da bulunmaktadır. 1950-1960 yıllarında Celal Bayar Cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Bayar’ın da partisiyle ilişkisi kesilmemiştir. O da partili Cumhurbaşkanı olarak tarihte yerini almıştır. Tabii 1982 Anayasası’nın 101’inci maddesi Cumhurbaşkanı’nın seçildikten sonra partisiyle ilişkisinin kesilmesini öngörüyor idi ve o ara dönemde gerçekten parlamenter sistem böyle işledi.
DÜNYANIN HER YERİNDE VAR
Bunun modern dünyada da emsalleri var. Mesela ABD’de Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti adayları seçildikten sonra da partileriyle bağlarını koparmazlar. Brezilya’da, Da Silva şu anda İşçi Partisi’nin lideridir. Benzer şekilde Avrupa’da, Güney Amerika’da, Fransa’da, Meksika’da, Kolombiya’da, Rusya’da, Ukrayna’da bunun örnekleri var. Yani dünyada uygulanan sistem, seçilen Cumhurbaşkanı’nın partisiyle bağının koparıldığı ve sadece bir Çankaya noteri gibi gelen kanunları tasdik ya da reddettiği parlamenter sistem değildir. Özel’e sormak lazım, çok övndüğünüz o dönemde niye sizin atalarınız buna itiraz etmediler, neden o dönemleri tenkit etmiyorsunuz? O günleri çabuk unuttular?”