Aktüel
İstanbul'da 200'den fazla mekan ünlü şeflerce 'Lezzet Noktası' olarak tescillendi
İstanbul Kültür Yolu Festivali'nde TGA'nın Lezzet Noktası Projesi kapsamında 200'den fazla mekan ünlü şeflerce tescillendi; rotalar Fatih'ten Şile'ye uzandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın düzenlediği İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında, kentin gastronomi mirasını tanıtmak amacıyla 200'den fazla “Lezzet Noktası” ünlü şefler tarafından tescillendi. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) yürüttüğü Lezzet Noktası Projesi; farklı semtlerdeki köklü işletmeleri, unutulmaya yüz tutmuş tatları ve kuşaktan kuşağa aktarılan tarifleri gastronomi meraklılarıyla buluşturuyor.
Festivalin gastronomi programının açılışı Biz İstanbul Restoran'da gerçekleştirildi. Programa ev sahipliğini Michelin Bib Gourmand ödüllü Şef Vedat Başaran yaptı; Başaran'ın yanı sıra farklı alanlardan şefler, akademisyenler ve yemek kültürü yazarları İstanbul'un gastronomi mirasını anlattı.
Michelin yıldızlı şefler Maksut Aşkar ve Emre Şen, yemek kültürü tarihçisi Prof. Özge Samancı, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, akademisyen ve yemek kültürü yazarı Kübra Yüzüncüyıl ile içerik üreticisi Oğuz Yenihayat da kentin farklı gastronomi rotalarında yer aldı.
Rotalar Fatih'ten Kadıköy ve Şile'ye uzandı
Rotalarda ev sahibi ve konuk olarak yer alanlar:
Program kapsamında esnaf lokantalarının tencere yemeklerinden kebap, döner ve köfteye, sakatat yemeklerinden zeytinyağlılara, börek ve mantıya kadar farklı lezzetler ele alındı. Kahve, turşu, boza ve yoğurt gibi gündelik hayatın lezzetleri ile sütlü tatlıların hazırlanışındaki ustalık da anlatıldı. Muhallebiciler, ürünlerinin yanı sıra eski üretim araçları, dükkan düzenleri ve semt yaşamındaki sohbet ve buluşma kültürüyle değerlendirildi.
“Sofralar yetmez İstanbul mutfağını anlatmaya”
Şef Vedat Başaran, İstanbul'u farklı coğrafyaların ürünlerinin, yemeklerinin ve pişirme tekniklerinin bir araya geldiği bir merkez olarak tanımladı. Kentin mutfak kültürünün, farklı toplulukların bir arada yaşaması ve yüzyıllar boyunca gelişen saray mutfağı geleneğiyle zenginleştiğini belirten Başaran, “Sofralar yetmez İstanbul mutfağını anlatmaya” dedi.
İstanbul'a ilk kez gelenlere sokak aralarını keşfetmelerini ve rehberlerin önerdiği esnaf lokantalarına uğramalarını tavsiye eden Başaran, güne İstanbul simidiyle başlanabileceğini söyledi. Öğle yemeğinde esnaf lokantalarının, akşam ise Boğaz'daki deniz ürünleri restoranları veya et yemekleri sunan işletmelerin tercih edilebileceğini belirtti. Semtlerin kendine özgü yemek alışkanlıklarının da İstanbul mutfağının bir parçası olduğunu vurgulayan şefin sofra önerileri arasında terbiyeli paça çorbası, etli yaprak sarması, fırında etli biber dolması ve kağıtta levrek yer aldı.
Başaran, Lezzet Noktası Projesinin tüketiciler ve üreticiler açısından farkındalık oluşturduğunu, işletmelerin ve ürünlerin kayıt altına alınmasının mutfak kültürünün korunması açısından önem taşıdığını söyledi. Projenin yeni yetişen aşçılara ve işletmecilere de katkı sunduğunu belirten Başaran, “Çünkü en iyi eğitim, deneyimdir” dedi.
Festivalin gastronomi programında şefler ve yemek kültürü araştırmacılarının değerlendirmeleriyle, kuşaklar boyunca sürdürülen işletmelerin hikayeleri ve bu adreslerde yaşatılan mutfak birikimi tanıtılıyor.