Kültür - Sanat
Bakan Ersoy duyurdu: Kayalıpınar’da tarihi keşif! 3 bin 400 yıl sonra gün ışığına kavuştu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sivas Kayalıpınar’daki 2026 yılı kazılarında Kral II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve parçasının gün yüzüne çıkarıldığını, geçtiğimiz sezon bulunanlarla birlikte sayının 184’e ulaştığını açıkladı. Ersoy, 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe arşiv niteliğindeki buluntuların; yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesinin devlet yönetiminden askerî gelişmelere, yüksek ateşli salgından kraliyet ailesinin yaşadıklarına ve Hititlerin kehanet uygulamalarına kadar pek çok alanda yeni bilgiler sunduğunu belirtti.
Anadolu toprağı bu kez yalnızca bir uygarlığın eserlerini değil, yaklaşık 3 bin 400 yıl önce yaşananların doğrudan kayda geçirildiği devlet belgelerini günümüze taşıdı. Sivas’ın Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar’da, Eski Asur ve Hitit kaynaklarında Šamuḫa olarak geçen yerleşimde sürdürülen kazılar, Hitit tarihine ilişkin çok önemli yeni verileri ortaya çıkardı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026 yılı kazılarında Kral II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve parçasının gün yüzüne çıkarıldığını sosyal medya hesabından duyurdu.
Bakan Ersoy’un paylaşımı şöyle:
“Sivas Kayalıpınar’da, Hititlerin devlet hafızasına uzanan çok önemli bir keşfe imza attık. 2026 yılı kazılarında antik Šamuḫa’da, Kral II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve parçasını gün yüzüne çıkardık. Geçtiğimiz sezon bulunanlarla birlikte sayı 184’e ulaştı. Böylece Kayalıpınar’daki kraliyet arşivi, 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe arşiv olarak tarihteki yerini aldı. Hititçe ve Hurrice kaleme alınan bu belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesinin devlet yönetimini, askerî gelişmelerini, inanç dünyasını ve kraliyet ailesinin yaşadıklarını doğrudan günümüze taşıyor. Tabletlerde şehirden şehre yayılan, özellikle çocukları ve bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgının izlerine rastlanırken hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumu, ardından vefatı ve onun için gerçekleştirilen cenaze ritüeli de kayıtlarda yer alıyor. Batı Anadolu’daki Hitit generallerinin krala gönderdiği bir başka mektup ise düşman tehdidi karşısında asker, at ve savaş arabası talep edildiğini, yardım ulaşmaması hâlinde ordunun yok olabileceğine ilişkin uyarıları ortaya koyuyor. Kuş falcılarının izledikleri güzergâhları ve gözlemlerini kaydettikleri tabletler de Hititlerin kehanet uygulamalarına ilişkin daha önce bilinmeyen bilgiler sunuyor. Bu eşsiz arşiv Hitit tarihinden dinî uygulamalarına, dilin gelişiminden kâtiplik kültürüne kadar pek çok alanda yeni bir kapı aralıyor. Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasını bilimle gün yüzüne çıkarmaya, korumaya ve geleceğe taşımaya devam ediyoruz.”
3 BİN 400 YIL ÖNCENİN SALGINI TABLETLERE YAZILDI
Arşivde kehanet, fal, mektup, ritüel ve dua kategorilerinde metinler yer alırken en dikkat çekici belgelerden bazıları, şehirden şehre yayılan yüksek ateşli bir salgını anlatıyor.
Tabletlerde özellikle çocukları ve bebekleri ölüme sürükleyen hastalık nedeniyle küçük prens ve prensesler ile yüksek rütbeli Hitit görevlilerinin çocuklarının sağlık durumlarının fal sorgulamalarıyla takip edildiği görülüyor. Metinler, salgının Hitit kraliyet ailesinde oluşturduğu kaygıyı da doğrudan yansıtıyor.
Henüz anne sütüyle beslenen bir bebek prensesin sağlık durumunun büyük endişeyle ele alındığı belgelerde, geleceğinin kehanet yoluyla anlaşılmaya çalışıldığı görülüyor. Başka bir tablette ise bebek prensesin hayatını kaybettiği ve onun için gerçekleştirilen cenaze ritüeli kayıt altına alınıyor.
Falcının krala gönderdiği bir diğer tablet, bebek prensesin henüz yeri tespit edilemeyen Ziulila kentinde hastalandığını da ortaya koyuyor.
BATI ANADOLU'DAN KRALA SAVAŞ ALARMI
Kraliyet arşivinden çıkan belgeler yalnızca sarayın yaşadığı sağlık krizlerini değil, Hitit devletinin karşı karşıya kaldığı askerî tehditleri de gözler önüne seriyor.
Batı Anadolu’daki Hitit generalleri tarafından Šamuḫa’da bulunan Hitit kralına gönderilen bir mektupta, Hitit bölgesinin düşmanlar tarafından çevrildiği bildiriliyor. Generaller düşmanları yenebilmek için asker, at ve savaş arabası gönderilmesini talep ediyor.
Mektupta, istenen desteğin ulaşmaması durumunda durumun ağırlaşacağı ve Hitit ordusunun yok edileceği yönündeki uyarılar da yer alıyor. Generaller ayrıca gerekli desteğin gönderilmemesi hâlinde ortaya çıkacak sonuçların sorumluluğunu üstlenmeyeceklerini krala bildiriyor.
HİTİTLERİN KUŞ KEHANETLERİNE İLİŞKİN BİLİNMEYENLER ORTAYA ÇIKIYOR
Arşiv, Hititlerin inanç ve kehanet dünyasına ilişkin de daha önce bilinmeyen bilgiler sunuyor.
Bir tablette kuş falcılarının Šamuḫa’nın dışına çıkarak farklı bölgelerde yaptıkları gözlemler adeta bir günlük düzeninde kayıt altına alınmış durumda. Falcıların konakladıkları kentler, izledikleri güzergâhlar ve gözlemledikleri kuşlar belgelerde ayrıntılarıyla yer alıyor.
Çivi yazılı metinler, kuş falının nasıl değerlendirildiği ve yorumlandığı konusunda daha önce bilinmeyen bilgileri de ortaya çıkarıyor.
21. YÜZYILIN EN KAPSAMLI HİTİTÇE ARŞİVİ
Kayalıpınar’da 2025 yılında aynı alanda ele geçirilen 53 çivi yazılı tablet ve parçasının da bu arşive ait olduğu değerlendirilirken, 2026 yılındaki 131 yeni buluntuyla birlikte arşivdeki tablet ve parça sayısı 184’e ulaştı.
Kazı ekibinin değerlendirmesine göre Kayalıpınar’da ortaya çıkarılan kraliyet arşivi, 21. yüzyılda bulunan en kapsamlı Hititçe arşiv olma özelliğini taşıyor.
Kral II. Tudhaliya dönemine tarihlenen metinler; Hitit tarihi ve dinî uygulamalarının yanı sıra dönemin Hitit dilinin gelişimi ile kâtiplik kültürüne ilişkin de önemli yeni bilgiler içeriyor.
Kayalıpınar kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2021 yılından bu yana Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor.