Tarih
9 Ekim 1800: Dürrîzâde Mehmed Ârif Efendi'nin vefatı (Osmanlı Şeyhülislâmı)
Onlar, yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Osmanlı Şeyhülislâmı Dürrîzâde Mehmed Ârif Efendi’yi hayırla yâd ediyoruz.
İstanbul’da doğdu. Şeyhülislâm Dürrîzâde Mustafa Efendi’nin oğludur. Küçük yaşta babasından ve çevresindeki âlimlerden ilim tahsiline başladı. 1754’te hâriç derecesiyle icâzet aldı.
Dürrîzâde Mehmed Ârif Efendi
Bazı medreselerde müderrislik yaptıktan sonra 1766-1767’de Yenişehir, 1774’te Mekke kadılığı pâyesiyle Bursa, 1780’de İstanbul kadısı, 1782’de nakîbüleşraf oldu. Dürrîzâde ailesinden ilk nakîbüleşraf olan Ârif Efendi’dir.
Anadolu kazaskerliği pâyesini aldıktan sonra 1783’te bilfiil Anadolu, 1784’te ise Rumeli kazaskerliğine getirildi. Şeyhülislâm Arapzâde Atâullah Efendi’nin ölümü üzerine 23 Ağustos 1785 tarihinde şeyhülislâm oldu.
Sadrazam Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa ile birlikte azledildi (30 Ağustos 1798). Bir süre Bursa’da oturdu, İstanbul’a dönmesine izin verildikten sonra 20 Cemâziyelevvel 1215’te (9 Ekim 1800) vefat etti. Mezarı Eğrikapı’dadır.
Dürrîzâde Mehmed Ârif Efendi Türbesi
Kaynaklarda son derece nazik ve hayırsever bir kimse olarak nitelendirilen Mehmed Ârif Efendi, dönemindeki ıslahat ve yenileşme hareketlerinin önemine ve gereğine inanmıştı. Halk tarafından çok sevildiği gibi yenilik taraftarı olması dolayısıyla III. Selim’in de takdirini kazanmıştı. Dürrîzâde Ârif Efendi’nin Netîcetü’l-fetâvâ adlı eseri meşhur olup basılmıştır (İstanbul 1237, 1265). Oğlu Abdullah Efendi de II. Mahmud döneminde şeyhülislâmlık yapmıştır.