Aktüel
Türkiye'de katiller sosyal medyada 'yıldızlaştırılıyor!'
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, cinayet faillerinin sosyal medyada binlerce takipçiye ulaşmasının toplumsal ahlak ve empati açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, cinayet faillerinin sosyal medyada binlerce takipçiye ulaşmasının toplumsal ahlak ve empati açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, cinayet faillerinin sosyal medyada binlerce takipçiye ulaşmasının toplumsal ahlak ve empati duygusu açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti.
Vahşi cinayetlerin ardından faillerin sosyal medya hesaplarında yaşanan takipçi artışları, toplumun şiddete yaklaşımını yeniden tartışmaya açtı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, özellikle gençlerin suç işlemiş kişilere yönelik ilgisinin psikolojik ve toplumsal boyutlarını değerlendirdi.
Türkiye Gazetesi'nden Ziyneti Kocabıyık'a konuşan Tarhan, suçluların sosyal medyada popüler figürlere dönüştürülmesinin şiddeti normalleştirme ve toplumsal duyarlılığı zayıflatma riski taşıdığını söyledi.
Suçlulara duyulan ilginin arkasında ne var?
Bir cinayet failinin sosyal medyada binlerce kişi tarafından takip edilmesinin doğrudan suçun onaylandığı anlamına gelmediğini belirten Tarhan, insan zihninin tehlikeli ve sıra dışı olaylara karşı doğal bir merak taşıdığını ifade etti.
Ancak bu merakın zamanla suçun ağırlığını gölgede bırakabileceğini vurgulayan Tarhan, bunun toplumsal ahlaki duyarsızlaşmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Özellikle genç kadınların saldırgan kişilere yönelmesinde psikolojik etkenlerin rol oynayabildiğini belirten Tarhan, “Ben onu değiştiririm” düşüncesinin tehlikeli bir yanılsama olduğuna dikkat çekti.
Tarhan, suçlulara yönelik çekimin psikoloji literatüründe “hibristofili” olarak tanımlandığını söyledi.
“İyilikle görünür olamıyorsam kötülükle meşhur olayım”
Şiddet faillerinin sosyal medyada geniş kitlelere ulaşmasının, özellikle kendisini değersiz hisseden kişiler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Tarhan, dijital şöhretin bazı kişiler için suç işlemeyi özendirici bir unsura dönüşebileceğini belirtti.
Tarhan'a göre sosyal medyada sürekli ilgi gören saldırgan figürler, gençlerin rol model algısını değiştirebiliyor. Kendisine toplumda yer bulamadığını düşünen bireyler, saygı görmek yerine korkulan biri olmayı tercih edebiliyor.
Bu durumun en önemli sonuçlarından birinin de mağdurların görünmez hale gelmesi olduğunu vurgulayan Tarhan, cinayet haberlerinde faillerin fotoğraflarının, kıyafetlerinin ve takipçi sayılarının konuşulmasının mağdurun yaşadığı trajediyi ikinci plana ittiğini söyledi.
Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın toplumda ahlaki duyarsızlaşma ve empati erozyonuna neden olabileceğini belirten Tarhan, özellikle sosyal medyanın bu süreçteki rolüne dikkat çekti.
Şiddetin bir eğlence veya seyirlik içerik gibi sunulmasının zamanla olağan karşılanmasına yol açabileceğini ifade eden Tarhan, başlangıçta tepki gösterilen olaylara karşı duyarlılığın giderek azalabileceğini söyledi.
Medyaya ve sosyal medya platformlarına çağrı
Şiddetin toplumsal etkileriyle mücadelenin yalnızca ailelere bırakılamayacağını belirten Tarhan, medya kuruluşları, dijital platformlar ve eğitim kurumlarının sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Medyanın suçluları magazin figürlerine dönüştürmekten kaçınması gerektiğini söyleyen Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da suç ve saldırganlığı yüksek etkileşimle ödüllendirmesinin önüne geçilmesini istedi.
Eğitim kurumlarında empati, ahlaki muhakeme ve davranışların sonuçlarını kavrama becerilerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tarhan, ailelerin de gençlerin tehlikeli kişilere yönelik ilgisini baskılayıcı tepkiler yerine iletişim kurarak anlamaya çalışmasını önerdi.
Kaynak: Türkiye Gazetesi