AKİT MENÜ

Dünya

Suriye'de kuduz alarmı!

Suriye’de kuduz riski taşıyan hayvanlarla temas vakaları, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 62,7 arttı. Uzmanlar, aşı ve serum eksikliğine karşı uyarıyor.

Haber Merkezi

Suriye’de kuduz riski taşıyan hayvanlarla temas vakaları, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 62,7 arttı. Uzmanlar, aşı ve serum eksikliğine karşı uyarıyor.

Suriye'de kuduz riski taşıyan hayvanlarla temas eden kişi sayısı 2026'nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 62,7 arttı.

Enab Baladi'nin haberine göre ülkenin farklı bölgelerinde insanlara yönelik riskin yanı sıra hayvanlarda da kuduz salgınları bildiriliyor.

Rakka'nın batı kırsalı ile Humus çevresindeki meyve bahçelerinde görülen vakalar, hayvancılık sektöründe ekonomik kayıplara yol açtı.

 

Hastalığın yayılmasına ilişkin tartışmaların odağında yarasalar bulunuyor. Yerel çevrelerde kuduz vakalarının esas olarak yarasa saldırılarından kaynaklandığı yönündeki iddialar gündeme gelirken, uzmanlar hastalığın bulaşma yolları, yarasaların taşıyıcı rolü ve alınması gereken önlemlere dikkat çekiyor.

Enab Baladi'ye konuşan Tartus Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Profesörü Dr. Fehim Abdülaziz, kuduzun merkezi sinir sistemini etkileyen, akut ve ölümcül bir viral hastalık olduğunu belirtti. Hastalık, enfekte hayvanların tükürüğü aracılığıyla insanlara ve evcil hayvanlara bulaşabiliyor.

Abdülaziz, klinik belirtiler başladıktan sonra kuduzun neredeyse yüzde 100 ölümcül olduğunu, ancak zamanında uygulanan aşı ve uygun tıbbi müdahaleyle hastalığın önlenebildiğini vurguladı.

Kuduz nasıl bulaşıyor?

Kuduz, hayvanlardan insanlara bulaşabilen zoonotik bir hastalık. Tilki, kurt, rakun, sincap ve yarasa gibi yabani hayvanların yanı sıra köpek ve kediler de virüsün taşıyıcısı olabiliyor.

Mikrobiyoloji profesörü Abdülaziz'e göre bulaşma çoğunlukla enfekte hayvanın ısırmasıyla gerçekleşiyor. Virüs taşıyan tükürüğün açık yaraya, göze veya ağız gibi mukozalara temas etmesi de bulaşmaya neden olabiliyor. Bazı özel durumlarda havada bulunan virüs içeren parçacıkların solunmasıyla bulaşma ihtimali de bildirilmiş olsa da bu, olağan bulaşma yolu olarak kabul edilmiyor.

Virüs, vücuda girdikten sonra çevresel sinirler boyunca ilerleyerek merkezi sinir sistemine ulaşıyor. Beyinde çoğaldıktan sonra tükürük bezleri dahil farklı organlara yayılabiliyor. Virüsün tükürükte bulunması, enfekte hayvanın ısırma yoluyla hastalığı başka bir canlıya aktarabilmesini sağlıyor.

Hastalığın kuluçka süresi kişiye, virüs miktarına ve temasın gerçekleştiği bölgenin merkezi sinir sistemine uzaklığına göre değişebiliyor. Bu süre genellikle birkaç hafta sürse de daha uzun olabiliyor. Bu nedenle temasın üzerinden zaman geçmiş olması, tıbbi değerlendirmeyi gereksiz hale getirmiyor.

 

Yarasalarla temas konusunda uyarı

Abdülaziz, son yıllarda yapılan araştırmalarda yarasalardan insanlara kuduz bulaşma ihtimalinin ayrıntılı biçimde incelendiğini söyledi. Bazı vakalarda kişilerin belirgin bir ısırık veya çizik fark etmeden virüse maruz kaldığının düşünüldüğünü belirten uzman, yarasaların çok küçük dişlerinin gözden kaçabilecek yaralanmalara neden olabileceğini ifade etti.

Uzman, evde yarasa bulunması, yarasanın çıplak elle tutulması veya uyuyan bir kişinin bulunduğu odada yarasanın görülmesi gibi durumlarda temasın niteliğinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle doğrudan temasın yaşandığı ancak görünür bir yara bulunmadığı durumlarda, riskin olmadığı varsayımıyla hareket edilmemesi gerekiyor.

Yarasalarda kuduz görülme oranının düşük olduğuna ilişkin uluslararası araştırmalara değinen Abdülaziz, bazı çalışmalarda bu oranın yüzde 1'in altında bildirildiğini söyledi. Ancak bu oran bütün yarasa türleri ve bölgeler için geçerli, evrensel bir oran olarak değerlendirilmemeli.

Suriye'de farklı yarasa türleri bulunuyor. Bunlar arasında küçük yarasalar, uzun kulaklı türler ve mağaralarda yaşayan yarasalar yer alıyor. Kıyı bölgeleri, ormanlar, mağaralar, kayalık alanlar ve meyve bahçeleri bu hayvanların yaşam alanları arasında bulunuyor.

Abdülaziz, Suriye'deki yarasa türlerinin çoğunun böcek veya meyveyle beslendiğini ve ülkede kanla beslenen vampir yarasaların bulunmadığını belirtti. Bununla birlikte yarasaların da diğer memeliler gibi enfekte bir hayvanın tükürüğüyle temas sonucu kuduz virüsünü alabileceğini söyledi.

Uzman, vatandaşlara canlı veya ölü yarasalara çıplak elle dokunmamaları, özellikle gündüz uçan, yerde hareketsiz duran veya uçmakta güçlük çeken yarasalara yaklaşmamaları tavsiyesinde bulundu.

 

Köpekler başlıca bulaşma kaynağı

Kuduzun insanlara bulaşmasında köpekler dünya genelinde başlıca kaynak olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü, insanlardaki kuduz vakalarının yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğunu belirtiyor.

Bunun yanı sıra tilki, kurt, sırtlan ve kedi gibi etçil hayvanlar da hastalığın bulaşmasında rol oynayabiliyor. Yarasalar ve bazı primat türleri de virüsü taşıyabilen hayvanlar arasında bulunuyor.

Enfekte hayvanın ısırması veya deriyi yaralayan bir çizik oluşturması, virüsün vücuda girmesine neden olabiliyor. Enfekte tükürüğün açık yaraya ya da göz ve ağız gibi mukozalara ulaşması da risk oluşturuyor.

Kuduzun hayvanlarda her zaman saldırganlıkla kendini göstermediğine dikkat çeken Abdülaziz, bazı yarasalarda olağan dışı davranışların görülebileceğini söyledi. Gündüz saatlerinde uçmak, aniden yere düşmek veya uçma yeteneğini kaybetmek bu belirtiler arasında sayılıyor.

Hastalık belirtileri başladıktan sonra ölüm riski çok yüksek

Kuduzun erken belirtileri ateş, baş ağrısı, halsizlik ve temas bölgesinde ağrı, karıncalanma ya da kaşıntı şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Hastalık ilerledikçe merkezi sinir sistemi etkileniyor ve ağır nörolojik belirtiler gelişebiliyor.

Uzmanlar hastalığın başlıca iki klinik biçimine dikkat çekiyor:

- Saldırgan seyirli kuduz: Aşırı hareketlilik, huzursuzluk, ajitasyon, bilinç değişiklikleri ve su içme girişimi sırasında gelişen ağrılı kasılmalar görülebiliyor. Hastalık kısa sürede ağırlaşabiliyor.

- Felçli kuduz: Kas güçsüzlüğü ve felç giderek ilerliyor. Belirtiler daha yavaş gelişebildiği için hastalık başlangıçta başka rahatsızlıklarla karıştırılabiliyor.

Her iki biçim de belirtiler ortaya çıktıktan sonra çoğunlukla ölümle sonuçlanıyor. Bu nedenle tedavide en kritik aşama, belirtilerin başlamasını beklemeden temas sonrasında koruyucu müdahalenin yapılması.

Temas sonrasında ilk müdahale hayati önem taşıyor
Abdülaziz, kuduz şüphesi bulunan bir hayvanın ısırması veya tırmalaması durumunda yaranın mümkün olan en kısa sürede sabun ve bol suyla iyice yıkanması gerektiğini belirtti. Isırma sonrası uygun bir antiseptik de kullanılabiliyor.

Göz, burun veya ağız gibi mukozalara şüpheli tükürük teması olması halinde bölgenin gecikmeden bol suyla durulanması gerekiyor.

Bu ilk müdahalelerin ardından vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor. Temasın türüne ve risk düzeyine göre kuduz aşısı ve gerektiğinde kuduz immünoglobulini uygulanabiliyor. Hangi uygulamaların gerekli olduğuna sağlık personelinin değerlendirmesiyle karar veriliyor.

Kuduz aşısı, veterinerler ve hayvanlarla düzenli temas eden bazı meslek grupları gibi yüksek risk altındaki kişilere temas öncesinde de yapılabiliyor. Ancak temas öncesi aşılanmış olmak, şüpheli bir temasın ardından tıbbi değerlendirmeye gerek olmadığı anlamına gelmiyor.

 

Suriye'de veterinerlik hizmetleri ve aşı eksikliği

Veteriner hekim ve geviş getiren hayvan hastalıkları uzmanı Abdülbasit Vekiyye, Enab Baladi'ye yaptığı açıklamada, önceki dönemlerde kamu kurumlarının bulaşıcı hastalıklara karşı ilaç ve serum sağladığını, ancak mevcut durumda bu kaynaklara erişimin zorlaştığını söyledi.

Vekiyye, bazı kamu sağlık merkezlerinde gerekli serum ve aşıların bulunmadığını, vatandaşların bunları kendi imkânlarıyla temin etmek zorunda kaldığını belirtti.

Uzman, güvenilir olmayan kaynaklardan alınan ürünlerde etkinlik ve uygun saklama koşullarının doğrulanamamasının ek risk oluşturduğunu ifade etti.

Vekiyye ayrıca Suriye'de evcil ve çiftlik hayvanlarının kuduzdan korunmasına yönelik aşıların yeterince bulunmadığını ve hastalık riskinin yüksek olduğu bölgelerde dahi düzenli aşılama yapılamadığını öne sürdü.

 

Kesimhanelerde denetim ve laboratuvar eksikliği

Veteriner uzman, Suriye'deki kesimhanelerin koşullarına ilişkin de uyarıda bulundu.

Vekiyye, bazı tesislerde hastalıkların tespit edilmesi için gerekli laboratuvarların ve numune alma mekanizmalarının bulunmadığını, kontrollerin çoğunlukla gözle muayeneye dayandığını söyledi.

Vekiyye'ye göre yalnızca gözle yapılan inceleme, ciddi hayvan hastalıklarının tespit edilmesi için yeterli değil. Bu durumun, hastalıklı etlerin tüketiciye ulaşması riskini artırabileceğini belirten uzman, laboratuvar incelemeleri ve veterinerlik denetimlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Suriye'de kuduz vakaları ve şüpheli temasların artması, hem halk sağlığı hem de hayvancılık sektörü açısından önleyici tedbirlerin önemini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, hayvanların aşılanması, veterinerlik hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi ve şüpheli temasların gecikmeden sağlık kuruluşlarına bildirilmesinin hastalığın yayılmasını önlemede temel rol oynadığını belirtiyor.

Kaynak: Mepa News, Enab Baladi

Yorumlara Git

Devlet Bahçeli'den flaş sözler

Sigara satışlarında yeni dönem! Kimlik numarası zorunluluğu geliyor! İşte ayrıntılar

Satışa gelen Zelenkskiy çıldırdı: 'Trump’tan Putin’e hediye'

CHP'li İBB'nin İETT otobüsü yine duvara tosladı: Sultangazi'de can pazarı! Yaralılar var

Murat Gülibrahimoğlu da yakalandı! Ekrem, hafriyat vurgunuyla da yüzleşecek