Gündem
Masonların isimleri okullarımıza yakışmıyor
Şeytani sembolleri ve ritüelleri millete aşılamak için her yolu deneyen İslam karşıtı masonların isimlerinin; darbecilerin isimlerinin okullardan kazındığı gibi silinmesi isteniyor.
Buğra Kardan İstanbul
Vaktiyle alttan alta İslâm ve Türkiye karşıtlığı yapmış, deizmi yaymaya çalışmış, şeytanî sembolleri ve ritüelleri millete aşılamak için her yolu denemiş olan masonların isimlerinin tarihi okullardan kazımanın vakti geldi çattı. Masonluğu tescilli eski bakanlardan Mustafa Necati Bey’in adının Balıkesir Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden, Hasan Ali Yücel’in ise İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Eğitim Fakültesi’nden atılması zaruri oldu. İşte ünlü başka isimler:
ÖNE ÇIKANLAR
Eski TTK Başkanı Enver Ziya Karal; Başkent Üniversitesi’nde
Eski Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Vasıf Çınar; Konak’ta
Eski Başbakan Hasan Hüsnü Saka; Akçaabat’ta
Rektör Mustafa İnan; İTÜ’de.
Namık Kemal; Tekirdağ’da üniversitenin ve 50’yi aşkın ilde 200’e yakın eğitim kurumumda
Mehmet Emin Yurdakul; Beşiktaş, Yenimahalle ve Buca’da.
Reşat Nuri Güntekin; Kuşadası, Kadıköy ve Bornova’da
Ahmet Rasim; Fatih, Maltepe’de
Ahmet Emin Yalman; Beyoğlu’nda
H. Cahit Yalçın; Şişli’de
Muvaffak Benderli; FMV Işık Üniversitesi’nde yer almakta.
TARTIŞMALI FİGÜRLER
Konuya ilişkin Akit’e konuşan Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Halim Ulaş, şunları söyledi: “Eğitim kurumlarımızın kapılarına asılan isimler, binaları birbirinden ayıran basit tabelalardan ibaret değildir. Bu isimler genç nesillerin zihinlerine ‘İşte izinden gitmeniz gereken rol model budur’ diyerek sunduğumuz şahsiyetlerin açık ilanıdır. Mevcut isimlendirmelerin sorgulanamaz ve değiştirilemez tabular olarak kabul edilmesini reddediyorum. Adları yaşatılan figürler etrafında yıllardır süregelen masonluk ya da millî-manevi köklerimize yabancı yapılara aidiyet iddiaları artık kulak ardı edilemez. Tüm bu iddialar güvenilir tarihî belgeler ışığında ivedilikle ve şeffaflıkla aydınlatılmalıdır. Bir eğitim yuvasına isim verilirken kişilerin yalnızca mesleki kariyerleri değil; bıraktıkları eserler, bu millete hizmetleri ve temsil ettikleri değerler bütünüyle tartıya konmalıdır.”
ZİHİNLER KİRLETİLMEMELİ
Iğdır Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kavlak da şunları dile getirdi: “Tarih sahnesinde milletlerin mukadderatını esir almak için örülen sinsi ağların en tehlikelilerinden biri olan masonluk, kökü tamamen dışarıda bulunan ve ipi görünmez küresel odakların ellerinde tutulan kozmopolit bir tahakküm mekanizmasıdır. Tarihsel olarak az bir nüfusa sahip Yahudilerin devasa kitleleri ve devletleri idare edebilmek için icat ettikleri bu yapının sadakati millete, vatana, hakikate değil, locaların karanlık dehlizlerinde verilen gizli biatlara dayandığı için millî olamayacağı muhakkak. Geleceğin teminatı olan masum nesillerin zihinleri, kökü dışarıda bulunan bu odakların sembolleriyle kirlenmemelidir. Çünkü hakiki istiklal, sadece sınırların korunmasıyla değil, zihinlerin bu tür sinsi vesayet odaklarından tamamen arındırılmasıyla mümkündür.”
HÜKÜMETE ÇAĞRI
Eğitimci-Yazar Adnan Kalkan ise şunları ifade etti: “Son 150 senedir bu toplum üzerinde birçok cerrahi müdahale yapıldı. Sureti haktan görünen bu ifsat komiteleri, ‘Selçuklu ve Osmanlı ruhu yeniden uyanmasın’ diye gerek tarih gerek felsefe kitaplarıyla ümmetin evlatlarını kendi cellâtlarına âşık ettiler. Darbecilerin isimleri birçok yerden sökülüp gömüldü. Şimdi eğitim fakülteleri, okullar ve diğer kurum ve kuruluşlardan, park ve caddelerden bu ülkenin evlatlarının geleceklerine pranga vuran, cellâtlarına âşık eden masonlar ile siyonistlerin de isimlerinin sökülüp tarihe gömülecekleri vakit gelmiştir kanaatindeyim.”