Spor
Doktorların 'yürüyemez' dediği Ali Nihat Erol paralimpik lisanslı yüzücü oldu
Doğuştan Serebral Ataksi hastası Ali Nihat Erol (39), Yenimahalle Belediyesi Paralimpik Yüzme Takımı'nda yüzüyor; nasip olursa milli olmak istediğini söyledi.
Ankara'da yaşayan 39 yaşındaki Ali Nihat Erol, doğuştan gelen Serebral Ataksi hastalığına ve doktorların "Yürüyemez, kör olur, araba kullanamaz" sözlerine rağmen yüzme branşında paralimpik lisanslı sporcu oldu. Zor doğuma bağlı gelişen, beyincikte daralmaya ve denge kaybına yol açan hastalıkla çocukluğundan bu yana mücadele eden Erol, bir bardağı bile taşıyamadığı günleri sporla geride bıraktı.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Erol, bugün aracını kendisi kullanıyor. Yenimahalle Belediyesi Paralimpik Yüzme Takımı'nda yüzen sporcu, hedefini şöyle anlattı: "Nasip olursa paralimpik milli olmak istiyorum. Bir de boğaz yarışlarına katılmayı çok istiyorum; Çanakkale Boğazı olabilir, İstanbul Boğazı olabilir. Artık bu yola girdik, birazcık meyvelerini de toplayalım istiyorum."
Tedavi yılları Hacettepe'de başladı
Dünyaya geldiği günden bu yana sağlık mücadelesi verdiğini söyleyen Erol, tedavisine Hacettepe'de başlandığını, yıllarca fizik tedavi gördüğünü ve ilaç tedavisinin halen sürdüğünü aktardı. En büyük dayanağının aile desteği olduğunu dile getiren sporcu, "Dediler de dediler ama çok şükür şu an gördüğünüz haldeyim. Arabamı da sürüyorum, her türlü her şeyimi kendim yapabiliyorum. Çok zor zamanlar atlattım" dedi.
Doktoru ve hocaları yüzmeyi önerdi
Spor, Erol'un hayatına ilkokul çağlarında girdi. Futbol oynarken düşüp kalktığını, boyu uzattığı düşüncesiyle sürekli basketbol oynadığını anlattı. Tedavinin ilk yıllarında doktoru ve fizik tedavi gördüğü yerdeki hocaları ise ona "Senin rahatsızlığın beyincikle alakalı, sana en iyi spor yüzme" diyordu.
Erol, 2021 yılında profesyonellik yolunda adım attığını, 2025'te ise profesyonel boyuta geçtiğini söyledi. Kendisini bu yola teşvik eden iş yerindeki arkadaşına teşekkür eden sporcu, "Paralimpik milli olma hedefiyle girdim. Basamak basamak çıkıyoruz" dedi. Bu noktaya geleceğini hayal bile edemediğini de sözlerine ekledi.
Annesine 'Düşe kalka büyüdüm' diye yanıt verdi
Erol, bu sene ocak ayında bileğindeki doku zedelenmesi nedeniyle 1-1,5 aylık bir sakatlık süreci geçirdi. O dönem annesinin "Oğlum gitme, aklım sende kalacak" dediğini anlatan sporcu, yanıtını şöyle aktardı: "Düşe kalka büyüdüm. Yolda düşünce yürümekten vaz mı geçiyorum? Ben bu yola devam edeceğim." Kararlılığını gören ailesinin kendisine her zaman destek olduğunu belirten Erol, "Bu aşamaya gelmemde önce Allah, sonra aile desteği, hekimlerin katkıları ve spora bağlılık etkili oldu" diye konuştu.
Göz doktorunun kendisine "Ben senin kadar hayata bağlanan birini görmüyorum" dediğini aktaran Erol, zaman zaman düştüğü, yorulduğu, "yeter" dediği anlar olduğunu da gizlemedi. Her düşüşün bir kalkışı olduğuna inandığını söyledi: "Mutlaka düşsen bile kalkıyorsun, seni elinden tutup çekiyorlar, kaldırıyorlar."
Down sendromlu ve otizmli çocukların ailelerine de seslenen Erol, çocukları ilgi duydukları alanlar başta olmak üzere futbol, basketbol veya voleybol gibi branşlara yönlendirmelerini, yüzmenin şart olmadığını söyledi: "Mutlaka çocuklarımızı bir spora, bir uğraşa teşvik edelim ki hayata daha sıkı bağlansınlar, amaçlarına daha çabuk ulaşsınlar."