AKİT MENÜ

Tarih

13 Ekim 1937: Ahmet Cevat'ın vefatı (Azerbaycan’ın İstiklal Şairi)

Onlar, yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Azerbaycan’ın İstiklal Şairi Ahmet Cevat'ı hayırla yâd ediyoruz.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Ahmet Cevat, Gence’de doğdu. Küçük yaşta yetim kaldı; ağabeylerince okutuldu. 1912’de öğretmenlik yapmaya başladı. 1912-1913 yıllarında, yirmili yaşlarda olan Ahmet Cevat, 1912 Balkan Savaşında ve Trakya Cephesinde bizzat Türk ordusuna katıldı. 1915’te Ermeni katliamına maruz kaldı, Kars-Erzurum yöresine yardım amacıyla düzenlenen “Kardaş Kömeği” adıyla bilinen faaliyetlere katıldı.



I. Dünya Savaşı yıllarında, işgal edilerek Batum’a bağlanan Artvin’de, Rize’de, Trabzon’da ve Erzurum’da bulundu. 1920 - 1922 yıllarında Guba Halk Maarif müdürü olarak görev yaptı. 1930-1933 yıllarında Gence’de Azerbaycan Tarım Enstitüsünde Azerbaycan ve Rus dilleri kürsüsünde öğretmen, doçent ve kürsü başkanı olarak görev yaptı.



1934’te Azerbaycan Devlet Neşriyyatı’nın tercüme bölümünde editörlük; 1935-1936 yıllarında Azerbaycan stüdyosunda belgeseller düzenleyen şube müdürü olarak görev yaptı. 1920’de Azerbaycan’ın Rusya tarafından işgalinden sonra, Stalin’in “Büyük Temizlik” tasfiye hareketi sonucunda karşı devrimcilik gibi asılsız suçlamalarla tutuklandı ve askeri mahkeme kararıyla ölüm cezasına çarptırıldı.

13 Ekim 1937’de de kurşuna dizilerek öldürüldü. 1955’te SSCB başsavcısı Ahmet Cevat’a karşı ileri sürülen bütün suçlamaların asılsız olduğunu belirtmiş; ancak hakkında beraat kararı öldürüldükten sonra çıkmıştır. KGB baskısı altındaki ailesi de ancak 1950’den sonra zindandan kurtulabilmiştir.

Ahmet Cevat “Türk Birliği” fikrini savunan bir şairdir. Ahmet Cevat’ın kurtarıcı olarak gördüğü Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması, Türk Ordusu’nun dağıtılması, Anadolu’nun idaresiz kalışı ve hele çok sevdiği İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edilmesi, onu duygu yüklü şiirler yazmaya itmiştir.



Azerbaycan’da yaşananlardan ötürü Türkiye’den çok şey umulmuştur. Hatta bu beklentiler; şehitlerin ve Türk ordusunun “Çırpınırdı Karadeniz” gibi şiirlerine de yansımıştır.

Bazı şirlerinde de 1915’te Sarıkamış’ta şehit olan askerler, maddî imkânsızlıklardan dolayı hastalıklara yakalanan öğretmenler ve dini yanlış yorumlayan kişiler vb. konular şiirlerinde işlenmiştir.

Yorumlara Git

Son dakika! Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Küba'da sosyalizmin sonu: Ülkeyi yabancı yatırımlara açmak için...

İpler geriliyor: Fransa'dan, Rus gemisine operasyon!

Türkiye ile yakınlaşan Paşinyan o ülkeye sert çıkıştı! 'İlişkilerimiz artık eskisi gibi olamaz'

Hürmüz’de dört gemiye şüpheli saldırı: Üç tanker ve bir konteyner gemisi vuruldu