Gündem
Kitap değil terör propagandası: Mahir Çayan'ın kitabına toplatma kararı
Terör örgütü Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi'nin (THKP-C) kurucularından Mahir Çayan'ın yazılarını ve çeşitli isimlerin Çayan hakkındaki değerlendirmelerini içeren kitap hakkında ‘terör örgütü propogandası’ nedeniyle toplatma kararı verildi. Kitabı yayına hazırlayan Dipnot Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Emirali Türkmen de ise "THKP-C terör örgütü propagandası" suçlamasıyla yargı karşısına çıkacak.
Dipnot Yayınları tarafından 19 Haziran 2026'da yayımlanan "Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar", Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla toplatıldı. Kararda, kitabın örgüt propagandası içerdiği iddiasına yer verildi.
Kitabın hazırlanmasından sorumlu Genel Yayın Yönetmeni Emirali Türkmen hakkında ise "THKP-C terör örgütü propagandası" suçlamasıyla dava açıldı. Davanın ilk duruşması 23 Şubat 2027'de görülecek.
MAHİR ÇAYAN KİMDİR?
Mahir Çayan, 15 Mart 1946'da Samsun'da doğdu. Türkiye'deki 1968 kuşağı öğrenci hareketlerinin önde gelen isimlerinden biri olan Çayan, İstanbul'da Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine geçti. Üniversite yıllarında Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) bünyesinde siyasi faaliyetlere katıldı. 1965'te Siyasal Bilgiler Fakültesi Fikir Kulübünün başkanlığını üstlendi.
1960'ların sonunda sosyalist hareket içerisindeki Millî Demokratik Devrim tartışmalarında yer alan Çayan, daha sonra silahlı mücadeleyi savunan siyasi çizgiye yöneldi. 1970'te arkadaşlarıyla birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesinin (THKP-C) kuruluşuna öncülük etti. Marksist-Leninist görüşleri benimseyen Çayan, Kesintisiz Devrim başlıklı yazılarıyla Türkiye solunun teorik tartışmalarında etkili oldu.
Çayan'ın liderliğindeki THKP-C, 12 Mart 1971 askerî müdahalesinin ardından silahlı eylemler gerçekleştirdi. Örgüt, Mayıs 1971'de İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom'u kaçırdı. Elrom'un öldürülmesinin ardından yürütülen operasyonlarda yakalanan Çayan, tutuklandı. Kasım 1971'de Maltepe Askerî Cezaevinden firar etti.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarını engellemek amacıyla arkadaşlarıyla birlikte Mart 1972'de Ünye'deki radar üssünde görevli üç yabancı teknisyenin kaçırılması eyleminde yer aldı. Grup, rehinelerle birlikte Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyüne geçti.
30 Mart 1972'de güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada Mahir Çayan ve dokuz arkadaşı hayatını kaybetti. Üç rehine de olayda yaşamını yitirirken gruptan Ertuğrul Kürkçü sağ kurtuldu. Çayan, öldürüldüğünde 26 yaşındaydı. Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde Kızıldere olayıyla anılan Çayan'ın yazıları ve siyasi görüşleri, sonraki yıllarda Türkiye solundaki çeşitli hareketler üzerinde etkisini sürdürdü.