Gündem
İmamoğlu'nu köşeye sıkıştıran villa sorgusu: Bağış dediğimiz rüşvet çıktı
İSKİ yolsuzluk davasında müteahhit Ali Nuhoğlu’nun, hakediş ödemelerini zamanında alabilmek amacıyla Sarıyer’deki 50 milyon dolar değerindeki villaları rüşvet olarak devrettiği yönündeki beyanlarının mahkeme tutanaklarına yansıması sonrası çapraz sorguda konuşan Ekrem İmamoğlu, söz konusu devir işlemini “ticaret” olarak yorumlayarak büyük bir skandala imza attı.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 101. duruşmasında, tutuklu sanıklardan Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu yapıldı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, aradan sonra tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusuna geçildi.
Sanık İmamoğlu, iddianameye konu devredilen villa meselesinin sorulması üzerine, şunları söyledi:
"Devredilen villa değil, devredilen bir şirket. Şirketin sahip olduğu iki ev. Yani aile olarak oturmayı planladığımız, 2019'da şirketim olarak satın alınan bir evin hemen önündeki iki ev. Bu iki evi bu arkadaş satın alıyor. Satın alırken de aldıktan sonra da firmamın sorumlusuyla irtibatlı oluyor. 'Ne yapalım, alalım mı, edelim mi, üçüncüyü de alalım mı?' diye anlatıyor hatırladığım. Yani orada üçüncü bir ev var. Onu alamayınca ikisi kalıyor. Bu ikisi yaklaşık 35 yıllık, deprem güçlendirmesine tabi tutuluyor. O ara arkadaşlar görüşüyor, buradaki iki evi almak istiyorlar. Toplam büyüklüğü 450 metrekare olan iki eve karşılık, toplam büyüklüğü 1500 metrekare üç tane ev veriliyor. Bu 1500 metrekare villa artı 500 bin dolara, bu evlerin devredilmesiyle ilgili önce bir anlaşma yapılıyor. Birinci anlaşmada 87 milyon lira artı 500 bin dolar ödeme artı bir villa diye anlaşılıyor. 87 milyon lirayı bir yılda ödemeyince buna karşılık iki tane daha villa veriyor firmamız. Dolayısıyla alınan deprem güçlendirmesi yapılan iki villa ve verilen de üç villa artı 500 bin dolar. Yani size ifade edildiği gibi kar etmedim, zarar ettim."
İmamoğlu, kendisine yöneltilen Yakup Öner'in elden 100 bin dolar para aldığı iddiasını reddetti.
Öner'in, "Ekrem İmamoğlu'nun sisteminde belediye içerisinde Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız vardır. Biri diğerine talimat veremez, alanına müdahale edemezdi. Murat Ongun, Fatih Keleş'i kendi alanına sokmadı, Ertan da sokmak istemedi ancak bazı yerlerde sokmak zorunda bırakıldı. Sistem dışındaki adamları ise Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin, Hüseyin Köksal'dır." şeklindeki ifadesi sorulan İmamoğlu, "Bunun adı sistem değil ki, bunun adı Ekrem İmamoğlu'nun liderlik anlayışı. Talimat vermiyorum, Fatih Bey'e 'Şuna bakar mısın?' diyorum, o da 'Bakarım.' diyor. Fatih Bey bütün seçimlerimde birebir omuz omuza çalıştığım bir kardeşimdir, arkadaşımdır. Ekrem İmamoğlu'nun organizasyonu gayet usule uygundur, kalitelidir, içinde sistem diye bir tarif yoktur." savunmasında bulundu.
Bağış olarak bildiğim her şey rüşvet denildi
Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde sıvacılığı bırakıp Asoy İnşaat'ı kuran Soytekin, İmamoğlu ile mahkeme salonunda yüzleşti. İBB ve KİPTAŞ'tan ihalesiz ve ayrıcalıklı olarak 15 kreş ile 1500 konut projesi dahil milyarlık işler alan Soytekin, Ekrem İmamoğlu ile duruşma salonunda yüz yüze geldi. Soytekin'in yönelttiği sorular duruşmaya damga vurdu.
-Adem Soytekin: "Bağış olarak bildiğim her şey rüşvet denildi. Bu rüşvet değilse ben neden buna maruz kaldım? Yalnız bırakıldım. Verenler rüşvet olduğunu söylüyor"
-Ekrem İmamoğlu: "Bizim kapıdan içeri rüşvet girmeyeceğini anlattım" -Adem Soytekin: "Ali Kurt'un KİPTAŞ konusunda özellikle bizden hakediş ödemelerinde para istenildiğinde sizin adınıza isterdi, bu konuda bilginiz var mıdır?"
–Ekrem İmamoğlu: "Ne Ali Kurt ne de başkası benim hakkımda böyle bir yetkiyi kullandırtmayı aklından dahi geçiremez. Neden böyle bir şeyi burada sorma gereği duydun anlamadım"
-Adem Soytekin: Ben işimi evet hızlı yaparım ama etkin pişmanlık verdikten sonra tam tersi ilan edildim. Bunu nasıl açıklarsınız?
-Ekrem İmamoğlu: "Adem sen mi konuşuyorsun, yoksa...? Bu soruların senin olduğundan bile şüpheliyim. Sana teessüf edeceğim ama ona bile gerek duymuyorum
İlişkili haber:
İlişkili haber: