Kültür - Sanat
Tarihi ve kültürel bağlar dil üzerinden değerlendirildi! Balkan dillerindeki Türkçe izleri mercek altına alındı
Kadim bir geçmişe sahip olan Türkçenin farklı coğrafyalarda bıraktığı izler, Balkan dillerindeki kelimelerden kültürel etkileşime kadar pek çok alanda varlığını sürdürüyor. Türkiye ile Balkan halkları arasındaki ortak tarih ve kültürel mirasın dil üzerinden yeniden ele alındığı 'Balkan-Dil 2026' Sempozyumu, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de düzenlendi. Yunus Emre Enstitüsü’nün 10. kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen uluslararası programda, Türkçeden Balkan dillerine geçen kelimeler ve günümüzde Türkçe öğretiminin karşılaştığı meseleler masaya yatırıldı.
SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalarda kültürel izler bırakan Türkçenin Balkan dilleri üzerindeki etkisi, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de düzenlenen uluslararası sempozyumda ele alındı. Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de, Türkiye Cumhuriyeti Zagreb Büyükelçiliğinin himayesinde, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Ketebe Yayınevi iş birliğiyle “Balkan Dillerinde Türkizmler ve Dil Öğretimi Çalışmaları Sempozyumu (BALKAN-DİL 2026)” düzenlendi. 15-17 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen sempozyum, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihî ve kültürel bağların dil üzerinden yeniden değerlendirilmesine imkân sağladı.
Yunus Emre Enstitüsü Zagreb Ofisi’nin 10. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programın açılışına Türkiye Cumhuriyeti Zagreb Büyükelçisi Hayriye Nurdan Erpulat Altuntaş, Zagreb Şehri Türk Millî Temsilcisi Ahmedi Bari, iş insanı ve araştırmacı-yazar Dr. Oğuz Aydemir ile Yeni Akit gazetesi ve Ketebe Yayınevi yazarı Ayhan Demir’in yanı sıra Türkiye’den ve Balkan ülkelerinden çok sayıda akademisyen katıldı.
TÜRKÇE VE BALKAN DİLLERİNİN ORTAK MİRASI KONUŞULDU
Sempozyumun açılış konuşmalarını Yunus Emre Enstitüsü Zagreb Ofisi Müdürü Fuat Korkmaz ile Yeni Akit gazetesi ve Ketebe Yayınevi yazarı Ayhan Demir yaptı.
Fuat Korkmaz, sempozyumun Türk dili ve kültürünün Balkanlar’da bıraktığı izleri incelemek amacıyla düzenlendiğini belirtti. Türkçe ile Balkan dillerindeki ortak kelimelerin yanı sıra tarihî ve kültürel birikimin de ele alınacağını ifade eden Korkmaz, “Türkçe ile Balkan dillerindeki ortak kelimeleri, tarihimizi, kültürümüzü ve paylaştığımız deneyimleri ele alacağız” dedi.
DEMİR: EDEBİYAT SAĞLAM BİR ZEMİNDİR
Balkanlar üzerine çalışmalarıyla tanınan yazar Ayhan Demir ise dilin imkânları ve Balkan dillerindeki Türkçe kelimelerin birleştirici gücü üzerinde durdu. Demir, haritalar üzerinde birbirinden ayrı görünen Türkler ile Balkan halkları arasındaki bağların güçlendirilmesinde kitapların ve edebiyatın önemli bir rol üstlendiğine dikkati çekti.
Edebiyatın toplumların birbirini anlamasına katkı sunduğunu belirten Demir, “Edebiyat ve fikriyat, birbirimizi dinlemek ve anlamak adına, tutunacak güvenli bir dal ve basılacak sağlam bir zemindir” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Ketebe Yayınevi tarafından yayımlanan Balkan Defteri adlı eserinden ve Ketebe Balkan Kitaplığı bünyesindeki yazarlardan da söz eden Demir, farklı Balkan ülkelerinden edebiyatçıların aynı yayın çatısı altında buluşmasının önemine işaret etti.
Demir, İvo Andriç, İsmail Kadare, Meşa Selimoviç, Kim Mehmeti, Necad İbrişimoviç, Dritero Agolli, Cevad Karahasan, Mira Meksi, Semezdin Mehmedinoviç, Milorad Paviç, Abdullah Sidran, Zoran Zivkoviç, Aliya İzzetbegoviç, Ömer Behmen ve Naser Oriç gibi isimleri anarak Ketebe Yayınevi’nin Balkan coğrafyasından farklı isimleri okurlarla buluşturduğunu dile getirdi.
TÜRKİZMLERİN TARİHSEL SERÜVENİ ELE ALINDI
BALKAN-DİL 2026 Sempozyumu’nda Türkçe ile Balkan dilleri arasındaki tarihsel ilişkiler, Türkçeden Balkan dillerine geçen kelimeler ve deyimler ile bu dilsel unsurların günümüzdeki kullanımı kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Türkizmlerin belgelenmesi ve karşılaştırmalı olarak incelenmesinin yanı sıra ortak söz varlığının Türkçe öğretiminde nasıl kullanılabileceği de akademik tartışmaların önemli başlıkları arasında yer aldı. Dilin yalnızca iletişim aracı olmadığına, aynı zamanda toplumlar arasındaki tarihî ve kültürel etkileşimi yansıttığına dikkat çekildi.
Programda yabancılara Türkçe öğretimi, Balkanlar’da dil eğitiminin güncel meseleleri, teknoloji ve yapay zekâ destekli eğitim yöntemleri ile Avrupa Ortak Başvuru Metni (CEFR) çerçevesindeki dil öğretimi politikaları da ele alındı.
Türkoloji, dilbilim ve eğitim bilimleri alanlarında çalışan araştırmacıları bir araya getiren sempozyumun, akademik iletişimin güçlendirilmesine ve gelecekte yürütülecek ortak araştırma ve yayın çalışmalarına katkı sağlaması hedeflendi.
YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ ZAGREB OFİSİ 10 YAŞINDA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 27 Nisan 2016’da açılan Yunus Emre Enstitüsü Zagreb Ofisi, Türk dilini, kültürünü ve sanatını tanıtmak ve Türkiye ile Hırvatistan arasındaki kültürel ilişkileri geliştirmek amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.
Türkçe öğretiminin yanı sıra kültür ve sanat etkinlikleri, sergiler, film gösterimleri ve akademik programlar düzenleyen merkez, iki ülke arasındaki kültürel etkileşimin artırılmasına katkıda bulunuyor.
Zagreb Ofisi, 10. kuruluş yıl dönümü kapsamında Hırvatistan’ın farklı şehirlerinde çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirmeyi de planlıyor. Bu çerçevede Dubrovnik’te İzmir Olgunlaşma Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenecek “Sultan Süleyman ve Osmanlı Dönemi Kıyafetleri Sergisi” ile “Türk Dünyası Şiir Akşamı”, “Türk Kahvesi Akşamları” ve “Rijeka Türk Film Günleri” programları öne çıkıyor.
Ayrıca “Dünyanın Vicdanı Kudüs” ve “Ayasofya: Sessizliğin Işığı” adlı fotoğraf sergilerinin yanı sıra Hırvat geleneksel kıyafetlerindeki Osmanlı-Türk etkisini konu alan “A La Turka” programının da yıl dönümü etkinlikleri arasında yer alması planlanıyor.