AKİT MENÜ

Gündem

CHP’de kafa karışıklığı

Özel- İmamoğlu’nun atadığı belediye başkanlarının yolsuzluklarını Kılıçdaroğlu’nun CHP’si savunmak zorunda kalıyor. Kendisi de kurultay mağduru olan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Milas’taki operasyona değinirken, “Biz kimse soruşturulmasın demiyoruz. Hukukun siyasi kimliğe göre farklı uygulanmasına itiraz ediyoruz. Hukukun terazisi herkesi eşit tartmalıdır” diyerek, kafa karışıklığını ele verdi.

Haber Merkezi

Asırlık CHP’yi delege oylarını satın alarak ele geçiren Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ekibinin atadığı belediye başkanlarının yolsuzlukları ardı ardına patlıyor, soruşturmalara ise “Mutlak butlan” kararının ardından, “Arınma” sözüyle yeniden partinin başına geçen Kılıçdaroğlu yönetimi tepki göstermek zorunda kalıyor. 31 Mart 2024 seçimlerinden bu yana terör, mali usulsüzlük, rüşvet ve yolsuzluk gibi çeşitli suçlamalar kapsamında 40’a yakın CHP’li il ve ilçe belediye başkanı adli soruşturmalar neticesinde gözaltına alınıp tutuklanarak, İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırıldı. YP tarafından “butlancı” diye suçlanan CHP yönetimi, belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmaları konusundaki kafa karışıklığıyla dikkat çekiyor. Son olarak Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un da aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında yolsuzluktan gözaltı kararı verilmesine tepki gösteren CHP Sözcüsü Müslim Sarı, ne diyeceğini şaşırdı: “Dün SPK Başkanı istifa etti, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı emekliliğini istedi. Ancak yüz binlerce insanı mağdur eden milyarlarca dolarlık fon skandalının siyasi ayağı hâlâ ortaya çıkarılmadı. Bugün ise Milas Belediye Başkanımız Fevzi Topuz’un da aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Biz kimse soruşturulmasın demiyoruz. Hukukun siyasi kimliğe göre farklı uygulanmasına itiraz ediyoruz. Hukukun terazisi herkesi eşit tartmalıdır!”

 

OPERASYONLARA ZORAKİ TEPKİ

Sarı, daha önce de CHP’li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasına, “Hukuk, siyasi hesaplaşmaların aracı haline getirilemez. Mersin halkının sandıkta ortaya koyduğu irade yok sayılamaz. Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değil, istisnai bir tedbirdir. Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılama ilkesi gözetilmeli, Başkanımız Vahap Seçer serbest bırakılmalıdır” demişti. Yine Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de gözaltına alınmasına tepki gösteren Sarı, Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş’in gözaltına alınmasına ilişkin ise, “İlk seçimde bu planlarınız bozulacak. Halk, sandıkta tüm bu kurgunuza cevabını verecek. Ataşehir’in iradesi Ataşehir halkınındır” demişti.

 

ARINMA, BARINMAYA MI DÖNÜŞTÜ?

Konuyu Akit’e değerlendiren Avukat Tamer Mahmutoğlu, şunları söyledi: “Butlan kararının ardından partinin başına arınma sözü vererek geçen Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi son dönemlerde soruşturulan belediye başkanlarına sahip çıkmaya başlaması kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. Zira bu soruşturmalar, tanık ifadeleri, itirafçı beyanları, MASAK raporları, HTS kayıtları gibi somut delillere dayanılarak başlatılmış olduğundan sırf muhalefet etmek için siyasi saiklerle bu soruşturmalara karşı çıkmak hukuki açıdan da kabul edilir değildir. ‘Özgür Özel’in atadığı başkanlar yolsuzluk yapıyor, Kılıçdaroğlu’nun ekibi savunuyor’ diye tanımlanabilecek tuhaf bir durum çıkmıştır. Yerel seçimlerden bu yana 40’a yakın belediye başkanı adli soruşturmalar neticesinde görevden uzaklaştırılmıştır. Ancak Özel-İmamoğlu ekibi tarafından ‘butlan yönetimi’, ‘hain’ diye suçlanan CHP yönetiminin ani bir manevra ile buna karşı çıkması, arınmasının barınmaya dönüştüğünü göstermektedir. Kılıçdaroğlu yönetimi ve gerekse Özel-İmamoğlu ekibi iyi bilmelidir ki, Türkiye’de adaletin terazisi hukuka göre tartmaya devam edecektir.”

 

BENİM HIRSIZIM İYİDİR ANLAYIŞI

Gazeteci Yazar Emin Pazarcı da, şunları dile getirdi: “Aynı tabana aynı kitleye hitap eden iki siyasi parti var. CHP ve ondan koparak kurulmuş Yeni Parti. Ne kadar yanlış gelse de, bu tür belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmaları gibi durumlarda adamlarına sahip çıkmaları kendilerince normaldir. Yani tersini yapmaları mümkün değil. Tersini yaparlarsa kendilerini inkâr ederler. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu bir ara işte bir şeyler söyler gibi oldu ama kendi tabanından çok ciddi tepkiler aldı. Maalesef bilmelerine rağmen sahip çıkıyorlar. Son olarak biliyorsunuz Ekrem İmamoğlu duruşmada açık şekilde ‘Alan razı, veren razı, herkes mutlu’ diye rüşvete sahip çıktı. Rüşvet çarkını adeta aklamaya çalıştı. Kimseden bir tepki gelmedi. Rüşvet zaten karşılıklı rızayla olur, alan da veren de razı olur. O arada hukuksuz birtakım işlemler yapılır. Ama buna bile tepki gösteremiyorlar. Niye? Çünkü kendi ekiplerine sahip çıkmak zorundalar ne pahasına olursa olsun. Yani ‘benim hırsızım, benim yolsuzum, benim arsızım iyidir’ anlayışıyla bir tavır göstermek durumundalar. O yüzden de yadırgamıyorum Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin yaptıklarını. Zaman zaman arıza yapıyorlar, doğruları söylüyorlar. Ama sonra yine eski hallerine dönüyorlar.”

Yorumlara Git

Yalanı çöktü: Özgür Özel, RAMS Park’a gömüldü

Yeni Parti’de sandık zamanı! Pavyonları hazırlayın seçim geliyor

Son dakika! AYM 'Yeni Parti'nin ismi değiştirilsin' talebiyle ilgili kararını verdi

Olağan Kongre süreci başlıyor: YP’de il kongreleri için tarih belli oldu

CHP’de kafa karışıklığı