AKİT MENÜ

Gündem

Yazıcı: Türkiye’nin denizdeki hakları AB’nin iznine bağlı değildir

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nı oy birliğiyle onaylaması ve 2020 tarihli ret kararını iptal etmesi üzerine açıklamalarda bulundu. Avrupa Birliği’nin karara yönelik tepkisini eleştiren Yazıcı, Türkiye-Libya iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekerek Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin haklarının görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

Haber Merkezi

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, yaptığı açıklamada, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararının Türkiye-Libya ilişkileri açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek Avrupa Birliği’nin tutumunu eleştirdi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in mutabakatın onaylanmasını “derin bir üzüntüyle” karşıladıklarına yönelik açıklamasını değerlendiren Yazıcı, Libya’nın egemen iradesinin Avrupa Birliği’nin siyasi beklentilerine göre şekillendirilemeyeceğini ifade etti.

Yazıcı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Libya Temsilciler Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı karar, Türkiye-Libya ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler açısından önemlidir. Önceki ret kararının iptal edilmesi de dikkat çekici bir gelişmedir.

Avrupa Birliği’nin bu karara gösterdiği tepki, uluslararası hukuk ve siyasi tarafsızlık bakımından sorgulanmalıdır. Libya’nın parlamentosu karar aldığında, bu karar Avrupa Birliği’nin beklentilerine uymuyorsa neden sorun hâline getiriliyor?

Libya’nın egemen iradesi, Brüksel’in siyasi tercihlerine bağlı değildir. Egemen devletlerin kararlarına saygı göstermek, uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinden biridir.”

“ULUSLARARASI HUKUK HERKES İÇİN AYNI ÖLÇÜYLE UYGULANMALI”

Avrupa Birliği’nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne verdiği desteği eleştiren Yazıcı, uluslararası hukukun siyasi tercihlere göre yorumlanmaması gerektiğini belirtti.

Yazıcı, Türkiye-Libya mutabakatının hukuki durumunun siyasi açıklamalarla değil, ilgili uluslararası hukuk kuralları ve coğrafi koşullar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Avrupa Birliği, Türkiye-Libya mutabakatının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Ancak Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini peşinen reddetmek, adil bir yaklaşım değildir.

Avrupa Birliği’ne soruyoruz: Türkiye’nin tezleri neden aynı hassasiyetle değerlendirilmek istenmiyor? Uluslararası hukuk, siyasi ittifakların çıkarlarına göre mi yorumlanacak?

Uluslararası hukuk, güçlü siyasi blokların kendi çıkarlarını başkalarına kabul ettirme aracı değildir. Hukuk, herkes için aynı ölçüyle uygulanmalıdır. Türkiye’nin hak ve menfaatleri de bu çerçevede değerlendirilmelidir.”

“TÜRKİYE-LİBYA MUTABAKATI STRATEJİK ÖNEME SAHİP”

Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan mutabakatın stratejik önemine dikkat çeken Yazıcı, deniz yetki alanları meselesinin enerji kaynakları, deniz güvenliği, ekonomik bağımsızlık ve bölgesel dengeler açısından önemli olduğunu kaydetti.

Yazıcı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki konumunun görmezden gelinemeyeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Doğu Akdeniz’de kalıcı ve adil bir düzen, Türkiye’nin ve Libya’nın hak iddiaları yok sayılarak kurulamaz. Türkiye’nin bölgedeki stratejik konumunu görmezden gelen yaklaşımlar, kalıcı çözüm getirmez.

Libya Temsilciler Meclisi’nin kararı, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için yeni diplomatik girişimlere zemin oluşturabilecek önemli bir gelişmedir. Bu gelişme, Türkiye-Libya iş birliğinin hukuki, ekonomik ve diplomatik boyutlarının daha kapsamlı ele alınması için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.”

“DOĞU AKDENİZ’DE YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ DÖNEMİ BAŞLATILMALI”

Avrupa Birliği’nin tepkisine yalnızca açıklamalarla karşılık verilmemesi gerektiğini ifade eden Yazıcı, Türkiye ve Libya arasında kapsamlı bir iş birliği programı başlatılması çağrısında bulundu.

Türkiye ve Libya’nın deniz araştırmaları, enerji, deniz güvenliği, limanlar arası ticaret ve bilimsel çalışmalar gibi alanlarda iş birliğini geliştirmesi gerektiğini belirten Yazıcı, şunları söyledi:

“Türkiye ve Libya, deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki tezlerini güçlendirerek kapsamlı bir ekonomik, bilimsel ve diplomatik iş birliği programı başlatmalıdır.

Türkiye, Libya ile ilişkilerini güçlendirirken diğer Akdeniz ülkeleriyle de uluslararası hukuk temelinde diyaloğu sürdürmelidir. Hedefimiz gerilim üretmek değil, Türkiye’nin haklarını koruyan ve bölgesel istikrara katkı sağlayan adil bir düzenin oluşmasıdır.

Avrupa Birliği şunu bilmelidir: Türkiye’yi dışlayarak Doğu Akdeniz’de düzen kuramazsınız. Türkiye’nin bölgesel ağırlığını görmezden gelerek kalıcı istikrar sağlayamazsınız.”

“MAVİ VATAN, GELECEK NESİLLERE BIRAKACAĞIMIZ MİLLÎ MİRASTIR”

Mavi Vatan’ın Türkiye açısından önemine de değinen Yazıcı, denizlerdeki hakların korunmasının millî bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Mavi Vatan’ın yalnızca bir harita veya siyasi söylem olmadığını ifade eden Yazıcı, Türkiye’nin güvenliği, ekonomik bağımsızlığı, enerji kaynakları ve denizlerdeki haklarının korunmasının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.

Yazıcı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki tezlerini uluslararası hukuk temelinde savunması, diplomatik girişimlerini artırması ve uluslararası kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı.

YAZICI’DAN HÜKÛMETE ÇAĞRI: “LİBYA MECLİSİ’NİN KARARI DİPLOMATİK KAZANIMA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Açıklamasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’ne, Libya yönetimine ve Avrupa Birliği’ne çağrıda bulunan Turgay Yazıcı, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararının somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Yazıcı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye ve Libya, Libya Temsilciler Meclisi’nin aldığı kararın ardından diplomatik temaslarını artırmalı ve karşılıklı iş birliğini güçlendirmelidir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hukuki tezleri uluslararası platformlarda dha etkili biçimde anlatılmalıdır.

Ayrıca Türkiye-Libya mutabakatının hukuki boyutunu, ekonomik fırsatlarını ve bölgesel etkilerini ele alan uluslararası bir toplantı düzenlenmesini öneriyoruz. Akademisyenlerin, deniz hukuku uzmanlarının, diplomatların ve strateji araştırmacılarının katılacağı böyle bir toplantı, Türkiye’nin tezlerinin bilimsel verilerle dünya kamuoyuna anlatılmasına katkı sağlayacaktır.

Avrupa Birliği’ne açık çağrımızdır: Türkiye’nin haklarını görmezden gelen ve Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de denklem dışına itmeye çalışan yaklaşımlardan vazgeçilmelidir.

Doğu Akdeniz’in haritası, Türkiye yokmuş gibi çizilemez! Türkiye’yi dışlayarak kuracağınız hiçbir siyasi denklem, coğrafyanın gerçeklerini değiştiremez.

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, Libya Temsilciler Meclisi’nin aldığı bu önemli kararın diplomatik kazanıma dönüşmesi için gerekli girişimleri hızlandırmalı ve Türkiye-Libya iş birliğini daha ileri bir seviyeye taşımalıdır.

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği olarak Türkiye’nin denizlerdeki haklarını, millî menfaatlerini ve uluslararası hukuk temelindeki tezlerini anlatmaya devam edeceğiz.

Mavi Vatan’dan vazgeçmek yok! Türkiye’nin haklarını yok sayan dayatmalara boyun eğmek yok! Türkiye, denizlerdeki haklarını hukukla, diplomasiyle ve kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”

Yorumlara Git

Savaş uçakları Karadeniz'de semalarında

Ülkeye girişi yasaklanan Erbakan’dan Aliyev'e: Başörtüsü yasağını kaldırın da biz gelemesek de olur!

Saniyeler içinde soyulabilirsiniz! Aracınızın camında 200 TL görürseniz sakın el uzatmayın

CHP’de kavga ve kriz bitmiyor! Ana muhalefet partisi kendi belediye başkanını ve meclis üyelerini aforoz etti!

Aylardır eğitiliyorlar: Gazze’ye taşeron Fas askeri geliyor