Gündem
Yunanistan’da Libya’nın Türkiye anlaşmasını onaylaması manşetlerde: Bu ulusal bir felaket!
Doğu Libya Parlamentosu’nun Türkiye ile imzalanan deniz yetki anlaşmasını oy birliğiyle onaylaması Yunanistan’da büyük bir çalkantıya yol açtı. Atina’nın bölgesel politikalarını sert bir dille eleştiren Yunan jeopolitik analisti Stavros Kalenderidis, Ankara’nın Hafter’le kurduğu güçlü diplomasinin Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki varlığına ağır bir darbe vurduğunu söyleyip. “Bu ulusal bir felaket” dedi.
TAHSİN HAN
Doğu Libya Parlamentosu’nun 2019 yılında Ankara ile Trablus arasında imzalanan Türk-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakat Zaptı’nı oy birliğiyle onaylaması Yunanistan’da büyük bir paniğe yol açtı. Yunan jeopolitik analisti Stavros Kalenderidis, Geopolitico’da yayımlanan analizinde, yaşanan gelişmeyi Atina açısından “ulusal bir felaket” olarak nitelendirdi. Kalenderidis, Yunan siyasi liderliğini stratejik hatalar yapmakla, tavizler vermekle ve Türkiye’nin Kuzey Afrika’daki nüfuz artışına engel olamamakla suçladı.
20 Ekim 2026’da alınan kararla Doğu Libya Parlamentosu, deniz sınırlandırma anlaşmasını kabul ederken, daha önce Türkiye ile yapılan anlaşmaları reddeden 2020 tarihli kararlarını da yürürlükten kaldırdı. Analiste göre Ankara, yakın zamana kadar anlaşmaya karşı çıkan Doğu Libya tarafını da yanına çekerek Doğu Akdeniz’deki en kritik hedeflerinden birine ulaştı.
DÜŞMAN HAFTER’İ İKNA ETTİLER
Başlangıçta Trablus hükümetini Halife Hafter güçlerine karşı askeri olarak destekleyen Türkiye’nin, zamanla Hafter kampıyla yakınlaşması, bölgesel dengeleri tamamen değiştirdi.
Türkiye’nin bu başarısının tesadüf olmadığını belirten Kalenderidis, sürecin diplomatik temaslar, askeri eğitimler ve ekonomik anlaşmalarla adım adım inşa edildiğini vurguladı. Halife Hafter’in oğlu Saddam Hafter’in anlaşmayı memnuniyetle karşılaması, Bingazi’deki Türk diplomatik temsilciliğinin aktifleşmesi ve Türk inşaat şirketlerinin bölgenin yeniden imarında aktif rol alması bu stratejinin parçaları olarak öne çıktı. Hafter ailesinin bir diğer kritik ismi Belkasem Hafter ile kurulan temaslar sayesinde Türk şirketlerinin finansal güç elde ettiği, Ankara’nın ise askeri ve siyasi nüfuzunu pekiştirdiği ifade edildi.
Analizde Atina yönetiminin Mısır ile 2020’de imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması da sert bir dille eleştirildi. Yunan tarafının Girit ve Rodos gibi adaların deniz yetki alanlarında kısıtlamayı kabul ederek stratejik bir hata yaptığı belirtildi. Türkiye-Libya yakınlaşmasının, Yunanistan’ın Girit’in güneyindeki hidrokarbon arama ve enerji projelerini doğrudan engellediğine dikkat çekildi.
TÜRKİYE MISIR’LA DA ANLAŞIR
Kalenderidis, Mısır’ın şu an için anlaşmayı tanımadığını açıklamasını yeterli bulmayarak, ileride Ankara ile Kahire arasında benzer bir deniz sınırı anlaşmasının imzalanabileceği uyarısında bulundu. Türk stratejisinin Akdeniz’deki kritik deniz ve enerji koridorlarını kontrol altına almayı hedeflediğini belirten analist, Atina’yı derhal somut adımlar atmaya çağırdı.