AKİT MENÜ

Gündem

‘Kauçuk kafa’yı Atatürk’e benzetip cezayı bastılar

Son 8 yılda 1026’sı çocuk olmak üzere yaklaşık 50 bin vatandaşın yargılandığı Laikçi azınlığın elinde adeta Demokles’in Kılıcı haline gelen 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu can yakmaya devam ediyor. Gazeteci Hasret Yıldırım, yaptığı bir paylaşımda Mustafa Kemal’in ismini bile anmadığı halde kauçuk bir spor aletine yönelik ifadeleri üzerinden 1 sene 3 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Haber Merkezi

Dünya üzerinde bir şahsı korumaya yönelik tek hukuki düzenleme olan ve son 8 yılda 1026’sı çocuk olmak üzere yaklaşık 50 bin vatandaşın yargılandığı 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu can yakmaya devam ediyor. Laikçi azınlığın elinde adeta Demokles’in Kılıcı haline gelen ve en küçük eleştirinin dahi “Atatürk’e hakaret” kılıfıyla cezalandırılmasına yol açan 5816 sayılı yasa bu sefer Gazeteci Hasret Yıldırım’ı hedef aldı. Yaptığı bir paylaşımda Mustafa Kemal’in isminin bile anmadığı halde kauçuk bir spor aletine yönelik ifadeleri üzerinden niyet okuyuculuğu yapan mahkeme, Yıldırım’a 1 sene 3 ay hapis cezası verdi.

İşte “Kauçuk Kafa…” hikayesi

Yıldırım’ın kauçuk malzemeden imal edilen ve boksörlerin kullandığı bir mask için; “Kauçuk Kafa… Dövüş Sanatı icrâ edenlerin partneri imiş. İçi kauçuk, yâni plastik ile dolu imiş. Vurdukça yaylanıyor imiş. Bu toprakların ‘Açık Hava Tımarhânesi’ olduğunu bilmiyor imiş. Yumruk atan da gariban imiş. Hiç bir şeyden haberi yok imiş.” şeklindeki ifadelerini suç sayan mahkeme heyeti, cezanın 2 seneden az olması sebebiyle kararı denetimli serbestliğe çevirdi.

 

Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasını, Haber Müdürümüz Zekeriya Say ile Fetih TV Haber Müdürü Erdem Can da izledi. İçerisinde “Atatürk” ve Mustafa Kemal” bile geçmeyen paylaşımlardan dolayı Yıldırım’ın “Atatürk’e hakaret” suçlamasıyla cezalandırılması maşeri vicdanları yaraladı. Avukat Emre Tekmen’in duruşmada yaptığı savunma ve sunduğu raporlar dikkate alınmazken, karar açıklandıktan sonra Yıldırım’ın, “Ben M.Kemal’e hakaretten yargılanırken, arkanızda M.Kemal’in büstü varsa, bu neticeden başka bir şey beklemiyorduk!” şeklindeki sözleri, duruşmanın özeti oldu.

BOKS ALETİNE BENZETTİLER

Konu hakkında Akit’e konuşan Gazeteci Hasret Yıldırım, şunları söyledi: “Bir sosyal medya paylaşımında, spor salonunda kauçuktan yapılmış plastik suratı yumruklayan bir sporcu gördüm. Paylaşımın üzerinde ‘Atatürkçü Düşünce Derneği düşüne dursun, kickboxcular çalışıyor!’ yazıyordu. Yazıya bir harf ekleyip çıkarmadan video ile birlikte paylaştım. Bir yaygara koptu ki sormayın gitsin. Zannedersin laiklik elden gitti, gidiyor. Bunun üzerine ‘Kauçuk Kafa…’ diye ikinci bir paylaşım yaptım. Kamalizm düşünmeye izin vermediği için bu defa linç daha da çoğaldı ve kendimizi hakim karşısında bulduk. Mahkeme heyeti yumruklanan cismin M. Kemal’e benzeyip benzemediğini araştırmak için Adli Tıp Kurumu’na müzekkere yazdı. Oradan menfi cevap gelince bu defa da İstanbul Jandarma Komutanlığı Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü’ne müzekkere yazıldı. Onlardan da menfi cevap gelince, Güzel Sanatlar’dan 3 kişilik heyet seçilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildi. Hatta ilk muhakemede bu garabeti görünce: ‘M.Kemal sarı saçlı, mavi gözlü. Bu spor aleti zenci!’ dediğimde, mahkemede bulunanlar gülmemek için kendilerini zor tuttular.

 

“BM’YE BAŞVURDUM”

Son duruşmada boks aleti için avukatımın hazırladığı rapor dikkate alınmayarak M.Kemal’e ‘Kauçuk Kafa’ dedin suçlamasıyla 5816 üzerinden 1 sene 3 ay hapis cezası verildi. TCK 216 Halkı kin ve nefrete sürükleme suçundan ise beraat verildi. Dava görülürken dosyayı BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği İfade ve Kanaat Özgürlüğünün Teşviki ve Korunması Özel Raportörlüğüne de gönderdim. Mahkeme heyetine, ‘Ben vatanperverim. Lakin böyle komik bir mahkemeyi Avrupa kapılarına taşımak zorunda kaldım ve bundan zûl duyuyorum’ dedim. Kararı bütün dünya görecek, komik hallere düşmeyelimi anlatmaya çalıştım. Geldiğimiz noktada 5816 Sayılı Kanunun üzerimizde Demokles’in Kılıcı gibi durarak, adamına göre muamele ettiğine şâhid oldunuz. Dolayısıyla, 5816 sayılı kanunun fikir hürriyeti önünde en büyük engel olduğu ve ya kökten kaldırılması ya da asli vazifesini icra etmesi gerektiği bir kez daha tescillendi.”

Yorumlara Git

Karadeniz’deki sondajı küçümseyenlere gelsin: Avrupa'ya bak, yerli gazın önemini gör!

14,9 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi! 5 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 76 gözaltı

Fon soruşturması ve küresel riskler etkili oldu! Borsa 11 bin puanın altına düştü, kazanımlar gitti!

SPK ve TMSF düğmeye bastı: Fon mağdurların parası 5 adımda geri dönecek

Erbakan'dan sirkeli su ve Arap sabunu özrü: Diyarbakır'da Kürtçe eğitim vaat etti!