AKİT MENÜ

Gündem

Ali’siz aleviler kaos peşinde

Mülkiyeti Hazine’ye ait olan İstanbul Esenyurt’taki Kıraç Cemevi arazisinin kullanım hakkının Cem Vakfı’na tahsis edilmesine karşı çıkan marjinal sol partiler ve Batı destekli karanlık oluşumlar, Alevi yurttaşları devlet ile karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

Haber Merkezi

HABER MERKEZİ

Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü hiçe sayan bir anlayışla hareket eden malum zihniyet, şimdi de Alevi yurttaşlar üzerinden milletin sinir uçlarıyla oynuyor. Mülkiyeti Hazine’ye ait olan İstanbul Esenyurt’taki Kıraç Cemevi arazinin kullanım hakkının yine Alevi yurttaşlara hizmet eden Cem Vakfı’na tahsis edilmesine karşı çıkan marjinal sol partiler ve Batı destekli karanlık oluşumlar, Alevi yurttaşları devlet ile karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

FİTNE PEŞİNDELER

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca 31 Ağustos 2026 tarihinde Cem Vakfı lehine alınan tahsis kararını fırsat bilen TİP ve DEM gibi marjinal sol partiler ve “Ali’siz Alevilik” teorisini dayatan Avrupa merkezli mezhepçi oluşumlar, Kıraç Cem Kültür Derneği’nin bulunduğu taşınmazın devredilecek olması üzerinden Alevileri devlete karşı kışkırtıyor. Cemevinin yıllardır mahalle halkı tarafından yönetildiğini belirten dernek yönetimi devir işlemine yanaşmazken, Cem Vakfı’nın ‘kayyım’ olarak getirilmek istediğini öne sürerek Kıraç Cemevi önünde toplanan Esenyurtlu Aleviler, tahliye kararına direniyor. Alevi- Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Esin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi arasındaki görüşme sayesinde 21 Ekim Çarşamba günü saat 10.00’da gerçekleşmesi beklenen tahliye işlemi bir ay ertelenirken, kararın tamamen iptalini isteyen marjinal sol oluşumlar, protesto nöbetini sürdürüyor. Alevi canları sokağa dökmeye ve polisle karşı karşıya getirmeye çalışan malum odaklar tanıdık çıktı. Meseleyi kaşıyanlar arasında ise Türkiye’yi ‘ayrımcı ve asimilasyoncu’ olarak gören “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ile Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) yer alıyor.

 

TEHLİKELİ SÖYLEMLER

Madımak’ın acısı dinmeden yeni bir provokasyonu tetiklemeye yönelik skandal çağrılardan bazıları ise şöyle:

Alevi Bektaşi Fed. Bşk. Yrd. Aydın Deniz: “Zaman kazanıyorlar Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, kararın iptal edilmesini istedi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, protesto yürüyüşüne katılarak halkı provoke etti.
ADFE Başkanı Zeynel Abidin Koç, vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun, “Canların yanandayız” dedi.
TİP Esenyurt Örgütü, tahliye girişimine karşı destek açıklaması yaptı.
ADFE, tahliyeye karşı kurumsal dayanışma açıklaması yayımladı.
DEM’li Gülistan Kılıç Koçyiğit, konuyu TBMM gündemine taşıyarak tahliye girişiminin durdurulmasını istedi.
Ocaxê Bakê Alevi Kültür Derneği Başkanı Kemal Demir, toplumunun karar vermesi gerektiğini açıkladı.
TİP İlçe Yöneticisi Yusuf Ulu ile SOL Parti İlçe Başkanı Murat Başer, cemevi önündeki nöbete katıldı.

 

CEMEVİ BAŞKANI NE DİYOR?

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya ise şunları söyledi: “25 yıl planları işletmek belediyelerin yetkisindeydi ve bu arazi Alevi toplumu cemevine ayrıldı. Daha sonra imece usulüyle yine Alevi iş adamlarının desteğiyle buraya cemevi binası yapıldı. Resmiyet kazanması için de Cem Vakfı’na bağlandı. 20. yılın sonunda Cem Vakfı kayyım atar gibi yeni bir yönetim atamaya çalışıyor. Buranın yönetimi de diyor ki ‘Sizin işleyiş tarzınız, yönetim anlayışınız tamamen atama usulü.’ Anlaşmazlık buradan kaynaklanıyor. Buradaki halk meclisi, buradaki pirler, dedeler, yol göstericiler bunun kararını halkın gözünün önünde verir. Biz ona razıyız. Fakat iş mahkemede çözülünce onlar ‘Mahkeme esastır’ dedi. Şimdi ne yapalım, kanunlar onlardan yana karar çıktı diye biz emeğimizi, mücadelemizi, yolumuzu teslim mi edelim? Bizim direnişimiz de sazlı sözlü, sesimizle yani. Gidip de kesinlikle taş atmak bize yakışmaz. Atan olursa da gerekeni yaparız. Yürüyüş yaptık.”

Yorumlara Git

Sarıgül ailesine yönelik soruşturma büyüyor: 3 tutuklama, 2 ev hapsi

Dünyanın peşinde olduğu elementler Türkiye'de!

Sır seyahatleri bir bir açıkladı! Yumurtacı Hacer itirafçı oldu

CHP’li Konak’ta Yahudilik propagandası

Mikser Özgür akıllanmıyor