Siyaset
Bakan Göktaş'tan 81 il müdürüne bakım kuruluşlarında habersiz denetim talimatı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, 81 il müdürüne bakım kuruluşlarında habersiz denetimleri sıklaştırma talimatı verdi: "Mutfağa girin, buzdolabını açın."
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 81 il müdürüne, çocukların, yaşlıların ve engellilerin bakımını üstlenen kuruluşlarda habersiz denetimlerin sıklaştırılması talimatını verdi. Ankara'da düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Göktaş, denetimin nasıl yapılması gerektiğini kendi sözleriyle tarif etti: "Bir kuruluşa gittiğinizde mutfağa girin, buzdolabını açın. Bodruma inin, kilere bakın, depoyu görün."
Bakanlığın yürüttüğü çalışmaların ve yeni dönem önceliklerinin ele alındığı toplantıda Göktaş, bu kuruluşları "bizlere emanet edilen insanların yaşadığı yerler" olarak tanımladı. İl müdürlerinden sahada aktif, vatandaşla doğrudan temas kuran ve ulaşılabilir yöneticiler olmalarını isteyen Bakan, "Emanete gösterilen özen, bir devletin vicdanının aynasıdır. En küçük bir ihmali dahi gözden kaçırmamanızı bekliyorum" dedi.
Göktaş, kuruluşlarda kalanlarla oturup sohbet edilmesini; ne yediklerinin, nasıl uyuduklarının ve kendilerini nasıl hissettiklerinin bizzat onlardan dinlenmesini istedi. "Gerçek denetim, gösterilene değil, görülmesi gerekene bakmaktır" diyen Bakan, il müdürlerine "habersiz denetimleri sıklaştırın" çağrısı yaptı.
Türkiye genelinde hane ziyaretlerinin yüzde 69,94'ü tamamlandı
Bakanlık olarak sosyal riskleri ortaya çıkmadan öngören, erken müdahaleyi esas alan bir hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Göktaş, şu bilgiyi paylaştı: "Bu kapsamda, nisandan itibaren 81 ilde, kadına yönelik şiddet ve çocukların suça sürüklenmesi sosyal risk haritalarındaki yüksek riskli haneleri ziyaret ediyoruz. Bugün itibarıyla Türkiye genelinde hane ziyaretlerinin yüzde 69,94'ünü tamamladık."
Ziyaretlerden elde edilen verilerin uygun hizmet ve desteklere dönüştürülmesi gerektiğini söyleyen Bakan, ihtiyaçların Aile Rehberi ve Çocuklar Güvende sistemleri üzerinden takip edilmesini, kurumlar arası yönlendirmelerin sonuçlarının da izlenmesini istedi. Göktaş, sunulan hizmetlerin ailelerin yaşamına etkisinin takibini ve yüksek riskli hanelerin üç ay sonra yeniden ziyaret edilmesinin önemini vurguladı.
Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesini isteyen Göktaş, sahada karşılaşılan sorunların valilik koordinasyonunda çözülmesini, çözülemeyen konuların ise gecikmeden Bakanlığa iletilmesi gerektiğini ifade etti.
Vatandaşların taleplerinin sonuçlandırılmasının ve sahadaki sorunların zamanında bildirilmesinin önemini vurgulayan Göktaş, acil durumların Bakanlığa vakit kaybetmeden iletilmesini istedi. Bakan, "İlk bilgi sizlerden gelsin. Sosyal medyadan değil, doğrudan sizlerden öğrenelim. Bir sorunun zamanında bildirilmesi, çözümün de zamanında başlamasını sağlar" dedi.
Meslek elemanlarının görevlendirmelerinin adil ve hizmetin gereklerine uygun yapılmasını isteyen Bakan, düzenlemelerin yalnızca sosyal hizmet merkezlerini değil, çocuk evlerinde ve diğer kuruluşlarda görev yapan ilgili personeli de kapsamasını istedi.
Çocuk güvenliği başlığında Göktaş, Çocuklar Güvende uygulamasının il milli eğitim müdürlükleriyle işbirliği içinde okullarda tanıtılması gerektiğini söyledi; çocuk hakları komitelerinin sürece dahil edilmesinin önemini anlattı.
Göktaş, "Aile ve Nüfus 10 Yılı"nı Bakanlığın bütün hizmet alanlarını ortak bir gelecek perspektifinde birleştiren stratejik bir süreç olarak gördüklerini belirtti. İl müdürlerinden bu doğrultuda yerel öncelikleri belirlemelerini; aileyi güçlendiren, gençleri destekleyen ve kuşaklar arası dayanışmayı artıran çalışmalara öncülük etmelerini istedi.
İyilik Var'ın ilk ayında 20 bin gönüllü
Toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve gönüllülük kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "İyilik Var" çalışmasının ilk ayında 20 bin kişinin gönüllü faaliyetlere katıldığını bildiren Göktaş, 81 ilde bin 88 iyilik alanı oluşturulduğunu açıkladı.
Bakan, çalışmanın daha geniş kesimlere ulaştırılmasını; üniversitelerin, gençlerin, esnafın ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlere dahil edilmesini istedi. Gönüllülük alanlarının çeşitlendirilmesi ve yerel işbirliklerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.