Gündem
Diyanet’e fon iftirasının perde arkasını Akit aralıyor!.. İşte yalanlar ve gerçekler..
Gazetemiz Akit, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfını hedef alan fon iddialarının perde arkasındaki gerçekleri bir bir ortaya çıkarıyor. Sözcü, BirGün ve Cumhuriyet’in de aralarında bulunduğu bazı medya organlarında yayımlanan “Diyanet’in parası da batık fonda”, “Diyanet Vakfı faizli fona para yatırmış”, “yüzde 48 zarar ettiler” ve “Gazze için yapılan bağışlar fonda mı battı” şeklindeki haberlerin gerçeği çarpıttığına ilişkin dikkat çeken belgeler gün yüzüne çıktı. Akit’in ulaştığı belgelere göre, Diyanet Vakfının yıllık bütçesi; faizli işlem içermeyen, İslami otoritelerden icazet almış, kira sertifikası ve katılım hesabı gibi gelir kaynaklarına dayanan Aktif Portföy Para Piyasası Katılım Fonu TLK’da değerlendiriliyor. Sözcü Gazetesinde yayınlanan “yüzde 48 zarar ettiler” haberinin de gerçeği yansıtmadığı, fonda kalan yüzde 48’lik payın, “zarar” şeklinde çarpıtıldığı, vakfın fonda bulunduğu süre içerisinde zarar etmek bir yana, aksine bütçesini enflasyona karşı koruduğu vurgulandı. TEFAS bilgi sisteminde yer alan faizsiz TLK fonunun bugüne kadar hiç zarar etmediğine ilişkin verilerin ise Sözcü muhabirleri tarafından açıkça gizlendiği kaydedildi. Yine aynı medya organlarından eş zamanlı servis edilen, “Gazze için yapılan bağışlar fonda battı” iddiasının da iftira olduğu, adrese teslim bağış, zekat ve fitrelerin genel bütçeden ayrı tutulduğu, fonda değerlendirilmeyip bağışçının talebine riayet edilerek ilgili alanda kullanıldığı belirtildi. Fonda değerlendirilen parada ana kalemin, yıl içerisinde eşit şekilde bölünerek verilen öğrenci bursları olduğu, talebelere verilen burs miktarının enflasyon karşısında değer kaybetmesinin önüne geçildiği, bu gelirinde yine aynı şekilde burs olarak dağıtıldığı ifade edildi.
HABER MERKEZİ
Gazetemiz Akit, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfına atılan fon iftirasına ilişkin çok çarpıcı gerçekleri ifşa ediyor. Sözcü, BirGün ve Cumhuriyet’in de arasında yer aldığı bir kısım medyada çıkan, “Diyanet’in parası da batık fonda”, “Diyanet Vakfı faizli fona para yatırmış”, “yüzde 48 zarar ettiler”, “Gazze için yapılan bağışlar fonda mı battı” şeklindeki haberlerin baştan sona iftira olduğu ortaya çıktı. Akit’in ele geçirdiği belgelere göre, Diyanet Vakfının yıllık bütçesi, faizli işlem barındırmayan, İslami otoritelerden icazet almış, içerisinde kira sertifikası, katılım hesabı gibi gelir kaynakları bulunan Aktif Portföy Para Piyasaları Katılım Fonu TLK’da bulunuyor.
Sözcü Gazetesinde yayınlanan “yüzde 48 zarar ettiler” haberinin de gerçeği yansıtmadığı, fonda kalan yüzde 48’lik payın, “zarar” şeklinde çarpıtıldığı, vakfın fonda bulunduğu süre içerisinde zarar etmek bir yana, aksine bütçesini enflasyona karşı koruduğu vurgulandı.
TEFAS bilgi sisteminde yer alan faizsiz TLK fonunun bugüne kadar hiç zarar etmediğine ilişkin verilerin ise Sözcü muhabirleri tarafından açıkça gizlendiği kaydedildi. Yine aynı medya organlarından eş zamanlı servis edilen, “Gazze için yapılan bağışlar fonda battı” iddiasının da iftira olduğu, adrese teslim bağış, zekat ve fitrelerin genel bütçeden ayrı tutulduğu, fonda değerlendirilmeyip bağışçının talebine riayet edilerek ilgili alanda kullanıldığı belirtildi. Fonda değerlendirilen parada ana kalemin, yıl içerisinde eşit şekilde bölünerek verilen öğrenci bursları olduğu, talebelere verilen burs miktarının enflasyon karşısında değer kaybetmesinin önüne geçildiği, bu gelirinde yine aynı şekilde burs olarak dağıtıldığı ifade edildi.
NEDEN BÜTÇE FONDA DEĞERLENDİRİLDİ?!
Tartışmanın merkezindeki batık fonlarla, Diyanet Vakfının yıllık bütçesinin değerlendirildiği fonun hiçbir ilişkisinin olmadığı vurgulandı. Diyanet Vakfının 1003 şubesi bulunuyor. Bu şubelerin tamamının yıl içinde kullanacakları bütçelerini banka hesaplarında tutmaları gerekiyor. Bu hesaplarda bulunan ve yıl içinde harcayacakları paranın enflasyon karşısında erimemesi içinde bir yatırım aracı kullanmaları ön görülüyor. Ancak mevzuatın ilgili maddesi devletin parasını korumak adına ciddi bir sınırlandırma getiriyor. Altın, gümüş, döviz gibi riskli yatırım araçlarının tercih edilmeyeceği, bu yatırım araçlarında oluşacak dalgalanmadan kaynaklı zararın zimmet suçuna neden olacağı vurgulanıp, fon yâda mevduat hesabına yatırılması tembihleniyor.
“BATIK FON” DEĞİL, FAİZSİZ İSLAMİ ESASLARA UYGUN FON
Diyanet Vakfının da bu kapsamda, İslami kurallara uygun bir fon arayışına girdiği, İslam ülkelerinde sıklıkla kullanılan fonlara yöneldiği belirtiliyor.
Akit’in ulaştığı belgelere göre, Diyanet Vakfının bütçesi, İslami esaslara uygun, katılım finansı ve faizsiz bankacılık alanında uzmanlaşmış ilahiyatçılardan onay almış TLK fonunda bulunuyor.
Aktif Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu TLK’nın icazet belgesinde şu ifadeler yer alıyor:
“AKTİF PORTFÖY PARA PİYASASI KATILIM (TL) FONU İCAZET BELGESİ
1- Aktif Portföy Yönetimi A.Ş.’nin Aktif Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu adıyla fon kurması,
2- Fon’un Kamu/Özel Sektör Kira Sertifikalarına (TL), BIST Taahhütlü İşlemler Pazarı’nda Gerçekleştirilen Geri Satma Taahhüdü ile Alım İşlemlerine, Katılma Hesaplarına (TL) ve Vaad Sözleşmelerine yatırım yapması,
3- Fon’un, katılım finans ilkeleri çerçevesinde vaad bazlı işlemler yapması,
4- Fon hesabına faizsiz finansman alınması,
5- Fon’un yönetiminin gerektirdiği ödemelerin Fon’dan yapılması,
6- Fon’un yönetimi karşılığında ücret alınması,
Katılım finans ilkelerine uygundur.
Elbette her şeyin en doğrusunu sadece Allah Teâlâ bilir. Prof. Dr. İsak Emin AKTEPE, Prof. Dr. Vecdi AKYÜZ, Dr. Mehmet GAYRETLİ.”
“YÜZDE 48 ZARAR” İDDİASI DA İFTİRA
Sözcü Gazetesi “Gazze parası fona gitmiş” başlıklı haberinde vakfın fondan çıkarken yüzde 48 zarar ettiğini öne sürmüştü. BirGün ve Cumhuriyet de TDV’nin fon yatırımlarını gündeme taşımış, çıkılırken de zarar edildiği iddia edilmişti. Oysa gerçeğin çok farklı olduğu, Diyanet Vakfı’nın algı operasyonlarından etkilenmeme için fonlardan çıkma kararı aldığı, TLK fonundan kademeli şekilde çıkılmaya başlandığı, yüzde 48 rakamının da zarar değil, “fonda kalan pay” olduğu, bu rakamın medya tarafından adeta zarar gibi gösterildiği ifade ediliyor.
Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinden yapılan incelemede, Aktif Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu, yani kısa adıyla TLK’nın kurulduğu günden bu yana hiç zarar etmediği görülebiliyor.
TEFAS bilgi ekranında fonun aylık ve yıllık getirisi ile ilgili şu bilgiler yer alıyor: “Son 1 Ay Getirisi %2,6951, Son 3 Ay Getirisi %9,4956, Son 6 Ay Getirisi, %20,4527, Son 1 Yıl Getirisi %44,4701.”
Bu bilgiler TEFAS’ın kamuya açık internet sitesinde yer almasına rağmen, Sözcü muhabirleri yalan bilgiyi yaymak için algı operasyonu yapıp gerçekleri çarpıtıyor.
BİR YALAN DA: “HACI AMCANIN PARASIYLA FON ZARARI KAPATILACAK”
Diyanet ve bağlı kurumlara iftirayı gazetecilik ilkesi olarak gören Sözcü’de yer alan “Diyanet’in fon hasarını hacı amca kapatacak” haberinin de baştan sona düzmece olduğu belgelendi. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yapılan Hac ve Umre Organizasyonlarının Diyanet Vakfının bütçesi ile ilişkili olmadığı, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olduğu ifade edildi. Hacı adayları ile umrecilerden konaklama ve ulaşım için tahsil edilen paranın tamamının, mevzuat çerçevesinde Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tahsil edilip, bu kapsamda harcandığı bildirildi.
ZEKAT VE FİTRE ADRESE TESLİM EDİLİYOR
“Gazze için yapılan bağışlar fonda battı” iddiasının da iftira olduğu, adrese teslim bağış, zekat ve fitrelerin genel bütçeden ayrı tutulduğu, fonda değerlendirilmeyip bağışçının talebine riayet edilerek ilgili alanda kullanıldığı belirtildi. Fonda değerlendirilen parada ana kalemin, yıl içerisinde eşit şekilde bölünerek verilen öğrenci bursları olduğu, talebelere verilen burs miktarının enflasyon karşısında değer kaybetmesinin önüne geçildiği, buradan gelirinde yine aynı şekilde burs olarak dağıtıldığı ifade edildi. Bir başka kalemin ise cami bakım onarımı için ayrılmış bütçe olduğu, fonda yada mevduatta tutulan paranın bu kapsamda kullanıldığına değinildi.
GÖREVDEN AYRILMA KARARIYLA FON İDDİALARI KARIŞTIRILDI
Eski TDV Genel Müdürü İzani Turan’ın görevinden ayrılması da fon tartışmalarıyla birlikte gündeme getirildi. Edindiğimiz bilgilere göre Turan, ayrılma kararını yeni yönetimin göreve gelmesinin ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’a iletti. Kararın fon iddialarıyla bağlantılı olmadığı yeni yönetimin önünü açmak için aylar önce alınmış bir karar olduğu kaydedildi. Ancak bu görevden ayrılmalarında aynı medya unsurları tarafından fonla ilişkilendirildiği kaydedildi.