Gündem
Hilal Kaplan adını koydu! Ortadoğu'nun tek soykırımcısı
Gazeteci Hilal Kaplan, kaleme aldığı yazısında “Ortadoğu'nun tek demokrasisi diye allanıp pullanan İsrail, soykırımcı olduğunu ifade etti.
İsrail seçimlerini yorumlayan Sabah Yazarı Hilal Kaplan, “Ortadoğu'nun tek demokrasisi diye allanıp pullanan İsrail, 7 Ekim'den sonra ilk kez sandığa gitti. Sandıktan hangi isim çıkarsa çıksın, İsrail'in soykırımcı karakteri olduğu yerde duracak” dedi.
“Gazze'de can kaybı 73 bini aştı, ateşkesten bu yana bile 1200'den fazla Filistinli öldürüldü. Buna rağmen Batı basınının bir kısmı, utanmadan Netanyahu'nun rakibi Gadi Eisenkot'u ısrarla ‘ılımlı alternatif’ olarak sunuyor” diyen Kaplan şunları yazdı:
“Eisenkot'u anlamak için Ekim 2008'e dönelim. O dönem ‘Kuzey Komutanı’ olan Eisenkot, Yedioth Ahronoth'a 2006'da Beyrut'un Dahiye Mahallesi'nde yaşananların İsrail'e ateş açılan her köyde tekrarlanacağını söylemişti: ‘Orantısız güç uygulayacağız. Bizim açımızdan bunlar sivil köyler değil, askeri üslerdir.’ Bunun bir tavsiye değil, onaylanmış bir plan olduğunu da eklemişti. ‘Dahiye Doktrini’ olarak bilinen bu yaklaşımın özü, silahlı grubu sahada yenmek yerine onu barındıran toplumu cezalandırmak, konutları, altyapıyı ve ekonomik hayatı yıkarak caydırıcılık üretmek. Sonuçlarını çok geçmeden Gazze'de gördük. Eisenkot bu doktrini dile getirmekle kalmadı, uygulamanın da içinde oldu. 2 bin 251 Filistinlinin öldürüldüğü 2014'teki ‘Koruyucu Hat’ harekâtında genelkurmay başkan yardımcısıydı. 2018'de, Büyük Dönüş Yürüyüşü sırasında ordunun başındaydı ve BM'ye göre o yıl 189 Filistinli öldürüldü. 7 Ekim'den sonra savaş kabinesinde yer aldı. Bu mart ise Dahiye Doktrini'nin Lübnan için hiç olmadığı kadar geçerli olduğunu söyledi. O halde ‘ılımlılık’ iddiası neye dayanıyor? Eisenkot'un Netanyahu'yla ayrıştığı noktalara bakınca itirazlarının ahlaki değil, stratejik olduğu görülüyor. Başbakanı stratejisizlikle suçladı, Haredilerin askerlik muafiyetine karşı çıktı. Filistin devleti fikrini ise 7 Ekim'den sonra anlamsız buluyor. Yani aradaki tartışma, Filistinlilerin kaderinden çok İsrail'in bu kaderi nasıl daha verimli yöneteceğiyle, daha doğrusu Filistin'i daha verimli yok etmekle ilgili! Oysa sandıktan kim çıkarsa çıksın, Dahiye'nin mimarı ya iktidarda ya da ana muhalefetin başında olacak. Bu yüzden bu seçimi iki farklı yol arasında bir tercihten çok, aynı doktrinin iki üslubu arasındaki bir rekabet olarak okumak lazım. İsrail terör devletidir; öyle de kalacaktır ya da yok olacaktır. Üçüncü bir seçenek yok”