Gündem
Cumhuriyet Bayramı’nı rakı içerek kutladılar
Her fırsatta manevi değerlerimize karşı çıktıkları halde ufukta sandık göründüğünde camiden çıkmayan ve kameralar karşısında abdest tazeleyen Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in kurduğu, logosu Yeni Rakı’ya benzetilen Yeni Parti Teşkilatları, Cumhuriyet’in 103. yılını rakıyla kutladı.
REZALETİ GURURLA PAYLAŞTILAR
İşte kadehleri kaldıran YP teşkilatları:
Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın ile türkücü Tolga Sağ’ın katıldığı Çorum’daki Cumhuriyet Bayramı Balosu ve Dayanışma Gecesinde alkollü içecekler servis edildi.
Mersin Anamur teşkilatı da belediyeye ait sosyal tesislerinde rakı eşliğinde Cumhuriyet Balosu düzenledi.
Susurluk İlçe Başkanı Sema Acar’ın düzenlediği Cumhuriyet Balosu’na masalardaki rakı kadehleri dikkat çekti.
Görükle Dumlupınar Mahalle Temsilciliği’nin balosunda su gibi rakı içildi.
Babaeski’de düzenlenen Cumhuriyet Balosu’nda da rakı başköşedeydi.
Nazilli Atatürkçü Düşünce Derneğinin düzenlemiş olduğu programa Yeni Parti Nazilli İlçe örgütü iştirak ederken, içki dolu kadehler kameralara yakalandı.
“Cumhuriyet değerlerine ve halkın iktidarına olan inancımızı bir kez daha haykırdık” şeklindeki hamaset nutukları eşliğinde yapılan içkili kutlamalara vatandaşlardan ve siyasilerden tepki yağdı.
DİNDARLIKLARI SEÇİME KADARMIŞ
Konuyla ilgili gazetemize konuşan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, şunları söyledi: “Seçim dönemlerinde meydanlarda ‘Camiler, hocalar, müezzinler bize emanet’ diyerek muhafazakâr seçmene şirin görünmeye çalışan bu zihniyetin, sandıklar kapandıktan sonraki gerçek yüzü bir kez daha ifşa olmuştur. Özgür Özel’in iktidar vaadi olarak ‘1 litre rakıyı 140 liraya düşüreceğiz’ açıklamasını yapması ve ardından Cumhuriyetimizin 103. yılı bahanesiyle düzenlediği balolarda kadehlerin havada uçuşması, nasıl bir kafa yapısıyla karşı karşıya olduğumuzu açıkça göstermektedir. Şaka gibi ama maalesef gerçek! Dualarla, tefekkürle, milletçe kenetlenerek ve şehitlerimizin aziz ruhlarına fatihalar gönderilerek anılması gereken Cumhuriyet Bayramı gibi müstesna günlerin rakı sofralarına meze yapılması içler acısı bir durumdur. Peygamber Efendimiz’in ‘Alkol bütün kötülüklerin anasıdır’ buyruğunu göz ardı eden, milletin manevi değerleriyle uyuşmayan bu anlayışın vaadi de ancak ucuz rakıdan ibaret olmaktadır. Gündemi ve ufkunu alkolün ötesine taşıyamayan, ülkeye hizmet projesi üretmek yerine içki fiyatı üzerinden siyaset yürüten bir kafa yapısının bu ülkeye ne kadar faydalı olabileceğini aziz milletimizin vicdanına bırakıyoruz. Seçimden seçime abdest tazeleyip dindarlık rolü oynayanların, fırsatını bulduğunda milletin değerleriyle nasıl helalleşmek (!) istediğini hemşerilerimizin ve tüm Türkiye’nin takdirine sunuyorum.”
MİLLETE HAVALE EDİYORUZ
Avukat Erhan Doğan ise şunları dile getirdi: “Sandık takvimi yaklaştığında muhafazakâr söylemlere yönelen, ibadethaneleri ve din görevlilerini siyasi çalışmalarına dâhil eden CHP yönetiminin izlediği politika kamuoyunun malumudur. Bir yanda camilerden çıkmayarak dindar nezdinde karşılık bulmaya çalışan bir yaklaşım; diğer yanda ise ülkenin geleceğine yönelik projeler yerine alkollü içecek fiyatlarına odaklanan bir genel başkan vizyonu bulunmaktadır. Devlet yönetimine talip olanların, milletin mutfağındaki asıl dertlere ve ülkenin kalkınmasına yönelik somut çözümler üretmek yerine, siyasi söylemlerini içki fiyatları üzerinden şekillendirmesi siyasi ciddiyetle bağdaşmamaktadır. Bu vatanın bağımsızlık sembolü olan Cumhuriyet Bayramı gibi milli ve özel tarihlerimizin, CHP’li yerel yönetimler ve teşkilatlarca manevi bir saygı ve şükranla anılması beklenirken, alkollü organizasyonlarla gündeme getirilmesi bu zihniyetin milletin geleneksel değerleriyle olan mesafesini göstermektedir. Toplumsal inanç değerlerimizin ve hassasiyetlerimizin arka plana itilerek bu tür unsurların siyasi bir vaat gibi sunulması, ülkemiz ve gençliğimiz açısından yapıcı bir vizyon ortaya koymaktan uzaktır. Gündemini bu tür tartışmaların ötesine taşıyamayan, vizyonunu dar bir çerçeveyle sınırlandıran bu yapının Türkiye’nin geleceğine katacağı bir değer bulunmamaktadır. Seçim dönemindeki manevi hassasiyet içeren söylemler ile seçim sonrasında sergilenen bu yaklaşım arasındaki belirgin çelişkiyi, aziz milletimizin takdirine sunuyoruz.”