Gündem
Karısını öldürdükten sonra 8'inci kattan atlayıp ölmemişti! Mahkemede şok etti: Ölüm cezanız varsa alırım!
Eskişehir'de eşini öldürdükten sonra balkondan atlayıp intihar girişimde bulunan, hastaneye kaldırılırken polise "Balıktan zehirlendik" diyen sanığın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada sanık, "Balıktan zehirlendik, ben kustum eşim kusmadı. Erkekliğime laf etti ağzını tuttum bağırmasın diye. Ertesi gün öldüğünü anladım" savunmasını yaparken, hakime “Bıktım bu dünyanın yalanlarından. Ölüm cezanız varsa verin” demesi dikkat çekti. Öldürülen kadının kardeşi ise "Kardeşimin mallarını ve altınlarını sattırıp kızlarına vermek istedi" dedi.
Eskişehir'de 8'inci kattaki evinin balkonundan atlayarak yaralanan ve hastaneye kaldırılırken "Balıktan zehirlendik" diyen Mehmet K.'nın öldürdüğü belirlenen eşi Sevim K.'nın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Mehmet K., maktul Sevim K.'nın kardeşi müşteki Servet Özdemir, taraf avukatları ve tanıklar katıldı.
Savunmasında eşiyle tartışma yaşadıklarını belirten tutuklu sanık Mehmet K., "Bu hayatın yalanından bıktım. Beni hakir gördü. 'Balık yüzünden zehirlendik' diyor, 'Hastaneye gidelim' diyorum gitmiyor. Sahur vakti bağırdı, 'Bağırma' dedim. Ben kustum ama o kusmadı. Erkekliğime laf etti. Yaşamaktan vazgeçtim. O anda nasıl öldürdüğümü bilmiyorum. Cezaevinde 4-5 dakika bilinç kaybı yaşıyorum, ranzadan düşüyorum, arkadaşlar söyledi. Ağzını tutmak istedim bağırmasın diye, kendimi de aşağıya attım. Aşağıya atlamadan 2 kez kendimi öldürmeye çalıştım; önce asansör panosunu tuttum elektrik çarpsın diye olmadı sonra 8. kattan atladım olmadı. Eşim hakir görürdü. Bu olay yatak odasında oldu, ben de baygınlık geçirmişim. Sabah dışarı çıktım dışardayken aradım, eşim açmadı; bu esnada Sevim'in öldüğünü anladım. Olay günü Sevim, 'Senin erkekliğine yazıklar olsun, mirası kastederek kardeşinden malını alamamışsın' dedi, ben de 'Maaşım bana yeter' dedim. Kızım Özlem'i aradım, açmadı" dedi.
CENAZEYİ 3 GÜN EVDE KİLİTLİ TUTMUŞ
Sanık avukatı ise müvekkilinin intihar girişiminde bulunduğunu, zaman algısını kaybettiğini ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak beraat ve tahliye talebinde bulundu.
Maktul Sevim K.'nın kardeşi ve müşteki Servet Özdemir, ifadesinde sanığın cinayeti mal varlığı sebebiyle tasarlayarak işlediğini iddia etti. Özdemir, "Kardeşimin Urfa'da fıstık geliri ve mülkleri vardı. Sanık, kardeşimin mallarını ve altınlarını sattırıp kızlarına vermek istedi. Kardeşim kabul etmeyince cinayeti işlemiş, cenazeyi 3 gün boyunca kilitli evde tutmuş ve komşulara 'Köye gitti' diyerek yalan söylemiş. Madem balıktan zehirlendiler, insan ambulansı arar. Şikâyetçiyim, başka kadınlar ölmesin" diye konuştu.
Müşteki avukatları da sanığın çelişkili beyanlarda bulunduğunu belirterek en üst hadden cezalandırılmasını talep etti.
ÖLÜM CEZANIZ VARSA VERİN
Tanık sıfatıyla duruşmaya katılan komşu Ş.A., "Komşularım olur, ama samimiyetim yok. Bildiğim kadarıyla onlar 7. katta oturuyor. Saat sabah 8 sıralarında bir gürültü duydum ama caddeden geldiğini düşündüm. Bina yöneticisi Remzi Atçı kapıma geldi, 'Mehmet abi yok, düşmüş' dedi. 'Az önce yüksek seste bir gürültü duydum' dedim yöneticiye. Sanık benim balkonumun önündeki sac kısmına düşmüştür. Ben kapıyı açtım, Remzi ve yanında Ümmühan hanım dışarı çıktılar, ölmediğini söyledile" diye konuştu.
Son sözü sorulan Mehmet K., "Bir diyeceğim yok, ölüm cezanız varsa verin" dedi.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı Aralık ayına erteledi.