Aktüel
Bilim teknoloji hırsızlık
Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Bilim teknoloji hırsızlık' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;
Bilim, Teknoloji ve bilimsellik.
Bilim aslında doğa gibi, Allah'ın yaratması, doğa Allah'ın tabii yaratması. Bilim, ilim de o yaratmadaki işleyiş, yasalar, fiziki yasalar, kimyevi yasalar, biyolojik yasalar, sosyolojik yasalar, psikolojik yasalar. Tabi ki bilimsellik te işte tarihiyle, coğrafyasıyla tabiat yasaları, işleyişi, şunu, bunu, sanatı, bilmem nesi vesaire, onunla eklemlenecek kültürü, ıvır zıvır.
Bütün bunlar, evet tamam, ilim kadar mutlak değil ama insanların tecrübeleri, Allah'ın o yerleştirdiği kitabi ayetler, işte Kur'an, Tevrat, İncil, bir de kevnî ayetler, yani bir taraftan kitabi yazılı ayetler, bir taraftan kevnî oluş, varoluş ve kazılı, kazınmış adeta, tabiata kazınmış o ayetler, onlar da bilim, ilmin işte insanlar tarafından keşfedildiği kadarıyla, bazen yarı doğru, bazen doğru, bazen yanlış, yani kör topal gidiyor, istifade ettiği kadar olmadı değiştiriyor vesaire.
Mutlak olan oradaki yasalar ilimdir, ilimdir, Allah'tandır, o yasaları yaratan, koyan Allah, tabi ki onu tecrübeyle veya keşiflerle algılamaya çalışan, keşfetmeye çalışan ve elde edilenler de bilim vesaire diyebiliriz, bunun oyuncağı da film vesaire, sanatsal boyutu veya onu oyuna dökülmesi, kurgulanması. Burada da şimdi bir şey daha söyleyelim, aslında ateistler tabi Allah'ın yaratması olan tabiata veya Allah'ın yaratması olan bilime, teknolojiye de itibar ederler, onun da her birine ayrı ayrı, her biri yamalı, boğça, parçalı, ama Yaratana itibar etmezler. Ve bu bilimle övünme, işte fenle övünme, bir sadede gelmek, işin özüne, sözüne, hakikatine, cevherine ulaşmak yok, tamamen sığ, perde önü oyun gibi böyle, gölgelerle uğraşıyor, Allah dururken tabiatla, Allah dururken işte bilimcilikle falan vesaire. Kökten kavrama yok. Hep ucundan ucundan.
Şimdi ben şunu diyorum, bilim hırsızlık diyorum, bakın yine bir koca laf ediyorum, ateizm çok tanrılılık, bilimse hırsızlık, teknoloji hırsızlık. Yani evet Allah'ın yaratmaları var değil mi? Yeryüzünde, gökyüzünde, ufkumuzda ve nefsimizde Allah'ın ayetleri var, hazineleri var, yer altında, yer üstünde onca nimetleri var, bitkiler, hayvanat dahil. Peki bunlar, evet Allah'ın nimetleri, bunların bilgisi de senin elde ettiğin bilim de öyle. Sen bu bilimle o nimetlere ulaşıyorsun, teknolojiye ulaşıyorsun, o yasalardan istifade ediyorsun, orada işleyen işte biyoloji yasasından, bedenimiz, fizik yasadan, işte kimya, biyolojiden yine değişik şekillerde istifade ediyoruz. Peki o yasayı yaratan ve o yasayı işleten, o hazineyi, o zenginliği, o madeni oraya koyan, ya bunlar kolay işler mi ya? Bir çakıl yarattın mı sen şimdiye kadar? Bir çakıl taşı veya şu bedenden trilyonlarca hücre ve tekrar tekrar yenileniyor. Bir tane hücre yarattın mı? Yok.
Peki bunu ben gördüm, öğrendim, bildim diyorsun, görme, öğrenme, dokunma, bilme, akletme de Allah'tan sana hediye. Allah'ın ikramı, ekremul ekremin olan, ikram edilenlerin, ikramcıların ikramcısı olan sana kim bir şey veriyor görünüyorsa o da kendinden değil, Allah'tan aldığını sana veriyor. Verdiren de Allah, ona veren de Allah, verdiren de Allah. Senin almanı sağlayan da Allah. Erhamurrahimin, yani şefkat eden, rahmet eden, acıyan, sana bütün imkanlarını seferber eden, yeri göğü sana hizmetkar eden, bütün hayvanatı bitkileri veren Allah.
Peki en azından bu nimetleri alırken, fizik, kimya kurallarından istifade ederken, teknoloji Allah'ın ayeti, en alası da cennette. Cennet teknolojileri diye, cennet fenleri diye geçer Kur'an'da. Cennet fenleri.
Fen, Allah'ın ayeti. Efnan. Ve bütün onlar böyle iken, sen kalkıp izin aldın mı? Sahibinden izin aldın mı? Onu alırken kullandığın elin, kolun, aklın, gözün, kulağın da Allah'tan. Onların kirasını verdin mi? Bedelini ödedin mi? Zaten senden bedel isteyen yok, imkanı yok, ödeyemezsin zaten de. Bilemezsin de. Peki, bunun için izin aldın mı? En azından bir izin, kullanabilir miyim ya Rabbi? Kullanabilir miyim? Bir izniniz var mı? Zaten sana izin vereceğini ifade etmiş, veriyor. İzinsiz alsan da veriyor.
Ama bir yerden sonra iş bitiyor. İzin alanla izin almayan fark ediyor bir yerden sonra. Nankörle teşekkür eden, izin alan ve peşinden teşekkür eden. Öyle mi? Evet. Peşinden bir de izin aldın, veya almadın, tamam kullandın. Peki, kullandıktan sonra teşekkür ettin mi? Kabı çanağı bile bir şey yedikten sonra verirken sahibine, değil mi, teşekkür edersin en basit bir şeyde bile. Yani kendinden değilse bile o hizmeti sana yapana, bedelini ödediğin zaman bile teşekkür edersin ya. Bu insanlıktandır. Bu asalettendir. Öyle mi? Evet. Peki, sen ne izin alıyorsun, ne teşekkür ediyorsun? Bu insanlığa sığar mı? Ahlak diyorlar. Biz ahlaklı mıyız? Allah'a karşı ahlaksız. Biz nezaketsiziz. Allah'a karşı saygısız.
Kaç para eder ki senin diğer ahlakın, diğerlerine saygılı olman? Adalet diyorsun. Hak hukuk arıyor. Ya sen en temel hak hukuku çiğniyorsun. Allah'ın sana bunca nimetlerine izinsiz dalıyorsun, kullanıyorsun, çalıyorsun ya. İzinsiz, hırsız oluyorsun. Dolayısıyla şu andaki bilim olayı hırsızlıktır. Teknoloji hırsızlıktır.
Efendim birçok şey öğrendim, keşfettim bilmem ne. Hadi oradan, hırsız bir eve girmek için, bir iş yerine girmek için, bir aracı soymak için neler öğreniyor? Ne teknoloji kullanıyor? Ne taktikler yapıyor? Ne taklalar atıyor? Senin hiç yapamayacağını yapıyor diye, o hırsızlığı yaptı diye onu hak etmiş mi oluyor o? Hırsızlık meşru mu? Ben bilim yaptım, teknoloji yaptım, bilmem ne ettim vesaire. Onun hepsi veriliyor. O teknolojiyi sen sadece keşfettin. Keşfederken de Allah'ın sana ikram ettiği araçları kullandın. Oradaki kullandığın, tükettiğin enerji bile Allah'tan. Sen cıbırsın, cıs cıbırsın, hiçbir şeysin. Hepsi Allah'tan ama ükelalık, küstahlık, diz boyu ve sanki sen onu yaratmışsın, yani seninmiş gibi.
Haşa, Allah'a karşı bakın hiçbir saygı yok, teşekkür yok, izin yok. Mesela Müslüman'ın evliliğiyle müşriğin veya kafirin zinasının ne farkı vardır? İkisi de aynı işi yapıyorlar. İki ilişki yani iki cinsiyet ilişkisi. Nikah demek Allah'tan izinli. Allah'tan izin alıyor. Allah da zaten vereceğini söylüyor.
Yeter ki adam gibi izin al. Yeter ki iste diyor. Onu bir de hem helal yapıyor hem de ibadet yapıyor, sevap yazıyor üstüne. Daha fazlasını veriyor. Sen diyor izin mi aldın? Evet daha fazlası. Teşekkür mü ettin? Daha fazlası.
Hatta ayet-i kerime de yani ziyade etmemizi, artırmamızı istiyorsanız teşekkür edin. Eğer teşekkür ederseniz biz de artırırız der Allah cc. Hayat ta açık açık zaten öyledir. Dünyadaki nimetleri izinli kullanan, teşekkür edenlere Allah cennet nimetini, daha büyük teknolojileri veriyor. Daha büyük nimetleri ve ebedi olanını veriyor. Olay bundan ibaret. Hayat hikayesi bu. Yeter ki insan ol. Adam ol, izinli kullan. Allah'tan izin al. Niye kaçak yapıyorsun? Niye kaçak? O zaman ne oluyor? O haram, hırsızlık, çalma, çırpma, şehveti bile, her şeyi Allah'tan... Sen nasıl izinsiz kullanırsın?
Dolayısıyla bu akıl kârı bir şey değil ya. Kafana sıkıyorsun, ayağına sıkıyorsun, geleceğini yakıyorsun ya. Hangi akıllı bunu yapar ki? Hangi akıllı? Makul bir şey mi? Olacak iş mi yani? Ama maalesef böyle.
Dolayısıyla bilim, şu andaki anlamdaki bilim, teknoloji hırsızlık. Hırsızlık. Yok efendim ben hırsızlık yaptım, kolay mı diyorsun. Sen hırsızlık yaptın diye, senin mi oluyor? Şu anda özellikle denir ki teknolojiyi işte doğu batı keşfediyor. Belki Müslüman ülkeler iki arada bir derede kaldı.
Çok mağdur edildi. Yani hem işte her yol meşrudur diyerek tamamen çalıp çırpmaya kilitlenmedik. Yani çalan çırpan değil mi? Hak hukuk dinlemeden, Allah'ın hukukunu dinlemeden, izinsiz alıp götüren veya efendim teşekkür etmeden sürekli sömürmeye yolmaya çalışan insanlar belki daha çok mal biriktirmiş olabilir. Müslümanlar daha çok kanaatkar, şu, bu, vesaire. Bir de başlarına gelen, onlara işte çelme takanlar, namertlik edenler yüzünden, belki geleceğe de hazırlanmak adına belki dünyadan o kadar nasiplenemiyorlar.
Neticede bilim, teknoloji daha çok şu anda bir yerde hakikaten işini, gücünü tamamen çalmaya, çırpmaya, izinsiz tüketmeye ayıran garip tipler elinde. Bu hırsızlar, arsızlar, yalancılar günü. Ateistim diyor çok tanrılı, sonsuz tanrılı. Dinsizim diyor efendim dinlerinin inandığının haddi hesabı yok sayısız. Halbuki biz imanlıyız diyoruz. Tek Allah, tek din, bitti. Ondan sonra hırsızlık yapmayız, hukuksuzluk etmeyiz, hakka girmeyiz diyenler en başta Allah'a izinsizx hırsızlık, teşekkürsüzlük, şükransızlık.
Dolayısıyla bu bilim teknoloji hırsızlık. Hırsız teknolojisi, hırsız bilimi. Evet onlar yani hırsızlık edenler çok mal çalıyor, biriktiriyor. Seninkini de çalıyor, kendininki zaten öyle. Senin hakkını da gasp ediyor. Belki o bulsa bile, oraya konduysa, o senin için kondu. Dünyada adil paylaşım olması lazım. Ama adam öyle mi, ben kaptım, ben kaçtım hesabında. Senin hakkına da, onun bunun hakkına da konuyor.
Ve işte sömürgeci, süper devletler, şirketler vesaire. Dünyayı hortumlayıp duruyorlar, olay bundan ibaret. Peki bu mubah mıdır yani? Bu hırsızlık, sömürü hırsızlık. Ve sonra diyor ki hatta bizim mahalleden birileri bile, işte onlara biraz meyledenler. Ya diyorlar işte teknolojiyi onlar icat ediyor, onlar buluyor, onlar keşfediyor. E hırsız her şeyi keşfediyor. Yani keşfetti diye onun mu oluyor? Öyle bir şey var mı ya, öyle bir dünya var mı? Şu anda o teknoloji, o bilim, o ilim, o ayetler, fizik, kimya, biyoloji, tabii ayetler Allah'ın ayetleri, madenler Allah'ın madenleri. Allah'ın has kulları, Allah'tan izinli, ruhsatlı, saygılı davrananlar ve Allah'a teşekkür edenler dururken orada asıl hak sahipleri bunlar değil mi? Bunlar dururken böyle soytarı, arsız, namussuz, izinsiz, eşkıya, nankör, kuru inkarcı tipler, hırsızlar, arsızlar, yalancılar. Teknoloji onların olabilir mi? Onlar efendim hırsızlık etti, onun bunun hakkını gasp etti, Allah'tan izinsiz malı yürüttü, teknolojiyi yürüttü, nimeti yürüttü diye çaldı, çırptı diye, onun kullanma hakkı olabilir mi?
Teknoloji asıl Allah'ındır, bilim Allah'ındır ve Allah'ın kulları içindir. Saygılı kullar içindir. Allah dünyayı onlara miras kıldı. Ayette de açık açık yazar. Yani o mirasa, dünya mirasına salih kullar, Allah'ın salih kulları mirasçıdır. İslah ediciler, bozguncular değil, yalancılar değil, hırsızlar değil, salih, islah edici, salih amel işleyenler. Kendi bireysel hayatlarını ve dünyayı düzeltenler, islah edenler, imar edenler. Onlar mirasçıdır. Diğerleri bilim, teknoloji hırsızı.