AKİT MENÜ

Aktüel

Olmasaydı Olmazmıydık?

Hukukçu yazar AV. Ömer Faruk Uysal 'Olmasaydı Olmazmıydık?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haber Merkezi

İşte Hukukçu yazar AV. Ömer Faruk Uysal'ın kaleme aldığı o yazı; 

Doğrusu şu değil mi? Olmasaydık olur muydu?

Bir millet mi kahraman çıkarır, yoksa kahraman mı milleti?

Bir lider nasıl kendi milletini oldurur, vareder, yaratır?

29 Ekim 1923'e kadar yokmuyduk? Varlığımız o anmı başladı?

10 Kasım 1938'de biz de yok olup gittik mi? öldükmü?

Varlığımız ona bağlıysa, neden onunla birlikte yok olmadık?

Ondan önce de, asırlarca, ihtişamla var olmadık mı?

Tarihte ilk defa olarak, 1881 veya 1923'te herşeyi, varoluşumuzu bile, onun varlığına bağladık, onunla sınırladık, kayıtladık!

O kendi kendini mi varetti, yarattı? Bebek, çocuk ve ergen olmadı mı?

Ali Rıza bey ve Zübeyde hanım olmasa o olurmuydu? Ya onların müteselsil ataları? Onlar Türk milleti değillermi?

O bizi ve kendisini hangi cevherden oldurdu? Yoktan mı varetti?

O 1881'den önce var mıydı? Neredeydi? Bir kutsal, Tanrı, yarı tanrı, sonradan olabilir mi?

O insanlardan bir insan, komutanlardan bir komutan, liderlerden bir lider değil de, yarı tanrı veya tanrı mıydı?

Eğer Tanrıysa, neden bize bir Devlet-i Aliye yerine, devlet-i sağire bahşetti? Kutlu Selanik neden Yunanın oldu? 10 Kasımda neden öldü? Hiç ölümlü bir Tanrı olur mu?

 

Alpaslan, Fatih, Yavuz, Kanuni vs. olmasaydı olurmuyduk?

Onlar mı onun atası, o mu onların atası?

Daha önce olmadığımız Anadoluyu Türk Yurdu kim yaptı?

Çağ açıp çağ kapayan hangisi? Ecnebiler kime; "muhteşem" diyor? En geniş topraklara, 3 kıta, 7 denize kim hükmetti?

Neden onlar olmadan olabiliyoruz da, o olmadan olamıyoruz?

Ya mareşal Fevzi Çakmak, Karabekir, Orbay, Cebesoy, Bele generaller? Onlar olmasaydı da olurmuyduk?

Tek kişilik dev kadro (ordu) olur mu?

O yıllarda Genel Kurmay Başkanı mareşal Çakmak değil mi?

Çakmak ondan kıdemli ve harbin heryerinde değil mi?

Büyük Taaruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesinin (ve Sakarya Meydan Muharebesindeki harekatların) askeri planlarını Mareşal Çakmak hazırlamadımı? Ya 980'ni subay, 37.219 şehidimiz? Kolu, bacağı kopan gazilerimiz! Onlar olmasaydılar olurmuyduk?

Selanik, bir Türk, Yunan, İbrani (Dönme) şehri midir? Yoksa bir Osmanlı şehri mi?

O bir cumhuriyet çocuğu mu yoksa Osmanlı evladı mı?

O her zaman güçlü, kaslı ve zinde, Atatürk’ün izinde miydi?

O bir İmparatorluk subayı ve paşası mı, yoksa Cumhuriyet subayı mı? Rütbelerini Cumhuriyet mi taktı? Osmanlı mı?

Bu nasıl bir hüküm, değerlendirme ve hesap?

 

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa

Yaşasın kefenimin kefili karaborsa (N. Fazıl)

Olmasaydı olmazdık da, cumhuriyet hiç olmazdı değil mi?

Hem bizi, hem de velinimetimiz cumhuriyeti yoktan varetti!

Cumhuriyet yoktan varedilirken, Devlet-i Aliye'i Osmani yokmuydu? Ya bir ülkemiz, milletimiz, devlet otoritemiz, bürokrasimiz, topraklarımız, kahraman ordularımız, istiklal ateşimiz yokmuydu?

Devlet-i Aliye'yi kim yoketti?

28 Ekimle 29 Ekim arasında tek fark, 28 Ekimde bulunmayan tek şey, çok kısa bir kanun metninden ibarettir! Yoksa devlet ve devletin tüm unsurları bütün cesametiyle vardı ve

ayaktaydı. Hiçbir şey yoktan var edilmedi!

İnandığı pozitivizme göre de, "hiçbir şey yoktan varedilmez!"

"Türkiye Devletinin şekli Hükümeti, Cumhuriyettir."

Sadece ve münhasıran "Devletin şekli" değişmiştir. Devletin kendisi, ülkesi, milleti, bürokrasisi, toprağı, devlet olma ve bağımsızlık iradesi aynen kalmıştır. Zaten vardır! Yoktan varedilmemiş ve öncesinde var olmayan hiçbir şey yoktur. Devlet reisi dahi değişmemiştir. Öncesi ve sonrası reis odur!

"Türkiye"de o tarihte icad olunmuş veya yeni ismi konmuş bir ülke ve devlet değildir! Selçuklu ve Osmanlı dahil en az bin yıldır Türkiye'yiz. O halde Türkiye'yi nasıl o yaratmış, hatta kurmuş olabilir?

 

28 Ekim'de içkili bir akşam yemeğinde: "Arkadaşlar yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz." denmiş ve başkaca hiçbir hazırlık yapılmadan, hiç müzakere edilmeden, özellikleri ve mahiyeti bile konuşulmadan ilan edilmiştir o kadar!

Laik bir cumhuriyet de değildir. "Devletin dini din-i İslamdır."

İlan etmek ise varetmek, hele yoktan yaratmak hiç değildir! Yalnızca duyurmaktır. Zaten hiçbir şey asla (yoktan) varedilmemiş, sadece ilan edilmiştir.

Bir şey sırf ilan edilmekle var edilmez. Hürriyet ilanı, cumhuriyetin ilanı, demokrasinin ilanı bunları varetmemiştir!

İlk meclisimiz de, 23 Nisan 1923'te açılmış değildir. Abdülhamid Han tarafından İlk defa 1876'da, ikinci defa 1908’de açılmış ve hiç kapanmamıştır. Çocuk bayramında tekrar açılan TBMM, önceki meclisin devamıdır, çocukluğun lüzumu yoktur! Mebusları Meclis-i Mebusandan gelmiş, kanun numarası oradan devam etmiştir. "Devlette devamlılık esastır!" 1923'te ağaç kovuğundan çıkmadık. Kimse bizi yoktan varetmedi, varlığından haberdar etmedi! (O Allahtır!)

Olmasaydı da olurduk, zaten vardık, ondan sonra da, 88 yıldır varlığımız devam ediyor elhamdülillah. Büyüyerek, güçlenerek!

Eğer yeni bir devlet kurulmuş olsaydı, hiç olmazsa, yeni de bir bayrağı olmalıydı değil mi? Zira en kolayı oydu!

Ay yıldızlı al bayrağımız Orta Asya'ya, (doğrusu Türkistana) dayanır. Sultan 3. Mustafa ve 3. Selim dönemlerinde önce donanmada kullanılmış, sonra1844'te Sultan Abdülmecit döneminde resmileşmiş, 5 köşeli yıldız standardı getirilmiştir.

Neden Hristiyan Avrupa devletlerindeki gibi "haç"lı değildir de, İslam ülkelerindeki gibi hilallidir? (Neden 3 Hilalliydi?) Zira, hilal İslamın sembolüydü ve biz Hilafet merkeziydik. Sultanlar aynı zamanda Ümmet-i Muhammedin reisi ve Halife idiler.

 

Asri, çağdaş, modern, laikiz dersin ama, tarihi, sosyolojiyi,  kadim değerleri, Din-i Mübin-i İslamı yok edemezsin.

Mesela; Mustafa Hz. Mustafa, Ali Hz. Ali, Rıza ehl-i beyt imamı, Kemal Arapça değil mi? Ya Zübeyde, Latife, Makbule, Fikriye? Modern, Avrupai, dekolte, koket, bayanlar mı, yoksa tesettürlüler mi?

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır!" demedi mi? Siz kim oluyorsunuz da, o ölümsüzdür, tanrıdır, yarı tanrıdır diyorsunuz? Kendi ifadelerine göre bir tabiatçı, pozitivist ve naturalisttir. Yani maddecidir, metafiziği, maneviyatı, mukaddesi reddedder. O halde bir insanın değil Tanrı, Peygamber olmasını da kabul etmiyor. Ama siz, onu, Tanrı, yarı tanrı, peygamber ve kutsal yapıyorsunuz! Gerçekten onun izinden mi gidiyor yoksa işinize geleni ona mı yamıyorsunuz?

Yorumlara Git

Görevden uzaklaştırılan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ev hapsiyle tahliye edildi

SPK'dan binlerce yatırımcıyı ilgilendiren açıklama! Kapalı fonlar ne zaman açılacak?

Afyonkarahisar'daki vahşetin failinden kan donduran itiraf: Alkollüydüm, ne yaptığımı bilmiyordum!

ABD'nin ilk Müslüman senatörünün 5 yıl önceki hutbe ve namaz görüntüleri

Leman protestosuna katıldığı için yargılanıyor! Çağlayan Adliyesi'nde Müslümanlardan büyük destek