AKİT MENÜ

Gündem

İstihbaratta nasıl bir teşkilatlanma olmalı?

Son yaşanan olaylarda istihbarat konusunda yaşanan zafiyet net bir şekilde ortaya çıktı. Bu konuda son olarak Başbakan Binali Yıldırım, iç ve dış istihbarat olmak üzere yeni bir modeli dile getirdi.

Güncelleme Tarihi:

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı olayların ardından dile getirilen ‘istihbarat zafiyeti’ FETÖ’nün darbe girişiminin ardından net bir şekilde ortaya konuldu. Özellikle Cumhurbaşkanı ve Başbakan bu konuda kendilerine yeterli bilgilerin verilmediğini ve bir zafiyetin olduğunu dile getirdiler. Bu Milli İstihbarat Teşkilatı’nın da yapısının sorgulanmasına neden oldu. Teşkilatın yapılanma sorunuyla ilgili olarak önemli bir açıklama da geçtiğimiz gün Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi.

Başbakan Binali Yıldırım, iç ve dış istihbarattan bahsederek yeni bir modelin gelebileceğinin sinyallerini verdi.

Peki, Türkiye için yeni bir istihbarat teşkilatlanması nasıl olmalı?

Konuyu değerlendiren Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, pek çok olayda devlete gerekli bilginin verilemediğini belirterek dünyadaki örneklere dair önemli tespitlerde bulundu. Batı’da teşkilatların çok da büyük imkanlarla kurulmadığının altını çizen Avcı, temel meselenin teşkilatlanmayı doğru kurmak olduğunu söyledi.

Hanefi Avcı, istihbarat teşkilatlanması konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:

“DÜNYADAKİ ÖRNEKLERDE KONULARINA GÖRE DE AYRILAN İSTİHBARAT TEŞKİLATLARI VAR”

Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı konum ve zaman itibariyle çok ciddi bir istihbarat örgütlenmesine ihtiyacı var. Şu ana kadarki istihbarat örgütlerinin adı istihbarat ama fonksiyonel olarak bu işlevi göstermeyen vaziyetteler.  Bizim, bize olayları çok daha önceden alıp inceleyecek, analiz edecek ve devlet bilgisi üreterek onları yönlendirecek bir istihbarat teşkilatına ihtiyacımız var. Hem yapısal olarak hem işlevsel olarak hem de görev sahası olarak ciddi olarak ayırmamız gerekir birimleri. Dünyadaki örneklerinde bunu görüyoruz.  Bu tip örgütlenmeler iç-dış olarak ayrıldığı gibi konularına göre de ayrılabiliyor. Ülkelerin bulundukları konumlara göre, ihtiyaçlara göre bu belirlenebiliyor. Mesela, Fransa’da sadece kumarhanelere bakan bir istihbarat teşkilatı var. Çünkü orada kumarhane ülke için ciddi bir tehdit.

“DEVLETE GEREKLİ BİLGİLERİN VERİLEMEDİĞİNİ GÖRDÜK”

Yakın zamanda yaşadık ve gördük ki, devlet olaylar olup bittikten, ayyuka çıktıktan sonra olayları görebiliyor ve müdahale edebiliyor. Aldığı istihbarati bilgi basit olaylar türünde oluyor. Halbuki bizi içeriden uyaracak, devlet yetkililerine yön verebilecek bir yapılanma olması gerekiyor. Dünyada bu, tehlikenin gelmesinden birkaç yıl önce bu analiz edilir, incelenir. Sadece o konuda bilgi üretmek, eylem hakkında haber almak değildir sorun. Biz suikastlar yapılıncaya kadar, olayın aslı konusunda devlete gerekli bilgilerin verilemediğini gördük.

“HİZBULLAH, EL KAİDE, IŞİD, PKK VE FETÖ’DE İSTİHBARATİ BİLGİ DEVLETE SUNULMADI”

Güneydoğu olayını yaşıyoruz. Onlar dağa çıkana kadar ciddi öneriler yapılmadı devlete. Yakın zamanda Hizbullah terörü yaşadık, evlerin altına insanlar gömülene kadar haberimiz olmadı. Sinagoglar bombalanıncaya kadar biz El Kaide olayı nedir, Türkler içinde var mıdır, taraftarı var mıdır diye incelemedik. IŞİD’i yaşadık, yaşıyoruz. Olayı önlemek konusunda bir şey yapmadık ve bugünkü olayda da evet, herkes biliyordu ama bilgiyi devlet bilgisi haline getirme konusunda adımlar atamadık ve yine yaşadıktan sonra önlemler almayı düşünüyoruz. Bu bilgileri karar verici mekanizmaların anlayacağı hale getirmek, önlerine tercihler koymak gerekiyor. Yoksa böyle bir örgüt var demek yetmiyor. Siyasiler derinlemesine bilgi sahibi olmayabilir. Bunları istihbarat teşkilatlarının yapması gerekiyor. Bizim böyle bir yapıya ihtiyacımız var.

“BÖYLE BİR YAPILANMAYI TEMELDEN KURMAK ZOR”

Böyle bir teşkilatlanmayı temelden kurmak zor ama mevcut yapılanmalar içerisinde ıslahatlar yaparak, belli bir dönüşüm yaparak, bir süre paralel yürüyen bir teşkilat kurmak gibi yeniliklerin getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Devlet de bunu düşünüyor bir süredir ve buna dair planları vardır. Zafiyetleri hissettikleri ortada, bir takım taslakları olduğu kanaatindeyim.

“BATI’DA TEŞKİLATLAR BAHSEDİLDİĞİ GİBİ ÇOK BÜYÜK İMKANLARLA KURULMUYOR”

Burada Batı ülkelerine bakarak çok büyük imkanlarla, çok büyük sayılarla çalışmıyorlar. Dünyada bütün istihbarat örgütlerinin çok kalabalık olduğunu düşünmüyorum. Yeterli ödenekleri vardır ama asıl olarak iyi teşkilatlanmıştır ve iyi analiz kapasitesi vardır. İçerisinde uzman insanlar vardır. Bizdeki gibi eski bir polis görevlisini bir eğitimle istihbaratçı yapmazlar. Temel ve zihinsel olarak kendini istihbarat faaliyetine adamış kişileri yetiştirmemiz gerekir.

MİLLİ İSTİHBARATTA NASIL BİR TEŞKİLATLANMA OLMALI?

 

Zabıtiye yetkileri, polisiye yetkileri değil, istihbarat yetkileri olan bir teşkilatımız olmalı. Dışarıda da böyledir, kendilerinin yetkileri hemen hemen yoktur, yetenekleri vardır. Yetkililer uyarılır, yönlendirilir. Personelleri uzmandır, yetişmiştir onlar istikamet verir. Tutuklama yetkileri, polisiye yetkileri yoktur. Uğraştığı konu onları uzman haline getirmiştir ve bizdeki gibi başka makamlara giderek görevlerini bırakmazlar. Bizde bütün rütbeliler 3 yıl içinde tayin olarak deneyimlerini yok eder. Gerek bölgesel gerek konu itibariyle bizden böyle. İstihbarat halbuki hazine kadar değerlidir. Her şeyi alabilirsiniz ama onu alamazsınız. Milli hafızanın milli bilginin çalışma biçimine geçmemiz lazım. Ülke bunun boşluğunu ve sıkıntısını hissediyor.

Kaynak: Ajanshaber

Yorumlara Git

Son dakika! Bir İETT otobüsü alev aldı! İstanbul’u komple yakacaklar

Merak edilen tüm istatistikler bu raporda! Türkiye aile bülteni yayımlandı

Ekipler evrakları didik didik inceliyor: Fuhuşçu Tanju'nun belediyesinde 5. dalga

9 şirkette büyük zarar! İBB iştiraklerinde çöküş hızlandı

Nedim Şener, hayal kuramadığımız günleri hatırlattı: Bugün yapılanlar hayal bile değildi