Aktüel
Umut mağdurları yeniden cezaevinde
“Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu” örgütü üyesi oldukları iddia edilerek daha önce hapis yapan Selam Gazetesi eski Dağıtım Müdürü Abdulhamit Çelik, dün yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi.
KENAN KIRAN / İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Selam isimli bir örgüt uydurulmuş 3 bine yakın kişinin telefonu dinlenmiş. Örgüt hiyerarşisi içerisinde bir yargı darbesi yapılmak istendi” dediği paralel yapılanmanın uydurduğu “Selam Terör Örgütü” soruşturmasının ilk kurbanı Gazeteci-Yazar Abdulhamit Çelik oldu.
Selam Gazetesi eski Dağıtım Müdürü Abdulhamit Çelik; Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin, 28 Şubat sürecinde uydurulan ve varlığı yıllardır tespit edilemeyen “Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu” örgütü üyesi oldukları iddia ederek hapis cezalarını onamasının ardından dün tutuklandı. Hakkında yakalama çıkarılan Abdulhamit Çelik dün Ankara Adliyesi’ne gitti. Nöbetçi mahkeme heyeti; tutuklama kararını Abdulhamit Çelik’in yüzüne okudu. Çelik, Sincan Cezaevi’ne gönderildi.
Aralarında Selam Gazetesi’nin eski sahibi Hasan Kılıç, Selam Gazetesi’nin eski Yazıişleri Müdürü Mehmet Ali Tekin ve Fatih Akıncılar Derneği Onursal Başkanı Mehmet Şahin’in bulunduğu 7 sanığın önümüzdeki günlerde cezaevine gireceği öğrenildi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılamalarının 10 yılı geçtiği gerekçesiyle sanıkları tahliye etmişti. Yargıtay’ın kararı onamasının ardından sanıklar eksik kalan cezalarını yatacak.
HUKUKİ DAYANAĞI YOK
Uğur Mumcu suikastına katıldığı iddia edilen sanıklardan Abdulhamit Çelik’in, Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü gün düğününün olduğu ortaya çıkmasına rağmen 6 yıl 3 ay hapse mahkûm edilmesi ve yeniden cezaevine konulmasının “hukuk skandalı” olarak değerlendiriliyor. Gazetemize konuşan Abdulhamit Çelik, “Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, delile dayanmayan, tamamen hayal ürünü bir örgüt üyesi olduğum iddiasıyla ceza verdi ve Yargıtay da bu cezayı onadı. Bu cezanın hukuki dayanağı yok” dedi.
Selam Gazetesi’nin bitirilmesi için operasyon yapıldığını hatırlatan Çelik, Selam Gazetesi, Selam Vakfı ve vakfın çıkardığı kitaplar suç unsuru olarak gösterildi. Selam Gazetesi, siyonist İsrail ve Amerika’nın Ortadoğu’daki oyunlarını deşifre ediyordu. Umut davası, yerel ve uluslararası güçlerin ortak hazırladığı operasyondu. Yargıtay’ın kararıyla bu ortaklığın halen devam ettiği görüldü” şeklinde konuştu.
GÖZALTINA DAHİ ALINMADAN BİZİ ‘KATİLLER’ OLARAK SUÇLADILAR
Abdulhamit Çelik, Umut davasının medyada gündeme getirilmediğine dikkat çekerek, “Gözaltına dahi alınmadan bizi ‘katiller’ olarak suçladılar. Bu suçlamayı dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan yaptı ve bu ifadeler gazetelerde manşetten verildi” dedi.
HAYALİ ÖRGÜTE CEZA YAĞMIŞTI
Sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, hayali örgüt suçlamasıyla 15’er yıl hapis cezasına mahkûm olmuş, iyi halleri sebebiyle cezaları 12 yıl 6’şar aya indirilmişti.
Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın da “silahlı suç örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırılmış ve cezaları iyi halleri dikkate alınarak 6 yıl 3’er ay olarak belirlenmişti.