Aktüel
Tabuları yıkıyoruz
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, “Arşiv Belgeleri Işığında Bediüzzaman Said Nursi ve İlmi Şahsiyeti” adlı kitabının ikinci cildini dün düzenlediği basın toplantısıyla tanıttı. “Belgeler Gerçekleri Konuşuyor Tabular Yıkılıyor” sloganını tanıtım metninde kullanan Akgündüz’ün toplantısına Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Hüsnü Bayram ve Mehmet Fırıncı da katıldı.
MEHMET ÖZMEN / İSTANBUL - Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, “Arşiv Belgeleri Işığında Bedîüzzaman Said Nursî ve İlmi Şahsiyeti” adlı kitabının ikinci cildini düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Eserin, Cumhuriyet tarihinin gerçek yüzünü ortaya çıkardığını, Bediüzzaman’ı ve Mustafa Kemal’i gerçek manasıyla anlattığına dikkat çeken Akgündüz, Risâle-i Nur’un nasıl ve hangi şartlarda telif edildiğinin de belgelerle ortaya konulduğunu söyledi.
“GAYE, BELGELERİ KONUŞTURARAK TABULARI YIKMAKTIR”
Prof. Dr. Akgündüz, “Değerli araştırmacılar ve okuyucularla paylaşmak istediğim bir konu bulunmaktadır: Bu ciltte Mustafa Kemal’in gizli ve tehlikeli şahsiyeti ile alakalı Bedîüzzaman’ın bu zamana kadar yayınlanan ve yayınlanmayan eserlerinden iktibaslar yapacağız. Bu iktibaslardaki tesbitler, Bedîüzzaman’ın mahrem tutmasına rağmen hem Mustafa Kemal hayatta iken (1935 Eskişehir mahkemesinde) ve hem de daha sonraki yargılamalarda gündeme gelmiştir; ancak hepsinden de müellif beraat eylemiştir. Dolayısıyla “Tarihte hiçbir şey gizli kalmasın” parolasıyla, biz mevcut belge ve kaynakların tamamını konuşturduk ve kararı okuyuculara, araştırmacılara ve tarihe bıraktık. Bunları yazarken 5816 sayılı kanun hükümlerini bilerek kalem oynatıyoruz. Zira biz de hukukçuyuz. Gaye, kimseye hakaret etmek değil, belgeleri konuşturarak gerçekleri ortaya çıkarmak ve tabuları yıkmaktır” dedi.
“MUSTAFA KEMAL’İN KADINLARIN ÖRTÜNMESİNE KARŞI OLDUĞU KESİNDİR”
Kamuoyunda “Atatürk’ü Koruma Kanunu” olarak bilinen 5816 sayılı kanun hükümlerine göre kalem oynattığını ve bu kanunun fiilen lağvedildiğini ifade eden Prof.Dr. Akgündüz, “Arşiv Belgeleri Işığında Bediüzzaman Said Nursi ve İlmi Şahsiyeti” adlı eserinde “Tesettür aleyhindeki ilk hücumlar Abdullah Cevdet tarafından başlatılmıştır. Ancak Mustafa Kemal‘in kadın giyimi konusunda bir kanun çıkarmaması, bazı çevrelerce onun örtünmeye karşı olmadığına bir delil olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Oysa örtünmek (çarşaf ve peçe vs.) onun döneminde yasaklanmıştı. Yasaklama kararı, şapka‘ya ilişkin düzenlemeden farklı olarak, bir kanun çıkarılmadan fakat ‘yerel önlemlerle’ uygulanmaya çalışılmıştı. Dolayısıyla Mustafa Kemal’in kadınların örtünmesine karşı olduğu kesindir” dedi.