AKİT MENÜ

Gündem

Aileyi bitirdiler yasaklansın!

Reyting uğruna Türk aile yapısını ayaklar altına alan televizyonlardaki evlilik programlarına tepki var. Her türlü rezaletin sıradanlaştığı ve kadınların metalaştırıldığı bu gayri ahlaki yayınlarla ilgili Akit’e açıklamalarda bulunan ilahiyatçılar ve kadın kanaat önderleri, evlilik ve benzeri programların RTÜK tarafından yasaklanması çağrısında bulundu.

Güncelleme Tarihi:

HARUN SEKMEN / İSTANBUL - Toplumsal yozlaşmanın kapısını aralayan ve toplumun temel taşı olan evlilik kurumunu dinamitleyen, “Evlilik programlarına” toplumun her kesiminden tepki yağıyor. Her türlü ahlaki zafiyetin boy gösterdiği ve özellikle kadınların, “metalaştırıldığı” bu ahlak dışı programların kati suretle yasaklanması gerektiğini belirten ilahiyatçılar ve kadın kanaat önderleri, “Allah Hucurat suresi ve benzerleriyle bu tarz hareketleri yasaklıyor. Bu programlar çok ciddi bir toplumsal yozlaşmanın kapısını açtığı gibi aleni bir şekilde kadınları da aşağılıyor. Mahremiyeti, saygınlığı en üstte tutan, kadının teşhirini yasaklayan bir dinin mensupları olarak bu gidişatı çok tehlikelidir. RTÜK harekete geçmeli ve yasaklamalıdır” dediler.

“RTÜK GÖREVİNi YERİNE GETİRMELİ”

Evlilik programlarının çok ciddi bir ahlakı yozlaşmaya sebep olduğuna dikkat çeken Sosyolog yazar Hülya Şekerci, “Buralarda konuşulan konular ve sergilenen davranışlar kadını aşağılayan bir noktaya varıyor. Bu programların kati suretle kaldırılması lazım. Bildiğim kadarıyla RTÜK’e çok sayıda şikayet başvurusu da var. Bu başvuruların dikkate alınıp bu programların yayınlarına son verilmeleri gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

Bu tarz programların çok izlenmesinin temelinde bilinçsizlik yattığının altını çizen Şekerci, “Bu kadar eleştirilmesine rağmen bu kadar çok izlenilmesine de dikkat etmek lazım. Toplumun bu programlara karşı bilinçlendirilmesi lazım. Orada çoğunlukla bir mizansen sergileniyor ve dolayısıyla merak dürtüsü diri tutuluyor. Hangi açıdan bakarsanız bakın hiçbir faydasını göremezsiniz. Saatlerce sürüyor. Zaman israfına sebebiyet veriyor. Orada bulunan kadınlara bir aşağılama mevcut” ifadelerini kullandı. 

“REYTİNG BİLİNÇSİZLİKTEN”

Kadınlar eliyle kadınların değersizleştirildiğini vurgulayan Şekerci, “Kadınların evde erkeklerin işte olduğu saatlerde olduğu için daha çok kadınlar tarafından izleniyor. Temelinde bilinçsizlik var. Vakit öldürmeye yönelik. İnsanlarda bir ideal yok, hedef yoksa, idealist bir tutum yoksa vakit geçirmek için güzel bir format haline geliyor” dedi. Buradan gerçekleşen evliliklerin sağlıklı olamayacağını hatırlatan Şekerci,  Bu programların önemli bir kısmı mizansen zaten ama böyle bir evlilik olsa bile ne kadar sağlıklı olabilir. Boşanma oranları ülkemizde giderek artıyor. Orada hiç kimse kimseyi tanımıyor. Evlenseler bile çok kısa sürede boşanabiliyorlar. Oradaki programlar evliliğe de hizmet eden programlar değil” şeklinde konuştu. 

“DİNİMİZ TEŞHİRİ YASAKLAR”

Evlilik kurumunun bir toplumun temel dinamiği olduğuna dikkat çeken Avukat Gülden Sönmez de, “Evlilik ve aile bir toplumun temel dinamiğidir. İnsan hayatı ile aynı önemde korumaya tabi olması gerekirken maalesef gittikçe ciddiyetini saygınlığını kaybeden bir hal alıyor. Bunda elbette ki medyanın çok ciddi etkisi söz konusu. Özellikle kadına bakış ve yaklaşımın gittikçe bir ‘ticari mal’ gibi sunulması ise nerdeyse sıradanlaşmış durumdadır. Hele de mahremiyeti, saygınlığı en üstte tutan, kadının teşhirini yasaklayan bir dinin mensupları olarak bu gidişatı çok tehlikeli buluyorum” dedi. 

“KENDİ AYAĞIMIZA KURŞUN SIKIYORUZ”

Kendi medyamızla kendimize kötülük yaptığımızı belirten Sönmez, “Bu programlar ve hatta dizilerdeki örneklemelerin bireye özellikle gençlere etkisi hesap edilirse kendi medyası ile kendi ayağına kurşun sıkan bir toplum durumundayız. Hukukçu olarak bu programlardaki örnek almaların etkileşimlerin gerçek hayata yansımalarını çok net görmekteyiz. Elbette ki bu sorumsuz yayınları önleyecek birincil görevli kurumlar üstlerine düşen görevi yerine getirmeli. Ancak bu görev bu toplumun tüm aktörlerine yani siyasetçilerine, sivil toplum kuruluşlarına, alimlere, akademisyenlere, hukukçulara, medyacılara, kadınlara ve erkeklere yani hepimize düşmektedir” şeklinde konuştu. 

“Bu PROGRAMLAR HARAMDIR!”

İlahiyatçı yazar Nedim Urhan ise, bu tarz hareketlerin Kur’an’da kesinlikle yasak olduğunu vurgulayarak, “Hucurat Suresi’nde Allah hükmü net şekilde ortaya koymuştur. Bu ve bu tarz ayetler, bu tip evlilik programlarını ve buna benzer hareketleri de yasaklıyor.  Dolayısıyla bu programlar haramdır” dedi. Bu programı yapanların ve yayınlayanların da günah işlediğine dikkat çeken Nedim Hoca, “Bu programı yapanlar, yapılmasına izin verenler ve yayınlayanlar en az bu günahı işlemiş kadar suçludurlar. Biz şayet Müslümanız, Kur’an’a, sünnete inanıyoruz deniliyorsa, dolayısıyla Kur’an’da belirtilen emir ve yasaklara uymak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.

 

Yorumlara Git

Mersin'de akaryakıt tesisinde facia! Patlamada yüksekten düşen işçi can verdi!

Putin'den "nükleer güç" mesajı! Avrupa'nın uykusu kaçacak

Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu

CHP’li belediye yine bildiğiniz gibi! Turizmin göz bebeği ilçe mikrop yuvasına döndü

Uluslararası kuruluşların raporu: İsrail cezaevlerinde Filistinli esirlere işkence ve cinsel saldırı